durumu - Turco Inglés Diccionario

durumu

Significados de "durumu" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
Colloquial
durumu case of n.
Of particular concern is the case of Croatia.
Hırvatistan'ın durumu özellikle endişe vericidir.

More Sentences
Idioms
durumu a case of (something) adj.
It is not a case of unitary supervision.
Bu üniter bir denetim durumu değildir.

More Sentences
Medical
durumu posture n.

Significados de "durumu" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hava durumu weather n.
durumu değerlendirmek consider v.
General
savaş durumu state of war n.
karman çorman olma durumu confusedness n.
doymuş olma durumu saturity n.
cinsel ilişkiden zevk almama durumu frigidness n.
zorluk çıkarma durumu obstructiveness n.
işçinin herhangi bir nedenle işine gelmemesi durumu absenteeism n.
hor görme durumu archness n.
ikinci derecede olma durumu lowliness n.
sevinç neşe durumu jubilance n.
gösterişli olma durumu dressiness n.
çiçek açabilirlik durumu floriferousness n.
mutsuz olma durumu broodiness n.
bir yere sahip olma durumu whereness n.
kıkırdaksı olma durumu gristliness n.
yorgun olma durumu wanness n.
kölelerin durumu condition of slaves n.
alarm durumu alert n.
serin olma durumu draftiness n.
sağlak veya solak olma durumu handedness n.
kutsal olma durumu veya seviyesi sacredness n.
öfkeli olma durumu wrathfulness n.
ulusa özgü olma durumu nationality n.
gaz halinde olma durumu gaseousness n.
hava durumu weather condition n.
alarmın çalmasından sonra sürekli kalkmak zorunda olduğunu bilerek uyuma durumu unprotected sleep n.
kritik olma durumu criticality n.
sızma durumu leakiness n.
farkındalık durumu awareness stage n.
papazlığa ait olma durumu pastoralness n.
loş ve sıkıntı verici olma durumu dismalness n.
bağlı olma durumu consequentialness n.
babasının ölümünden sonra doğmuş olma durumu posthumousness n.
endişeli olma durumu broodiness n.
iyi kalitede olma durumu state of good quality n.
durumu gereği force of circumstances n.
hava durumu haritaları weather map n.
hoşa gitme durumu pleasurableness n.
hava durumu radarı weather radar n.
para durumu finance n.
her zaman hissedilme durumu pervasiveness n.
her tarafa yayılma durumu pervasiveness n.
sallanma durumu wobbliness n.
aklını verme durumu raptness n.
burnu havada olma durumu prissiness n.
karşı olma durumu averseness n.
ulusal olma durumu nationality n.
zirveye çıkma durumu peakedness n.
bir karakterin ortaya çıkmasından sorumlu olan farklı genler arasında baskılayıcı etkilerin olması durumu epistatic n.
sudan daha ağır olup batma durumu negative buoyancy n.
aşağıya doğru aslılı olma durumu pendulousness n.
oksijen durumu oxygenation n.
savaş durumu belligerency n.
gazlı olma durumu gaseity n.
esaslı olma durumu essentialness n.
kendinden geçme durumu rapturousness n.
cürümle ilgili olma durumu feloniousness n.
dalgın olma durumu absent state n.
referans durumu reference condition n.
arabanın çarpışmalara dayanıklı olma durumu crashworthiness n.
uyanık olma durumu wakefulness n.
hile yapma durumu manipulativeness n.
kıskanma durumu jealousness n.
bir ulusa ait olma durumu nationality n.
çok soğuk olma durumu frostiness n.
kutsal nesnelere kötü davranma ve kullanma durumu sacrilegiousness n.
tepeden bakma durumu archness n.
hayali bir düşman ya da gölge ile savaşma durumu sciamachy n.
ustalıkla durumu idare etme finessing n.
beş parçadan olma durumu peniamerism n.
savaş durumu belligerence n.
daha kötü olma durumu deteriority n.
zor bir durumu atlatma negotiation n.
endişe durumu anxiety state n.
aşırma durumu priggishness n.
eğitimli olma durumu scholarliness n.
adam yerine koymama durumu disrespectfulness n.
ulusa özgü olma durumu veya ulusal olma durumu nationality n.
tam katları kadar kromozom içerme durumu euploidy n.
geçerli olma durumu validity n.
inanç öğretilerinden çıkmış olma durumu dogmaticalness n.
muaf tutma durumu freeness n.
öncelik durumu a matter of priority n.
kişilik sahibi olmama durumu commonplaceness n.
aile durumu personal status n.
savaş durumu warfare n.
kalma durumu locative case n.
mecazi olma durumu figurativeness n.
eğitim durumu educational background n.
zar ile kaplı olma durumu filminess n.
hızlı büyüme durumu growthiness n.
mest olma durumu rapturousness n.
bandıra durumu ensigncy n.
kriz durumu tahliyesi crisis relocation n.
imar durumu zoning status n.
vicdanen rahatsız olma durumu qualmishness n.
gayretli olma durumu zealousness n.
verimli olma durumu yieldingness n.
kılı kırk yarma durumu persnicketiness n.
durumu kurtaran çözüm expedient n.
eski sevgiliyle barışma durumu rebooty n.
öne çıkmaya çalışma durumu pushiness n.
başkalarına sıkıntı verme durumu pestiferousness n.
titreme durumu wobbliness n.
şeffaf olma durumu limpidity n.
ılımlı olma durumu equableness n.
dengesizlik durumu condition of imbalance n.
yaratık gibi olma durumu creatureliness n.
düşük seviyede olma durumu lowliness n.
misk gibi kokma durumu muskiness n.
şok olma durumu scandalisation n.
kutsal nesnelere veya kişilere saygısız olma durumu sacrilegiousness n.
aksi tesir yaratma durumu reactiveness n.
hırlama durumu wheeziness n.
geçmiş zamanda olma durumu pastness n.
görkemli olma durumu gorgeousness n.
sağlık durumu health n.
bilgiçlik taslama durumu donnishness n.
satılabilir seviyede olma durumu salably n.
buz gibi olma durumu frigidness n.
ruh durumu mood n.
çabuk kavrama durumu receptiveness n.
birlikte hareket etme durumu concertedness n.
küçümseme durumu disdainfulness n.
kılı kırk yarma durumu meticulousness n.
yoldan çıkma durumu perverseness n.
rölanti durumu idle position n.
solucanımsı olma durumu worminess n.
önceki durumu former rank n.
kritik olma durumu supercriticality n.
başlıca olma durumu essentialness n.
askerlik durumu military service n.
sağlık durumu state of health n.
kıpkırmızı olma durumu flushness n.
arka arkaya gelme durumu consecutiveness n.
birlikte yapılmış olma durumu concertedness n.
banka hesap durumu bank statement n.
eğitim durumu summary of one's education n.
diğerlerinden farklı olma durumu otherness n.
yüzey durumu condition of surface n.
kurmaca olma durumu fictitiousness n.
hava durumu tahmini weather forecasting n.
hazine durumu treasure state n.
en kutsal ve mukaddes olma durumu veya seviyesi sacrosanctity n.
işkolik olma durumu workaholism n.
kötü olma durumu ominousness n.
aynı kökten türemiş olma durumu conjugateness n.
son derece soğuk olma durumu frigidity n.
yabancıları sevme durumu xenophilia n.