driping - Turco Inglés Diccionario

driping

driping — Definition

Significado:
damlamak, damla
Pronunciación (IPA):
(AmE /drɪp/ – BrE /drɪp/)
Categoría gramatical:
İsim: drip (drips); Fiil: drip (drips – dripped – dripping)
Sinónimo:
trickle
Antónimos:
gush

Significados de "driping" en diccionario turco inglés : 55 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
drip v. damlamak
The water is dripping down above the ceiling.
Su tavandan aşağıya damlıyor.

More Sentences
drip v. damlatmak
The joint of the pipe is dripping water.
Borunun birleşim yeri su damlatıyor.

More Sentences
General
drip n. damla
Drips and other medical devices were potential sources of infection.
Damlalar ve diğer tıbbi cihazlar potansiyel enfeksiyon kaynaklarıydı.

More Sentences
drip n. damlama
I started to hear drips with the rain.
Yağmurla birlikte damlama sesleri duymaya başladım.

More Sentences
drip n. damlayan şey
There is a little pool on the floor due to drips from the ceiling.
Tavandan damlayan şeylerden dolayı yerde küçük bir havuzcuk var.

More Sentences
drip n. damlatma
The doctor said, 'We will put you on the drip.'
Doktor 'Sana damlatma yapacağız' dedi.

More Sentences
drip n. muhallebi çocuğu
I don't like hanging with drips.
Muhallebi çocuklarıyla takılmayı sevmiyorum.

More Sentences
drip v. damlatmak
The joint of the pipe is dripping water.
Borunun birleşim yeri su damlatıyor.

More Sentences
drip v. damlamak
The water is dripping down above the ceiling.
Su tavandan aşağıya damlıyor.

More Sentences
Meteorology
drip v. damlamak
The water is dripping down above the ceiling.
Su tavandan aşağıya damlıyor.

More Sentences
General
drip n. damlalık
drip n. saçak
drip n. yağmur suyunu akıtan çıkıntı
drip n. damlalıkla sıvı verme
drip n. sevimsiz kimse
drip n. süt çocuğu
drip n. damlama sesi
drip n. damla sesi
drip n. sevimsiz tip
drip n. damlayarak oluşan yığın
drip n. pişen etten damlayan yağ ve sıvılar
drip n. bir şeye daldırılarak kaplanmış eşyanın altında biriken damlalar
drip n. eşyayı su damlatacak şekilde asma
drip n. şıp şıp su damlatma
drip v. akıtmak
drip v. damla damla akmak
drip v. sızdırmak
drip v. (boruya) yoğuşma sıvısını boşaltmak için musluk takmak
drip v. damlayarak taşacak kadar doymak
drip v. sıvı ile sarılmak
drip v. sıvı sızdırmak
drip v. düşecekmiş gibi asılı durmak
drip v. yavaşça süzülerek alçalmak
drip v. yavaşça taşmak
drip v. çok miktarda değerli şeye sahip olmak
Trade/Economic
drip n. bir tür şirket destekli yatırım programı
Technical
drip n. yoğuşma sıvısını boşaltma çıkışı
Architecture
drip n. buğu suyu
drip n. damlalık
Medical
drip n. (tuz, şeker) terapötik çözeltilerin intravenöz olarak damla damla verilmesi
drip n. intravenöz olarak damla damla verilen çözelti
drip n. solüsyonun intravenöz olarak damla damla verilmesinde kullanılan ekipman
drip n. serum
Gastronomy
drip v. (kahveyi) kaynar suyu ince öğütülmüş kahve üzerinden döküp süzdürerek hazırlamak
drip adj. kaynayan suyun ince çekilmiş kahve içinden yavaşça damlatılmasıyla yapılan (kahve)
Meteorology
drip v. çiselemek
drip v. sis kaplamak
Slang
drip n. soğuk nevale
drip n. havalı kıyafet
drip n. saçma sapan konuşma
drip n. abuk sabuk yazı
drip n. boş laf
drip n. hava
drip n. tarz
British Slang
drip n. sıkıcı/çekilmez tip

Significados de "driping" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
drip groove n. damla oluğu
postnatal drip n. doğum sonrası kanama
drip coffee n. filtre kahve
drip pot n. filtre kahve makinesi
drip pan n. toplama kabı
drip cap n. damlalık
drip moulding n. saçak
drip pan n. damla toplayıcı
drip groove n. boşaltma oluğu
drip cup n. damla hunisi
drip moulding n. damlalık
drip molding n. damlalık
drip cock n. boşaltma musluğu
eaves-drip n. bir evin saçaklarından yere dökülen yağmur suları
drip mat n. bardak altlığı
drip mat n. bardakaltı
non-drip candle n. akmayan mum
drip-dry n. suyu sıkılmadan kuruyan şey
drip pan n. buzdolabının altındaki atık sıvıların biriktiği kap
drip gas n. bazen doğal gazla birlikte bulunan hafif, benzin benzeri bir hidrokarbon sıvısı
drip-feed n. sürekli olarak az miktarda bilgi sağlama
drip line n. ağaç veya çalının üst tabakasının yağmurdan sonra bitki etrafında ıslak halka oluşturacak şekilde su damlattığı hat
drip off v. süzülerek akmak
drip dry v. sıkmadan askıya asarak kurutmak
drip-dry v. çamaşırı sıkmadan askıda kurutmak
drip-dry v. suyu sıkılmadan kurumak
drip-feed v. serum vermek
be on a drip v. seruma bağlı olmak
be on a drip v. serumda olmak
drip-feed v. serum ile beslemek
be drip-fed v. serum yemek
be drip-fed v. serum verilmek
put someone on a drip v. serum takmak
be put on a drip v. serum takılmak
be put on a drip v. serum bağlatmak
drip-feed v. az az bilgi sağlamak
drip-dry v. suyunu sıkmadan asmak
drip-dry adj. sıkmadan askıda kurutulan
drip-dry adj. ütü istemeyen kumaştan yapılmış (giysi)
drip-proof adj. sızdırmaz
drip-dry adj. ütü istemeyen (kumaş)
Phrasals
drip in (something) v. (bir şeyin içine) damla damla akıtmak/koymak/eklemek/dökmek
drip with (something) v. su/bir sıvı içinde kalmak
drip in v. damla damla (bir şeyin) içine akmak/sızmak
drip with something v. bir özelliği/yaklaşımı açıkça belli etmek/göstermek
drip something in v. bir şeyi bir şeyin içine damla damla eklemek/dökmek
drip with (something) v. aşırı ıslak
drip with (something) v. her tarafından (su/bir sıvı) damlamak
drip with something v. her tarafından su/bir sıvı damlamak
drip into (something) v. (bir şeyin içine) damlamak
drip with something v. aşırı ıslanmak
drip into (something) v. (bir şeyin içine) damla damla akıtmak/koymak/eklemek/dökmek
drip with something v. su/bir sıvı içinde kalmak
drip something into something v. bir şeyi bir şeyin içine damla damla eklemek/dökmek
drip in (something) v. (bir şeyin içine) damlamak
drip into (something) v. (bir şeyin içine) damla damla akmak/sızmak
drip something into something v. bir şeyi bir şeyin içine damla damla akıtmak/koymak
drip with (something) v. bir sıvıyı çekmek
drip in v. damlatmak
drip in (something) v. (bir şeyin içine) damla damla akmak/sızmak
drip in v. sızdırmak
drip something in v. bir şeyi bir şeyin içine damla damla akıtmak/koymak
drip into (something) v. (bir şeyin içine) damlatmak
drip with (something) v. (konuşmasından, duruşundan) bir şey akmak
drip with something v. (konuşmasından, duruşundan) bir şey akmak
drip in (something) v. (bir şeyin içine) damlatmak
drip with (something) v. bir özelliği/yaklaşımı açıkça belli etmek/göstermek
drip into v. -e damlamak
drip into v. -e damlatmak
drip into v. e damla damla eklemek/dökmek
drip into v. -e damla damla akıtmak/koymak
drip with v. (su/bir sıvı) içinde kalmak
drip with v. aşırı ıslanmak
drip with v. (konuşmasından, duruşundan) bir şey akmak
drip with v. her tarafından (su/bir sıvı) damlamak
drip into v. -e damla damla akmak/sızmak
drip with v. (bir sıvıyı) çekmek
drip with v. (bir özelliği/yaklaşımı) açıkça belli etmek/göstermek
Phrases
drip-by-drip expr. damla damla
Colloquial
drip-feed v. (yeni şirketi) kuruluşunda aşamalı olarak finanse etmek
don't drip and drive expr. elektronik sigara ile araç kullanma
Trade/Economic
drip (dividend reinvestment program) abrev. temettünün yeniden yatırılması programı
drip (dividend reinvestment plan) abrev. temettünün yeniden yatırılması planı
Law
right of drip n. kişiye evinden akan suyu komşusunun arazisine akıtma hakkı veren irtifak hakkı
Technical
drip collector n. damla kolektörü
drip pan n. damlama kabı
drip pipes n. damlama boruları
drip cooler n. soğutucu su
drip rail protection n. damlalık rayı koruması
drip protection n. damlama koruması
drip tray n. damlama tavası
drip moulding n. damlalık kanalı
drip cock n. boşaltma musluğu
mercury drip electrode n. cıva damla elektrodu
drip water pipe n. boşaltma borusu
drip water pipe n. damla borusu
drip-proof machine n. damla sızdırmaz makine
drip-feed lubricator n. damlalıklı yağdanlık
drip-feed n. damlalı yağlama
drip-pan n. damla kabı
drip course n. damlalık taşı
oil drip pan n. yağ damlama tavası
drip pan n. damla toplayıcı
underground drip irrigation n. toprak altı damla sulama
underground drip irrigation n. yüzey altı damla sulama
subsurface drip irrigation n. toprak altı damla sulama
subsurface drip irrigation n. yüzey altı damla sulama
drip loop n. damlama lupu
drip pipe n. yoğuşma sıvısını boşaltma çıkışı
drip-dry adj. sıkma istemeyen
drip-proof adj. su sıçramasına karşı korumalı
Mechanic
drip feed n. silindirlerin yağlanmasında kullanılan bir yağlama sistemi
Textile
drip-dry adj. kuruyunca buruşmaz
drip-dry adj. ütü istemeyen
Architecture
drip mould n. pervaz altındaki alanı yağmur suyundan koruyan çıkıntı
drip mold n. pervaz altındaki alanı yağmur suyundan koruyan çıkıntı
Automotive
drip oiler n. damlalıklı yağdanlık
drip pan n. damlama kabı
nozzle drip n. damlama
drip molding n. su oluğu çıtası
roof drip n. su oluğu
Aeronautic
drip flap n. yağmurluk flabı
drip stick n. çekme çubuğu
drip stick n. tanktaki yakıt miktarını bulmaya yarayan çubuk
drip stick akıtmalı
Medical
post-nasal drip n. post-nazal akıntı
drip chamber n. hava haznesi
postnasal drip n. geniz akıntısı
drip-feed n. damardan besleme
IV drip n. serum
post-nasal drip n. geniz akıntısı
drip-feed n. verilen madde
drip feed n. maddelerin damla damla uygulanmasında kullanılan cihaz
drip-feed n. verilen ilaç
drip feed n. sıvıların (intravenöz olarak) damla damla uygulanması
drip feed n. damla damla uygulanan madde
intravenous drip n. serum cihazı
saline drip n. damar yoluyla verilen izotonik salin serum
Food Engineering
drip loss n. damlama kaybı
drip loss n. sızma kaybı
Gastronomy
drip coffee n. süzme kahve
drip pan n. bir tür sığ ve dikdörtgen tava
drip coffee n. filtre kahve yapımında kullanılan ince öğütülmüş kahve
Chemistry
drip crater n. kalay küresi
Botanic
drip culture n. besleyici sıvıların toprağa yavaşça damlatıldığı hidroponik bir bitki yetiştirme yöntemi
Agriculture
drip irrigation n. damla sulama
drip tape n. damla şeridi
drip irrigation n. damlama sulama
Meteorology
fog-drip n. sis damlası
Painting
drip painting n. damlatma tekniği