all over - Turco Inglés Diccionario

all over

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "all over" en diccionario turco inglés : 47 resultado(s)

Inglés Turco
General
all over adv. her tarafta
The toys were scattered all over the room.
Oyuncaklar odanın her tarafına dağılmıştı.

More Sentences
all over adv. baştan
I spilled coffee all over my shirt.
Gömleğime baştan aşağı kahve döktüm.

More Sentences
Colloquial
all over adj. baştan
I spilled coffee all over my shirt.
Gömleğime baştan aşağı kahve döktüm.

More Sentences
all over adj. baştan
I spilled coffee all over my shirt.
Gömleğime baştan aşağı kahve döktüm.

More Sentences
all over expr. bitti
The examinations are all over.
Sınavların hepsi bitti.

More Sentences
all over expr. sona erdi
The meeting is all over.
Toplantı sona erdi.

More Sentences
all over expr. bitti
The examinations are all over.
Sınavların hepsi bitti.

More Sentences
all over expr. sona erdi
The meeting is all over.
Toplantı sona erdi.

More Sentences
General
all over adj. bitik
all over adj. bitmiş
all over adv. aynen
all over adv. her yerinde
all over adv. her yerde
all over adv. tıpkı
all over adv. tamamen
all over adv. tekrar
all over adv. her yönden
all over adv. yeniden
all over adv. baştan başa
all over adv. tepeden tırnağa
Colloquial
all over adj. en baştan
all over adj. (tekrar) en baştan
all over adj. dibinde
all over adj. yakınında
all over adj. ağzının içinde
all over adj. üstüne giden
all over adj. azarlayan
all over adj. verip veriştiren
all over adj. eleştiren
all over adj. paylayan
all over adj. en baştan
all over adj. (tekrar) en baştan
all over adj. dibinde
all over adj. yakınında
all over adj. ağzının içinde
all over adj. üstüne giden
all over adj. azarlayan
all over adj. verip veriştiren
all over adj. eleştiren
all over adj. paylayan
all over prep. peşinde
all over prep. eleştiren
all over expr. tamamlandı
all over expr. tamam
all over expr. tamamlandı
all over expr. tamam
Textile
all over n. yüzeyin çoğunu kaplayan işlemeli, baskılı veya dantelli kumaş

Significados de "all over" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
scattered all over n. deli kızın çeyisi gibi
go hot all over v. ateş basmak
do something all over again v. baştan almak (işi/konuyu)
be all broken up over v. -den çok üzgün olmak
start all over again v. sil baştan yapmak
puke all over the carpets v. halılara kusmak
be all over the news v. tüm haberlerde olmak
be known all over the world v. bütün dünyada bilinmek
shake all over v. tüm vücudu titremek
shake all over v. tir tir titremek
black and blue all over adj. mosmor
scattered all over adj. her tarafa saçılmış
over all adj. artık önemli olmayan
over all adj. bitmiş
over all adj. tamamlanmış
all over again adv. yeni baştan
all over the world adv. tüm dünyada
all over the world adv. dünyanın her yerinde
all over the world adv. bütün dünyada
all over the country adv. tüm ülkede
all over again adv. en baştan (tekrar)
all over again adv. sil baştan
all over again adv. yeni baştan
all over the prep. tüm
all over the prep. bütün
Phrasals
walk all over v. ezip geçmek
walk all over v. dümdüz etmek
walk all over v. hezimete uğratmak
walk all over v. hüsrana uğratmak
walk all over v. paspas etmek
fawn all over someone v. birine yılışmak
fawn all over someone v. yalakalık etmek
fawn all over someone v. yağ çekmek
pour all over someone or something v. (yağmur suyu vb) üzerine dökülmek
romp all over someone v. hezimete uğratmak
romp all over someone v. birini azarlamak
slobber (all) over someone or something v. (köpek) (şapır şupur) yalamak
slosh something (all) over someone or something v. etrafına döküp saçmak
strew all over v. etrafa döküp saçmak
swarm (all) over v. etrafına üşüşmek
track something (all) over something v. (çamur vb) bulaştırmak
walk all over v. silindir gibi ezip geçmek
drool (all) over someone/something v. salyaları akmak
drool (all) over someone or something v. salyaları akmak
drool (all) over (someone or something) v. ağzının suyu akmak
drool (all) over someone or something v. birini/bir şeyi çok beğenip istemek
drool (all) over someone or something v. ağzının suyu akmak
drool (all) over someone or something v. birinin veya bir şeyin üzerine/her tarafına salya akıtmak/damlatmak
drool (all) over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üzerine/her tarafına salyalarını akıtmak/bulaştırmak
drool (all) over someone/something v. birine/bir şeye imrenmek
drool (all) over someone or something v. birine/bir şeye imrenmek
drool (all) over someone/something v. birini/ bir şeyi çok beğenip istemek
drool (all) over someone/something v. ağzının suyu akmak
splash all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) her yerine işlemek
spread all over (something or some place) v. bir bilgi (bir şeyde/yerde) yayılmak
spread all over v. her yere yayılmak
spread all over (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) her yerine sıçramak
splash all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) her yerine sıçratmak
spread all over (something or some place) v. bir bilgiyi (bir şeyde/yerde) herkese yaymak
spread all over (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) her yerine yaymak
spread all over (something or some place) v. bir bilgiyi (bir şeyde/yerde) yaymak
spread all over (something or some place) v. bir bilgi (bir şeyin/yerin) her tarafına ulaşmak/yayılmak
spread all over (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) her yerine yayılmak
spread all over (something or some place) v. bir bilgiyi (bir şeyin/yerin) her tarafına ulaştırmak/yaymak
splash all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne bir şey döküp/sıçratıp sırılsıklam etmek
spread all over (something or some place) v. (bir şeyin/yerin) her tarafına sürmek
spread all over (something or some place) v. bir bilgi (bir şeyde/yerde) herkese yayılmak
splash all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) her tarafını ıslatmak/batırmak
splash all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) başından aşağı dökmek
spread all over v. her yere ulaşmak
salivate (all) over (someone or something) v. ağzının suyu akmak
slobber (all) over (someone or something) v. ağzının suyu akmak
salivate (all) over (someone or something) v. (birinin ya da bir şeyin) her yanına salya bulaştırmak
step all over (one) v. (birinin) üstüne çıkmak
salivate (all) over (someone or something) v. çok istekli olmak
slobber (all) over (someone or something) v. çok heyecanlanmak
step all over (one) v. (birinin) tepesine çıkmak
slobber (all) over (someone or something) v. dibi düşmek
salivate (all) over (someone or something) v. ağzı sulanmak
salivate (all) over (someone or something) v. çok heyecanlanmak
slobber (all) over (someone or something) v. çok istekli olmak
step all over (one) v. (birinin) ensesine binmek
slobber (all) over (someone or something) v. ağzı sulanmak
fall all over v. üzerine titremek
fall all over v. aşırı minnet göstermek
fall all over v. üzerine çok düşmek
fall all over v. aşırı ilgi göstermek
rub (something) (all) over (someone or something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) her tarafına ovarak sürmek/yaymak
romp all over (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hezimete uğratmak
romp all over (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) açık ara önünde olmak
strew (something) (all) over (someone or something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) her yerine saçmak
strew (something) (all) over (someone or something) v. (bir şeyi birinin/bir şeyin) her yerine dağıtmak
Phrases
all over the island n. adanın her yeri
all over the earth expr. dünyanın her yerinde
all over the earth expr. bütün dünyada
all information is transmitted over a secure connection expr. tüm bilgiler güvenli bir bağlantı üzerinden iletilir
all over again expr. yine yeni yeniden
is (someone) all over expr. aynı (biri) gibi olmak
is (someone) all over expr. tıpkı (biri) gibi yapmak
is (someone) all over expr. tıpatıp (birine) benzemek
is (someone) all over expr. hık demiş burnundan düşmüş
Proverb
if one sheep leaps over the ditch, all the rest will follow eğer bir koyun hendekten atlarsa, diğerleri de arkasından atlar/onu takip eder
Colloquial
be all over v. sert biçimde azarlamak
be all over v. sözlü olarak sataşmak
be all over v. yoğun biçimde eleştirmek
have somebody's name written all over it v. biçilmiş kaftan olmak
have it (all) over someone or something (in something) v. (bir şeyde) birini/bir şeyi ezmek
have it (all) over someone or something (in something) v. (bir şeyde) birini/bir şeyi solda sıfır bırakmak
have it (all) over someone or something (in something) v. (bir şeyde) birinden/bir şeyden açık ara üstün olmak
have it (all) over someone or something (in something) v. (bir şeyde) birinden/bir şeyden çok daha iyi olmak
be all over (one) v. (birine) yazıp durmak
be all over (one) v. (birinin) peşinden ayrılmamak
be all over (one) v. (spor) rakibe alan bırakmamak
be all over (one) v. (birinin) üstüne gitmek
be all over (one) v. (birini) paylamak
be all over somebody v. birinin peşinden ayrılmamak
be all over somebody v. birine yürümek
be all over (one) v. (birini) haşlamak
be all over (one) v. (spor) rakibe geçit vermemek
be all over somebody v. birine yazıp durmak
be all over somebody v. birinin dibinden ayrılmamak
be all over (one) v. (birinin) ensesinde boza pişirmek
be all over (one) v. öpüşüp koklaşmak
be all over (one) v. (birine) yürümek
be all over (one) v. yiyişmek
be all over (one) v. (birinin) canına okumak
be all over (one) v. (birini) azarlamak
be all over (one) v. (birinin) dibinden ayrılmamak
have evil written all over one v. kötü biri olduğu her halinden belli olmak
all over one adj. (birinin) her yanını sarmış
all over (oneself) adj. kendiyle dolu
all over (someone) adj. (birinin) her yanını sarmış
all over (something) adj. (bir şeyin) her yönüyle ilgilenmekte
all over (something) adj. (bir şeyi) yapmakta
all over one adj. (birine) sakız gibi yapışmış
all over (something) adj. (bir şeyi) ele almış
all over (oneself) adj. kendine düşkün
all over one adj. (birine) sülük gibi yapışmış
all over (something) adj. (bir şey) üzerinde çalışmakta
all over (oneself) adj. benci
all over (something) adj. (bir şeyi) halletmekte
all over (something) adj. (bir şeyle) çok ilgili
all over one adj. (birinin) üstüne atlamış/çullanmış
all over (something) adj. (bir şeye) düşkün
all over (oneself) adj. kendini beğenmiş
all over something adj. bir şey tutkunu
all over (someone) adj. (birinin) üstüne atlamış/çullanmış
all over (someone) adj. (birine) sakız gibi yapışmış
all over one adj. (birinin) tepesine çıkmış/binmiş
all over something adj. bir şey düşkünü