dengesizlik - Turco Inglés Diccionario

dengesizlik

Significados de "dengesizlik" en diccionario inglés turco : 32 resultado(s)

Turco Inglés
General
dengesizlik unbalance n.
Unfortunately an unbalance of your hormones can result in a deterioration of brain function.
Ne yazık ki hormonlarınızın dengesizliği beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir.

More Sentences
dengesizlik imbalance n.
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people.
Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir.

More Sentences
dengesizlik disequilibrium n.
The sudden influx of new competitors caused a disequilibrium in the market.
Yeni rakiplerin ani akını piyasada bir dengesizliğe neden oldu.

More Sentences
dengesizlik instability n.
Unfortunately, John couldn't find a job because of his mental instability.
Ne yazık ki John zihinsel dengesizliği nedeniyle iş bulamadı.

More Sentences
Politics
dengesizlik instability n.
Unfortunately, John couldn't find a job because of his mental instability.
Ne yazık ki John zihinsel dengesizliği nedeniyle iş bulamadı.

More Sentences
Technical
dengesizlik unbalance n.
Unfortunately an unbalance of your hormones can result in a deterioration of brain function.
Ne yazık ki hormonlarınızın dengesizliği beyin fonksiyonlarının bozulmasına neden olabilir.

More Sentences
Automotive
dengesizlik instability n.
Unfortunately, John couldn't find a job because of his mental instability.
Ne yazık ki John zihinsel dengesizliği nedeniyle iş bulamadı.

More Sentences
Biology
dengesizlik imbalance n.
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people.
Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir.

More Sentences
Biochemistry
dengesizlik imbalance n.
Modern medicine can treat chemical imbalances which affect the psychology of people.
Modern tıp, insanların psikolojisini etkileyen kimyasal dengesizlikleri tedavi edebilir.

More Sentences
General
dengesizlik wonkiness n.
dengesizlik mental alienation n.
dengesizlik derangement n.
dengesizlik uneven temper n.
dengesizlik turningness n.
dengesizlik unstableness n.
dengesizlik unfixity n.
dengesizlik unhingement n.
dengesizlik unsureness n.
dengesizlik unsurety n.
dengesizlik mercuriality n.
dengesizlik misbalance n.
dengesizlik mispoise n.
dengesizlik lubricity n.
dengesizlik overbalance n.
dengesizlik disproportion n.
dengesizlik inordinacy n.
dengesizlik slip n.
dengesizlik stoiter n.
Trade/Economic
dengesizlik disparity n.
Technical
dengesizlik directional instability n.
dengesizlik nonequilibrium n.
Archaic
dengesizlik instableness n.

Significados de "dengesizlik" con otros términos en diccionario inglés turco: 51 resultado(s)

Turco Inglés
General
akli dengesizlik mental disorder n.
dengesizlik durumu condition of imbalance n.
ümitsizlikten ileri gelen dengesizlik desperation n.
akli dengesizlik unbalance n.
akli dengesizlik mental instability n.
zihinsel dengesizlik mental instability n.
köklü dengesizlik fundamental imbalance n.
bir tür hormonal dengesizlik some kind of hormonal imbalance n.
akli dengesizlik derangement n.
dengesizlik yaratmak disproportion v.
Idioms
akli dengesizlik straws in your hair n.
akli dengesizlik yaşamak come unhinged v.
akli dengesizlik straws in (one's) hair [obsolete] v.
dengesizlik içinde under a cloud adv.
Trade/Economic
dış ödemeler dengesinde dengesizlik balance of payments disequilibrium n.
dış dengesizlik balance of payments disequilibrium n.
dış ödemeler dengesinde dengesizlik durumu disequilibrium n.
temel dengesizlik fundamental disequilibrium n.
ekonomik dengesizlik economic imbalance n.
dış dengesizlik external disequilibrium n.
sürekli dengesizlik fundamental disequilibrium n.
dengesizlik iktisadı disequilibrium economics n.
parasal dengesizlik monetary disequilibrium n.
Law
ekonomik dengesizlik riski risk of economic instability n.
sanığın olay esnasında akli dengesizlik yaşadığı için masum olduğunu öne sürdüğü savunma türü insanity plea n.
Politics
temel dengesizlik fundamental disequilibrium n.
Technical
devingen dengesizlik dynamic instability n.
dinamik dengesizlik dynamic instability n.
esnek dengesizlik elastic instability n.
durgun dengesizlik static instability n.
dengesizlik etkileri nonequilibrium effects n.
müsaade edilebilir dengesizlik permissible unbalance n.
dengesizlik kuvvetleri unbalance forces n.
hidronik dengesizlik hydronic imbalance n.
Automotive
dinamik dengesizlik dynamic imbalance n.
Aeronautic
yalpa çemberi dengesizlik torku gimbal unbalance torque n.
Medical
eritrosit antioksidan kapasitede dengesizlik imbalance in erythrocyte antioxidant capacity n.
göz yuvarlağı kasındaki dengesizlik nedeniyle gözün içe kayması esophoria n.
vücudun fizyolojik veya yapısal elemanlarında görülen dengesizlik dyscrasia n.
duygusal dengesizlik dyscrasy n.
Psychology
duygusal dengesizlik neuroticism n.
Pathology
gıda alımındaki dengesizlik imbalance of constituents of food intake n.
şiddetli akli dengesizlik frenzy n.
Statistics
vektör dengesizlik katsayısı vector alienation coefficient n.
Chemistry
devingen dengesizlik dynamic instability n.
dengesizlik yaratmak disproportionate v.
Social Sciences
sosyal dengesizlik social instability n.
sosyal dengesizlik social imbalance n.
sosyal dengesizlik social instability/imbalance n.
sürekli değişim geçirip unsurları arasında dengesizlik bulunan bir sistem veya kültür ile ilişkili dynamic adj.
Education
farklı ırktan öğrencilerin sayısındaki dengesizlik imbalance n.