damla - Turco Inglés Diccionario

damla

Significados de "damla" en diccionario inglés turco : 36 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
damla drop n.
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
General
damla drops n.
Are these merely drops in the ocean or do they make a substantial contribution?
Bunlar okyanusta sadece damlalar mı yoksa önemli bir katkı mı sağlıyorlar?

More Sentences
damla nip n.
Just add a nip of absinthe into the cocktail.
Kokteyle bir damla apsent ekle.

More Sentences
damla drip n.
Drips and other medical devices were potential sources of infection.
Damlalar ve diğer tıbbi cihazlar potansiyel enfeksiyon kaynaklarıydı.

More Sentences
damla blob n.
A blob of ink fell on the desk.
Masanın üzerine bir damla mürekkep düştü.

More Sentences
damla drop n.
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
damla splash n.
Add a splash of strawberry liqueur to the cocktail.
Kokteyle birkaç damla çilek likörü ekleyin.

More Sentences
Technical
damla blob n.
A blob of ink fell on the desk.
Masanın üzerine bir damla mürekkep düştü.

More Sentences
Food Engineering
damla droplet n.
Even a few droplets of water are not acceptable.
Birkaç damla su bile kabul edilemez.

More Sentences
damla drop n.
A drop of sweat ran down his forehead.
Alnından bir damla ter aktı.

More Sentences
General
damla dribble n.
damla driblet n.
damla tot n.
damla drachm n.
damla glob n.
damla globule n.
damla tear n.
damla medicine dropper n.
damla bead n.
damla spot n.
damla very small quantity n.
damla bit n.
damla dribblet n.
damla dram n.
damla trickle n.
damla gobbet n.
damla gout n.
damla drap [dialect] n.
damla driblet n.
Medical
damla corpuscle n.
damla gout n.
damla minim n.
damla gutta n.
Pharmaceutics
damla gtt. abrev.
Biochemistry
damla dropwise adj.
Archaic
damla delibation n.

Significados de "damla" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
damla sakız gum mastic n.
bir damla su a drop of water n.
damla sakızı gum mastic n.
damla oluğu drip groove n.
bardağı taşıran damla the last straw n.
bardağı taşıran son damla the last straw n.
damla taş stalactite n.
çok küçük damla globule n.
damla damla akan şey trickle n.
kıvamı koyu iri bir damla blob n.
bir damla dash n.
bardağı taşıran son damla the final straw n.
küçük damla blob n.
damla toplayıcı drip pan n.
damla hunisi drip cup n.
damla süresi drop-time n.
damla sesi dripping n.
damla sesi sound of dripping n.
damla sesi drip n.
damla akıtmayan/damlatmaz bardak sippee cup n.
damla akıtmayan/damlatmaz bardak spill-proof drinking cup n.
damla akıtmayan/damlatmaz bardak sippy cup n.
damla damla akan şey drippage n.
damla küpe drop earrings n.
bir damla boya a drop of paint n.
damla sakızlı türk kahvesi turkish coffee with gum mastic n.
küçük damla tricklet n.
damla sakızı mastich n.
damla şeklindeki şey bulb n.
on sekizinci yüzyıl mobilyalarında kullanılan damla şeklindeki süs husk n.
damla damla akıtan şey instillator n.
damla damla akan sıvı instillation n.
damla damla akıtan şey instiller n.
damla damla akıtılan sıvı instilment n.
damla damla akan şey instiller n.
damla damla akan şey instillator n.
damla damla akıtılan sıvı instillment n.
sıvı damla bead n.
birkaç damla dollop n.
birkaç damla dallop n.
düşen damla driblet n.
damla küpe drop n.
damla damla akan şey dropple n.
küçük damla dropple n.
damla küpe pendant earring n.
damla küpe drop earring n.
(kömür, damla biçimli metal) küçük parça pearl n.
damla kesim değerli taş pendeloque n.
son damla stretch n.
bir damla drop n.
bir damla gözyaşı teardrop n.
damla damla akıtmak distill v.
damla damla akıtmak instill v.
damla damla akıtmak trickle v.
damla damla akıtmak distil v.
damla damla akmak drip v.
damla damla akıtmak dribble v.
damla damla akıtmak instil v.
damla inmek have a heart attack v.
damla damla akmak trickle v.
damla damla düşmek still [obsolete] v.
damla damla sızdırmak still [obsolete] v.
damla damla akmak dribble v.
bir damla a drop of adj.
bir damla spot of adj.
damla şeklinde guttate adj.
damla gibi noktalı guttated adj.
damla taş formlu stalactical adj.
damla taş formlu stalactic adj.
damla taşa ait stalactital adj.
damla taş ile ilgili stalactical adj.
damla taş ile ilgili stalactic adj.
damla taş formlu stalactital adj.
damla taşa ait stalactical adj.
damla taşa özgü stalactical adj.
damla taşa ait stalactic adj.
damla taşa benzer stalactical adj.
damla taşlar ile örtülü stalactic adj.
damla taş ile ilgili stalactital adj.
damla taşlar ile kaplı stalactical adj.
damla taşlar ile örtülü stalactical adj.
damla taşa özgü stalactic adj.
damla taşlar ile kaplı stalactic adj.
damla taşa özgü stalactital adj.
damla taşa benzer stalactic adj.
damla taşlar ile örtülü stalactitical adj.
damla taşa özgü stalactitic adj.
damla taşa benzer stalactitic adj.
damla taş formlu stalactitiform adj.
damla taşlar ile kaplı stalactitical adj.
damla taşa benzer stalactitical adj.
damla taşa benzer stalactitiform adj.
damla taş ile ilgili stalactitic adj.
damla taşa özgü stalactitical adj.
damla taşa ait stalactitic adj.
damla taşlar ile kaplı stalactitic adj.
damla taşlar ile örtülü stalactital adj.
damla taşlar ile kaplı stalactital adj.
damla taş formlu stalactitical adj.
damla taş formlu stalactitic adj.
damla taşa ait stalactitical adj.
damla taşa benzer stalactital adj.
damla taşlar ile örtülü stalactitic adj.
damla taş ile ilgili stalactitical adj.
damla şekilli stilliform adj.
damla damla düşen stillicidious adj.
damla damla düşen stillatitious adj.
damla şeklinde stilliform adj.
damla damla drop by drop adv.
damla damla akıtarak dribbly adv.
damla taş gibi stalactitically adv.
damla taşlardan oluşarak stalactitically adv.
damla taşa benzer bir şekilde stalactitically adv.
damla taş ile stalactitically adv.
bir damla bile ziyan etmeden supernaculum adv.
damla biçimi teardrop N.
küçük damla droplet N.
damla (ter damlası) bead N.
Phrasals
damla damla (bir şeyin) içine akmak/sızmak drip in v.
(bir şeyin içine) damla damla akıtmak/koymak/eklemek/dökmek drip in (something) v.
bir şeyi bir şeyin içine damla damla eklemek/dökmek drip something into something v.
(bir şeyin içine) damla damla akıtmak/koymak/eklemek/dökmek drip into (something) v.
bir şeyi bir şeyin içine damla damla eklemek/dökmek drip something in v.
(bir şeyin içine) damla damla akmak/sızmak drip into (something) v.
bir şeyi bir şeyin içine damla damla akıtmak/koymak drip something into something v.
(bir şeyin içine) damla damla akmak/sızmak drip in (something) v.
bir şeyi bir şeyin içine damla damla akıtmak/koymak drip something in v.
-e damla damla akıtmak/koymak drip into v.
e damla damla eklemek/dökmek drip into v.
-e damla damla akmak/sızmak drip into v.
Phrases
damla damla drip-by-drip expr.
bardağı taşıran son damla that took the biscuit expr.
Proverb
her damla önemlidir every drop matters
Colloquial
bir damla gözyaşı a single teardrop n.
bardağı taşıran son damla blow-off n.
bardağı taşıran son damla blow off n.
bardağı taşıran son damla olmak be the end v.
bir damla a little dab'll do ya expr.
bir damla yeterli just a dab'll do ya expr.
bir damla yeterli a little dab'll do ya [us] expr.
bir damla yeterli a little dab will do you [us] expr.
bu bardağı taşıran son damla! that does it! expr.
bardağı taşıran son damla It is the last straw that breaks the camel's back expr.
Idioms
okyanusta bir damla a drop in the ocean n.
okyanusta bir damla drop in the bucket n.
okyanusta bir damla a mote in someone's eye n.
okyanusta bir damla mote in the eye n.
okyanustaki damla gibi olma a small cog in a large machine n.
bardağı taşıran son damla the straw that breaks the donkey's back n.
okyanusta bir damla spit in the ocean n.