dreading - Turco Inglés Diccionario

dreading

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

dreading — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /drɛd/ – BrE /drɛd/)
Categoría gramatical:
İsim: dread (uncountable); Fiil: dread (dreads – dreaded – dreading)
Sinónimo:
fear, terror
Antónimos:
confidence, anticipation

Significados de "dreading" en diccionario turco inglés : 39 resultado(s)

Inglés Turco
General
dread n. korku
I couldn't stand the dread of losing her.
Onu kaybetme korkusuna dayanamıyordum.

More Sentences
dread v. ödü kopmak
I am dreading going back to that pit.
O çukura geri dönmekten ödüm kopuyor.

More Sentences
dread v. korkmak
The Arab countries dread an insurrection of their masses.
Arap ülkeleri kitlelerinin ayaklanmasından korkuyor.

More Sentences
dread n. çekinme
dread n. ürkütücü şey
dread n. huşu
dread n. korkulan şey
dread n. dehşet
dread n. büyük korku
dread n. yılgı
dread n. rasta
dread n. endişe
dread n. kaygı
dread n. anksiyete
dread n. isteksizlik ve tedirginlik
dread v. korku ve endişe duymak
dread v. yılmak
dread v. ürkmek
dread v. çekinmek
dread v. çok korkmak
dread v. korkuyla beklemek
dread v. nefret etmek
dread v. gönülsüz olmak
dread v. eli varmamak
dread v. ayakları geri geri gitmek
dread v. saçını rasta yapmak
dread v. dehşete kapılmak
dread adj. kötü
dread adj. iğrenç
dread adj. berbat
dread adj. korkutucu
dread adj. endişelendirici
dread adj. korku uyandıran
dread adj. korkutan
dread adj. dehşet verici
dread N. yoğun korku
Colloquial
dread n. saçları rasta örgülü kimse
Archaic
dread v. reverans yapmak
Slang
dread n. rastafaryan kimse

Significados de "dreading" con otros términos en diccionario inglés turco: 14 resultado(s)

Inglés Turco
General
dread sovereign n. ulu hükümdar
existential dread n. varoluşsal kaygı
dread-bolted adj. korkutucu yıldırımlarla dolu
in dread that conj. korkusuyla
in dread that conj. diye
Phrases
I dread to think expr. korkarım ki
Colloquial
I dread to think (how, what) expr. (nasıl, ne) diye düşünmek bile beni ürkütüyor
I dread to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu ) düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor
I dread to think (how, what) expr. (nasıl olduğunu, ne olduğunu) düşünmek bile istemiyorum
Speaking
I dread to think expr. düşüncesi bile beni ürkütüyor
I dread to think expr. düşününce tüylerim diken diken oluyor
Philosophy
existential dread n. varoluş endişesi
Star Wars
dread war n. dehşet savaşı
dread fortress n. dehşet kalesi