dokuma - Turco Inglés Diccionario

dokuma

Significados de "dokuma" en diccionario inglés turco : 34 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dokuma weave n.
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
dokuma weaving n.
His consort may have been Tayt, the goddess of weaving.
Eşi dokuma tanrıçası Tayt olabilir.

More Sentences
General
dokuma weaving n.
His consort may have been Tayt, the goddess of weaving.
Eşi dokuma tanrıçası Tayt olabilir.

More Sentences
dokuma weave n.
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
Technical
dokuma weave n.
There are three weave types: plain, twill, and satin.
Üç dokuma türü vardır: düz, dimi ve saten.

More Sentences
Textile
dokuma woof n.
The weaver chose the woof for the fabric to create a beautiful design.
Dokumacı, güzel bir tasarım yaratmak amacıyla kumaşın dokumasını seçti.

More Sentences
Chemistry
dokuma weaving n.
His consort may have been Tayt, the goddess of weaving.
Eşi dokuma tanrıçası Tayt olabilir.

More Sentences
General
dokuma soft goods n.
dokuma webbing n.
dokuma tissue n.
dokuma contexture n.
dokuma material n.
dokuma loom n.
dokuma hosier n.
dokuma textiles n.
dokuma fabric n.
dokuma intertexture n.
dokuma cloth n.
dokuma knitted adj.
Technical
dokuma textile n.
dokuma hosiery n.
dokuma texture n.
dokuma piece goods n.
dokuma web n.
dokuma fabric n.
dokuma woven adj.
Textile
dokuma hosiery n.
dokuma textile n.
dokuma texture n.
dokuma woven n.
dokuma fabric n.
dokuma piece goods n.
Zoology
dokuma web n.
Linguistics
dokuma lingo n.

Significados de "dokuma" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
dokuma tezgahı loom n.
General
dokuma sanayii textile industry n.
kat (dokuma) pile n.
madeni dokuma metal spinning n.
dokuma kumaş textile n.
dokuma atkı woof n.
dokuma sanayii weaving industry n.
ince eleyip sık dokuma scrutiny n.
atkı (dokuma) weft n.
pamuklu dokuma cotton n.
kalın dokuma kayış webbing n.
dokuma kumaş textile fabric n.
dokuma tezgahı handloom n.
ince eleyip sık dokuma scrutinising n.
ince eleyip sık dokuma scrutinizing n.
mekik dokuma shuttling n.
dokuma makinesi weaving machine n.
elektrikli dokuma tezgahı power loom n.
mekanik olarak çalışan dokuma tezgahı power loom n.
ince eleyip sık dokuma subtlety n.
dokuma pamuk kumaş chino n.
dokuma fabrikası weaving mill n.
tiftik dokuma angola n.
tiftik dokuma angora n.
dokuma sıklığı ölçüsü denier n.
dokuma tezgahı drawloom n.
elde dokuma hand-knitting n.
ince eleyip sık dokuma refinement n.
ince eleyip sık dokuma refinedness n.
dokuma işlemi textury n.
dokuma sanatı textury n.
dokuma tezgahında asılı duran ağır çubuk batton n.
düğüm atılarak yapılan dokuma knotwork n.
dokuma tahtası lay n.
dokuma takozu lay n.
külotlu çorap dokuma makinesi legger n.
çorap dokuma makinesi operatörü legger n.
ipi dokuma tezgahına doğru çözmeye yarayan bir cihaz let-off n.
dokuma şekli weave n.
dokuma deseni weave n.
dokuma yapan kimse webber n.
dokuma yöntemi weave n.
dokuma modeli weave n.
bir tür dokuma sanatı ürünü work n.
iğne işi, örme, dantel işleme gibi bir dokuma sanatı work n.
dokuma sırasında çözgü ipliğinin geçmesi için deliği bulunan metal bıçak veya bükülmüş tel heald [uk] n.
dokuma tezgahındaki cırcırlı makara hareketi mouse n.
dokuma bir kumaşın etrafındaki şerit list n.
dokuma tezgahında durdurucu işlevi gören çıkıntılı kısım dagger n.
genellikle denizcilerin giydiği dokuma gömlek guernsey n.
çok dar dokuma tezgahında dokunan renkli keten ip veya örgü incle n.
dokuma eşyası drapery [uk] n.
(sabit gerilimin sağlanması için) dokuma tezgahında kullanılan bir cihaz pace n.
dokuma tezgahında kol couper [scotland] n.
(dokuma ipinde) son sıra fell n.
ince eleyip sık dokuma fine-toothed comb n.
birlikte dokuma plexure n.
dokuma tarağının oturtulduğu tezgah parçası shell n.
mekik dokuma shuttle n.
çapraz dokuma crisscross n.
yeniden dokuma retexture n.
katlı (dokuma) pile adj.
dokuma olmayan nonwoven adj.
büyük dokuma tezgahı üzerinde dokunmuş broadloom adj.
dokuma ile ilişkili contextural adj.
dokuma üreten contextural adj.
dokuma tezgâhı loom N.
Idioms
ince eleyip sık dokuma splitting hairs n.
ince eleyip sık dokuma a fine-tooth comb n.
ince eleyip sık dokuma fine-tooth comb n.
ince eleyip sık dokuma kitchen-sink approach n.
Trade/Economic
dokuma eşyası dry goods n.
dokuma sanayii textile industry n.
Industry
elde veya dokuma tezgahında kumaş dokuyan kimse weaver n.
(kötü boyanan kumaş veya dokuma ürüne) rötuş yapan kimse inker n.
dokuma tezgahında şekil dokumaya yardımcı cihazlar pattern box n.
dokuma tezgahında çalışmak weave v.
Technical
izoleli dokuma şerit vinyl strip n.
dokuma kalın şerit webbing n.
asbestoslu dokuma salmastra asbestos fabric packing n.
kancalı dokuma tezgahı gripper weaving machine n.
dokuma tezgahı shuttle n.
kancalı dokuma tezgahı rapier loom n.
izoleli dokuma vinyl n.
dokuma sanayi textile industry n.
cam dokuma yalıtım pestili glass fiber layer n.
dokuma bant woven tape n.
madeni dokuma metal spinning n.
cam elyafı dokuma glass fabric n.
cam lifi dokuma glass fiber cloth n.
dokuma öncesi boyanmış yün ipliği yarn-dyed n.
mekikli dokuma tezgahı gripper shuttle loom n.
şişli dokuma tezgahı gripper weaving machine n.
dokuma ustası loom master n.
jakar dokuma tezgahı jacquard loom n.
jakar el dokuma makinesi jacquard hand knitting machine n.
şişli dokuma tezgahı rapier loom n.
pamuklu dokuma fabrikası cotton weaving mill n.
dokuma makineleri weaving machinery n.
dokuma tezgahı weaving loom n.
dokuma sanayisi weaving industry n.
dokuma kumaşlar woven goods n.
dokuma hatası weaving fault n.
tel dokuma woven wire fabric n.
karbon dokuma destekli fenolik reçineler carbon fabric reinforced phenolic resins n.
alaca dokuma gingham n.
el dokuma tezgahı hand loom n.
polyester elyaf dokuma bant polyester fibre woven tape n.
dört ayaklı ve sonsuz dikişli düz kalın dokuma sapanlar four-leg and endless sewn flat woven webbing sling n.
suni liflerden yapılan düz kalın dokuma sapan flat-woven webbing sling made of man-made fibers n.
dokuma tezgahındaki taraklar arkasındaki rulo veya çubuk whip roll n.
dokuma tezgahının çözgü ipliklerini yükseltip alçaltan cihazı mounting n.
dokuma için kesilip kurutulan odun, palmiye yaprağı, saman ve benzeri malzemeler chip n.
(dokuma tezgahında kirkiti oluşturan) düz, ince tel dent n.
dokuma deseninde çözgünün argaç veya dolgu üzerinden geçtiği belirgin yer riser n.
(dokuma tezgahında iğneler ve kartları taşıyan) kare prizma cylinder n.
dokuma tezgahında boyuna ipleri hazırlamakta kullanılan makine dresser n.
ipek dokuma ile kaplanarak izole edilmiş bakır tel silk wire n.
dokuma çerçevesi sledge n.
dokuma mekiğinde metal bobin spur n.
dokuma mekiğinde metal bölüm spur n.
(dokuma tezgahını) dokuma işi için ayarlamak gate v.
(dokuma) belirsiz model shadow adj.
(dokuma veya dimi örgüsü) gölgeli shadow adj.
(dokuma) belirsiz desenli shadow adj.
Computer
dokuma şerit fabric ribbon n.
Textile
dokuma makınesi textile machine n.
dokuma tezgahı   weaving loom   n.
dokuma ve örme makinesi weaving and knitting machine n.
dokuma tela woven interlining n.
yapraklı dokuma laminated fabric n.
dokuma endüstrisi   textile industry   n.
dokuma palaska woven belt n.
otomatik dokuma tezgahı automatic loom n.
dokuma kumaş   textile   n.
masura değiştiren otomatik dokuma tezgahı pirn changing automatic loom n.
dokuma   hosiery   n.
dokuma tezgahı   loom   n.
dokuma basması   plate printing   n.
saten dokuma satin weave n.
ipekli dokuma laminated fabric n.
dokuma tezgahı   tappet loom   n.
dokuma araçları   dead security   n.
dokuma kumaşlar   textiles   n.
havlunun dokuma makinesinden çıktığı haldeki durumu loomstate n.
dokuma fabrikası textile mill n.
dar dokuma narrow woven n.
havlu dokuma towel weave n.
dokuma tezgahında boyuna ipler warp n.
dokuma tezgahı   textile machine   n.