dibinde - Turco Inglés Diccionario

dibinde

Significados de "dibinde" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
dibinde at one's foot adv.
dibinde under adv.
Colloquial
dibinde all over adj.
dibinde all over adj.
Idioms
dibinde at (one's) door adv.
dibinde at (one's) doorstep adv.

Significados de "dibinde" con otros términos en diccionario inglés turco: 123 resultado(s)

Turco Inglés
General
sismik hareketlerin deniz dibinde yarattığı titreşim/devinim ground swell n.
özellikle toprağın içinde, toprak üstünde veya denizin dibinde yaşayıp çıplak gözle görülebilen ve genellikle 2 mm'den uzun olan hayvanlar üzerine yazılmış bilimsel eser megafauna n.
içki kadehinin dibinde kalan son yudum heeltap n.
hazne veya deponun dibinde bulunup suyu filtrelemek için kullanılan kum veya çakıl tabakası filter bed n.
bir şeyin dibinde yer alan şey shadow n.
içki bardağının dibinde kalan artık snuff [obsolete] n.
özellikle tepenin dibinde yer alan sulak arazi soak [australia] n.
dibinde durmak shoulder v.
yerin dibinde low adj.
dibinde olan overnear adj.
dibinde olan side by side adj.
dibinde duran sistering adj.
ayağının dibinde at one's foot adv.
ayağının dibinde at one's feet adv.
ayaklarının dibinde at the feet of adv.
burnunun dibinde on top of prep.
(birinin) burnunun dibinde at one's doorstep expr.
Phrasals
(bir şeyin) tam dibinde olmak verge upon (something) v.
(bir şeyin) tam dibinde olmak verge on (something) v.
Phrases
burnunun dibinde under the nose of expr.
burnunun dibinde within the earshot of expr.
dizinin dibinde right beside one expr.
gözümün önünde burnumun dibinde right in front of me right under my nose expr.
burnumuzun dibinde right under our noses expr.
hemen dibinde if it was a snake, it would've bit you expr.
ayağının dibinde if it was a snake, it would've bit you expr.
burnunun dibinde if it was a snake, it would've bit you expr.
Colloquial
cehennemin dibinde at the end of nowhere expr.
Idioms
burnunun dibinde olmak happen under one's nose v.
burnunun dibinde bitmek be in your face v.
denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak sleep with the fishes v.
denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak be swimming with the fishes v.
cehennemin dibinde olmak be at the end of nowhere v.
burnunun dibinde olmak be staring someone in the face v.
burnunun dibinde olmak be staring someone in the face v.
dizinin dibinde oturmak sit at one's feet v.
burnunun dibinde at (one's) doorstep adv.
burnunun dibinde at (one's) door adv.
cehennemin dibinde in some neck of the woods expr.
burnunun dibinde under someone's nose expr.
burnunun dibinde if it was a snake it woulda bit you expr.
hemen dibinde if it was a snake it woulda bit you expr.
cehennemin dibinde at the back of beyond expr.
cehennemin dibinde in the back of beyond expr.
burnunun dibinde under one's nose expr.
babasının dizi dibinde at one's father's feet expr.
(birinin) burnunun dibinde in front of (one's) nose expr.
dizinin/ayağının dibinde at someone's heels expr.
(köpek için) dizinin/ayağının dibinde at heel expr.
dizinin/ayağının dibinde at (one's) heels expr.
(köpek için) dizinin/ayağının dibinde to heel expr.
(birinin) dizinin dibinde at (one's) heels expr.
toplumun en dibinde at the bottom of the pile/heap expr.
-in dibinde in/under the shadow of expr.
(birinin) burnunun dibinde (right) under (one's) (very) nose expr.
ayaklarının dibinde at feet expr.
'-in dizinin dibinde at the feet of expr.
(köpek için) dizinin/ayağının dibinde at heel expr.
(köpek için) dizinin/ayağının dibinde to heel expr.
toplumun en dibinde at the bottom of the pile/heap expr.
toplumun en dibinde at the top bottom of the heap expr.
(birinin/bir şeyin) dibinde in striking distance (of someone or something) expr.
(birinin/bir şeyin) dibinde in spitting distance (of someone or something) expr.
(birinin) dibinde on (one's) heels expr.
burnunun dibinde under your nose expr.
burnunun dibinde under nose expr.
(birinin/bir şeyin) burnunun dibinde within an inch of (someone or something) expr.
Technical
su dibinde yaşayan canlılar benthos n.
bir siperin dibinde yanlamasına uzanan koruyucu çamur paleti trenchboard n.
Marine
gemiyi sabitlemek için liman dibinde istiflenen kazık öbeği dolphin n.
denizin dibinde sürüklemek drag v.
Petrol
petrol kuyusu teçhizatını buzdağlarına karşı korumak için denizin dibinde yapılan keşif glory hole n.
Medical
beyin içi basıncının artışı sonunucu göz dibinde oluşan değişim papilledema n.
Anatomy
omurganın dibinde bulunan paravertebral adj.
bel kemiğinin dibinde olan paravertebral adj.
Gastronomy
bira kovasının/kazanının dibinde kalan tortu trub n.
zeytinyağının dibinde biriken tortu amurca n.
tavanın dibinde kalan gıda kalıntılarının sosları ve çorbaları lezzetlendirmek için çıkarıldığı bir pişirme tekniği deglazing n.
tavanın dibinde kalan gıda artığı ve sıvılardan sos yapmak déglacer v.
Chemistry
kabın dibinde toplanan sıvı bottoms n.
Biology
ağaçların dibinde yetişen ve üst üste binen şapkaları nedeniyle tavuğu andıran yenebilir bir mantar hen-of-the-woods n.
ağaçların dibinde yetişen ve üst üste binen şapkaları nedeniyle tavuğu andıran yenebilir bir mantar hen of the woods n.
ağaçların dibinde yetişen ve üst üste binen şapkaları nedeniyle tavuğu andıran yenebilir bir mantar polyporus frondosus n.
belirli bir bölgede veya dönemde yaşamış, özellikle toprağın içinde, toprak üstünde veya denizin dibinde bulunup çıplak gözle görülebilen ve genellikle 2 mm'den uzun olan hayvanlar ile ilişkili megafaunal adj.
Marine Biology
deniz dibinde yaşayan canlılar benthos n.
deniz dibinde yaşayan organizmalar bütünü benthon n.
suyun dibinde yaşayan balık grundel n.
denizin dibinde veya dibine yakın yerde yaşayan demersal adj.
göllerin ve bataklıkların dibinde yaşayan (organizma) bathylimnetic adj.
Zoology
gözleri dokunaçlarının dibinde olan bir grup pulmonifera salyangoz basommatophora n.
özellikle toprağın içinde, toprak üstünde veya denizin dibinde yaşayıp çıplak gözle görülebilen ve genellikle 2 mm'den uzun olan hayvanlara verilen ad megafauna n.
Botanic
okyanus dibinde yaşayan mikroskobik bitkiler phytobenthos n.
Fishery
suyun dibinde duran olta yemi ledger n.
su dibinde duran olta takımı ledger tackle n.
su dibinde duran olta yemi ledger bait n.
su dibinde duran olta takımı leger n.
su dibinde duran olta yemi leger n.
su dibinde duran olta yemi ledger n.
su dibinde duran olta takımı ledger n.
su dibinde duran olta ile balık tutmak ledger v.
Geography
göl veya nehrin dibinde oluşan buz anchor ice [canada] n.
göl veya nehrin dibinde oluşan buz ground ice n.
okyanus dibinde bulunan tepecik dome n.
okyanus dibinde yükselti dome n.
boyutu değişen ve dibinde akarsu olan dik setli vadi veya dağ geçidi coulie n.
boyutu değişen ve dibinde akarsu olan dik setli vadi veya dağ geçidi coulee n.
deniz dibinde uzanan bölgeye ait inframedian adj.
deniz dibinde uzanan bölge ile ilgili inframedian adj.
denizin dibinde bulunan surfside adj.
Geology
deniz dibinde yaşayan canlılar benthos n.
göl kıyısında veya dibinde çökelmiş lacustrine adj.
göl kıyısında veya dibinde oluşmuş lacustrine adj.
göl kıyısında veya dibinde birikmiş lacustrine adj.
Military
deniz dibinde hareketsiz kalmış denizaltı personeli distressed submarine personnel n.
Entomology
böceklerde labiumun dibinde bulunan, genellikle tükürük bezi işlevi görüp bazı türlerde ipek gibi maddelerin üretimine olanak tanıyan bezler labial glands n.
Slang
dibinde fermente mısır olan silodan elde edilen kaçak içki silo drippings n.
cehennemin dibinde butt-fucking egypt (bfe) n.
kıçının dibinde olmak be right up somebody's arse v.
denizin, okyanusun, nehrin dibinde balıklara yem olmak be sleeping with the fishes v.
(birinin) burnunun dibinde olmak be in (one's) face v.
burnunun dibinde biten in your face adj.
sürekli (birinin) kıçının dibinde on (one's) ass [us] expr.
(öndeki arabanın) dibinde on (one's) ass [us] expr.