duyusal - Turco Inglés Diccionario

duyusal

Significados de "duyusal" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
duyusal sensory adj.
Smartphones are the source of sensory stimulation today.
Akıllı telefonlar günümüzde duyusal uyarının kaynağıdır.

More Sentences
duyusal sensorial adj.
General
duyusal sensual adj.
The third is Nephesch, NPSh, the animal life and desires corresponding to Yesod and the material and sensual world.
Üçüncüsü Nephesch, NPSh, Yesod'a ve maddi ve duyusal dünyaya karşılık gelen hayvan yaşamı ve arzularıdır.

More Sentences
duyusal sensate adj.
duyusal sensating adj.
duyusal lush adj.
duyusal pandemian adj.
duyusal satiny adj.
duyusal fleshy adj.
duyusal sensitory [dated] adj.
duyusal aural adj.
Food Engineering
duyusal organoleptic adj.
Philosophy
duyusal sensitive adj.
Archaic
duyusal sensificatory adj.

Significados de "duyusal" con otros términos en diccionario inglés turco: 146 resultado(s)

Turco Inglés
General
duyusal özellikler yönetimi management of sensorial properties n.
duyusal özellikler sensorial properties n.
duyusal deneme sensory testing n.
duyusal algı sensory perception n.
duyusal kalite sensory quality n.
duyusal ikame sensory substitution n.
duyusal algıları kullanmadan gelecekte yaşanacak olayları bilme telegnosis n.
duyusal deneyimin ve kişinin kendine dair deneyimlediği özelliklerin gerçek olduğu yanılsaması maya n.
duyusal zevk delicate [obsolete] n.
duyusal haz delicate [obsolete] n.
duyusal temel datum n.
bilinçli deneyimin duyusal ürün ya da bellek imgesi olarak ortaya çıkması presentation n.
bilinçli deneyimin duyusal ürün ya da bellek imgesi olarak ortaya çıkması presentment n.
duyusal algılama kapasitesi olan kimse sensitive [obsolete] n.
belirli bir duyusal sonuç elde etmek için yapılan aktivite sensory activity n.
duyusal ilişkileri temsil eden üç boyutlu diyagramatik gösterim pyramid n.
duyusal hassasiyet spirit of sense n.
fiziksel ya da duygusal duyusal zevk tutkusu ile ilgili sensualistic adj.
aşırı duyusal ultrasensual adj.
duyusal olmayan cortical adj.
duyusal uyaran işlevi gören sensitive [obsolete] adj.
iç kulakta bulunan duyusal sistemi oluşturan static adj.
iç kulakta bulunan duyusal sisteme ait static adj.
iç kulakta bulunan duyusal sistem ile ilgili static adj.
duyusal algılamanın ötesinde subsensible adj.
Trade/Economic
duyusal pazarlama stratejisi sensory marketing strategy n.
Technical
duyusal analiz sensory analysis n.
duyusal değerlendirme sensory evaluation n.
bir ürünün duyusal profili sensory profile of a product n.
duyusal profil sensory profile n.
duyusal veriler sensory data n.
Informatics
duyusal veriler sensory data n.
duyusal hafıza sensory memory n.
duyusal bellek sensory memory n.
Medical
duyusal entegrasyon sensory integration n.
duyusal yüklenme sensory overload n.
duyusal uyarım sensory stimulation n.
duyusal izolasyon sensory isolation n.
duyusal rahatsızlık sensory disorder n.
rasyonel-duyusal psikoterapi rational-emotive psychotherapy n.
duyusal blok sensory block n.
duyusal yoksunluk sensory deprivation n.
motor ve duyusal blokajlar sensory and motor blocs n.
motor ve duyusal sinir iletim çalışmaları motor and sensory nerve conduction studies n.
motor ve duyusal lifler motor and sensory fibers n.
uzamış duyusal ve motor blok prolong sensory-motor block n.
duyusal blok başlangıcı sensorial block onset n.
duyusal ve motor blokun başlaması onset of sensory and motor block n.
duyusal blok ve motor blok seviyeleri sensorial and motor blockade levels n.
duyusal reseptörler sensory receptors n.
duyusal tutulum sensory involvement n.
uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar paresthesia n.
uyuşma, karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar paraesthesia n.
karıncalanma veya yanma hissi gibi duyusal bozukluklar paresthaesia n.
otonom duyusal meridyen yanıt autonomous sensory meridian response (asmr) n.
otonom duyusal meridyen tepki autonomous sensory meridian response (asmr) n.
duyusal nöron afferent neuron n.
duyusal yoksunluk tankı flotation tank n.
sinir duyusal neurosensory adj.
sinir sisteminin duyusal faaliyet veya işlevlerine ait neurosensory adj.
sinir sisteminin duyusal faaliyet veya işlevleri ile ilgili neurosensory adj.
Anatomy
iç kulakta bulunan ve kafanın yönünü algılayan bir duyusal sistem labyrinthine sense n.
farenks ve dilin arkasına giden duyusal sinir ninth cranial nerve n.
vestibüler organın saç hücrelerini ve kulak salyangozunun içindeki kıl hücrelerini besleyen bileşik duyusal sinir nervus vestibulocochlearis n.
ön beynin arka kısmında yer alan ve duyusal uyarıları kortekse ileten, büyük, oval, gri madde kitlesi thalamus n.
çeşitli sürüngenlerde bulunan, ışık alma yeteneğine sahip duyusal yapı pineal eye n.
çeşitli sürüngenlerde bulunan, ışık alma yeteneğine sahip duyusal yapı third eye n.
merkezi sinir sisteminde duyusal ve motor nöronları birbirine bağlayan sinir hücresi associative neuron n.
beyinde motor ya da duyusal olmayan kortikal bölgeler association cortex n.
beyinde motor ya da duyusal olmayan kortikal bölgeler association area n.
otonom duyusal meridyen tepki autonomous sensory meridian response (asmr) n.
hem duyusal hem de motor iğcikleri bulunduran sinir mixed nerve n.
duyusal reseptör sensory receptor n.
hem motor hem de duyusal iğcikleri bulunduran (sinir) mixed adj.
Psychology
duyusal adaptasyon sensory adaptation n.
duyusal minyatür sensory homunculus n.
duyusal dikkatsizlik sensory inattention n.
duyusal ayrımsama grupları sensory awareness groups n.
duyusal beceriler sensory abilities n.
duyusal yoksunluk sensory deprivation n.
duyusal ayrımsama sensory awareness n.
duyusal bütünleşme terapisi sensory integration therapy n.
duyusal transdüksiyon sensory transduction n.
duyusal tip sensational type n.
duyusal amüziya sensory amusia n.
duyusal dengeleme sensory compensation n.
duyusal rahatsızlıklar sensory disorders n.
duyusal epilepsi sensory epilepsy n.
duyusal ayrımsama yöntemleri sensory awareness procedures n.
duyusal ayırt etme sensory discrimination n.
duyusal tecrit sensory isolation n.
duyusal bütünleşme bozukluğu sensory integrative dysfunction n.
duyusal gangliyon sensory ganglion n.
duyusal bütünleşme ve praksi testleri sensory integration and praxis tests n.
duyusal ön şartlandırma sensory preconditioning n.
duyusal filtre sensory filter n.
duyusal nöropati sensory neuropathy n.
duyusal bütünleşme sensory integration n.
duyusal sönümleme sensory extinction n.
duyusal afazi wernicke's aphasia n.
duyusal-motor afazisi sensorimotor aphasia n.
birincil bedensel-duyusal korteks primary somatosensory cortex n.
duyusal-motor iletişim sensorimotor communication n.
duyusal girdi sensory input n.
duyusal deneyim sensory experience n.
belli bir duyusal uyarım örüntüsünün tekrar tekrar deneyimlenmesiyle akılda oluşan fikir veya görüntü recept n.
duyusal algıları kullanmadan bir başka kimsenin zihniyle diğer yollardan iletişim kurma işlemi telepathy n.
duyusal intiba ile harmanlanmış hafıza görüntüsü tied image n.
hayvanlarda duyusal işlevlerin ölçülmesiyle ilgilenen psikoloji dalı behavioral psychophysics n.
şiddetli duygu patlamaları ve duyusal ve motor işlev bozuklukları ile karakterize bir ruhsal bozukluk hysterical neurosis n.
azalmış duyusal tepki hypothymia n.
Physiology
omuriliğin ön, motor ve kök sinirlerinde duyusal liflerin varlığı nedeniyle var olan duyarlılık recurrent sensibility n.
sinirlerin kaslara ilettiği duyusal harekete sebep olan madde nervimotor n.
sıcağa ve soğuğa tepki veren duyusal reseptörler thermoreceptors n.
sıcağa ve soğuğa tepki veren duyusal reseptör thermoreceptor n.
kafanın hareketini algılayarak dengeyi kontrol etmeye yardımcı olan iç kulaktaki duyusal mekanizma vestibular system n.
dokunmaya, sese veya vücut dengesindeki değişimlere yanıt veren, basınca duyarlı duyusal reseptörler mechanoreceptors n.
duyusal eşik sensory threshold n.
beyin zarının presantral girus ile postsantral girusu içerip duyusal ve motor işlevlerini bir araya getiren bölümü sensorimotor region n.
beyin zarının presantral girus ile postsantral girusu içerip duyusal ve motor işlevlerini bir araya getiren bölümü sensorimotor area n.
duyusal izlenimin motor dürtüye dönüşmesi için gereken süre psychophysical time n.
kimyasal bir uyarıcının duyusal yollarla algılanması ile ilgili chemosensory adj.
hem duyusal hem de motor sensorimotor adj.
Pathology
saf duyusal laküner sendrom pure sensory lacunar syndrome n.
motor veya duyusal hislerin kaybolması sonucu koordinasyon gerektiren fiziksel becerinin tamamen veya kısmen kaybolması apraxia n.
Food Engineering
duyusal değerlendirme sensory evaluation n.
unsu (duyusal) mealy n.
duyusal analiz sensory analysis n.
gıda ürünlerinin duyusal analizleri sensory analysis of food products n.
Physics
duyusal yoksunlaştırma havuzu sensory deprivation tank n.
duyusal yoksunlaştırma tankı sensory deprivation tank n.
Biology
duyusal uyaran sensory stimulus n.
duyusal uyaranlar sensory stimuli n.
sempatik ve duyusal sinir hücrelerinin büyümesini uyaran bir protein nerve growth factor n.
basit dokunuşa tepki veren duyusal sinir ucu organı thigmoreceptor n.
Zoology
bazı hayvan hücrelerinde bulunan, özellikle duyusal işlevi olan kalkerli kitle lithite n.
Literature
sübjektif ve duyusal edinimleri uyandırmak için zihinsel çağrışımların kullanıldığı bir yazın stili impressionism n.
Linguistics
çok-duyusal multi-sensory adj.
Philosophy
maddenin duyusal olduğunu savunan teori hylopathism n.
(kant epistemolojisinde) kategoriler yoluyla duyusal manifolddan nesnelere veri sentezi imagination n.
duyusal algıların algılanan nesnelerin zihinsel karşılıkları olduğu teorisi introjection n.
duyusal olarak belirlenen pathological adj.
duyusal olarak belirlenen pathologic adj.
Environment
duyusal analiz sensory analysis n.
Abbreviation
sempatik ve duyusal sinir hücrelerinin büyümesini uyaran bir protein ngf (nerve growth factor) n.
Entomology
içinden duyusal saç veya kıl çıkan gözenek trichopore n.