eat something - Turco Inglés Diccionario
Historia

eat something

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "eat something" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
eat something v. bir şeyler yemek

Significados de "eat something" con otros términos en diccionario inglés turco: 84 resultado(s)

Inglés Turco
General
bring someone something to eat v. birine yiyecek bir şeyler getirmek
Phrasals
eat something out v. dışarıda yemek
eat away at something v. yavaş yavaş tüketmek
eat away at something v. ufak ufak tüketmek
eat into (something) v. tırtıklamak
eat into (something) v. yavaş yavaş tüketmek/sömürmek
eat into (something) v. zaman içinde tüketmek
eat into (something) v. eritmek
eat into (something) v. yavaş yavaş aşındırmak/çürütmek
eat into (something) v. yavaş yavaş yıpratmak
eat into (something) v. yavaş yavaş yiyip bitirmek
eat (something) off v. yemek
eat (something) off v. yiyip bitirmek
eat (something) off v. kemirmek
eat (something) off v. aşındırmak
eat (something) out of (something) v. (bir şeyi kabından) yemek
eat (something) out of (something) v. (bir şeyi kutusundan) yemek
eat (something) out of (something) v. (bir şeyi bir şeyden) yemek
eat (something) out of (something) v. (bir şeyi) direkt (bir şeyden) yemek
eat something away v. bir şeyi aşındırmak
eat something away v. bir şeyi yavaş yavaş yıpratmak
eat something away v. bir şeyi yavaş yavaş çürütmek
eat something away v. bir şeyi küçük küçük yemek/tüketmek/eritmek
eat something up v. bir şeyi hızlıca tüketmek
eat something up v. bir şeyi yiyip bitirmek
eat something up v. bir şeyi hızlıca eritmek
eat something up v. bir şeyi yemek (inanmak)
eat something up v. bir şeyi yutmak (inanmak)
eat something up v. oltaya gelmek
eat something up v. bir şeyi beğenmek
eat something up v. bir şeyi takdir etmek
eat through (something) v. (bir şeyi) aşındırmak
eat through (something) v. (bir şeyi) yıpratmak
eat up with something v. bir şeyle tükenmek
eat up with something v. bir şeyden içi içini yemek
Colloquial
eat (someone or something) v. bedelini ödemek
eat (someone or something) v. içini kemirmek
eat (someone or something) v. aklını kemirmek
eat (someone or something) v. zihnini kurcalamak
eat (someone or something) v. rahatsız etmek
have something to eat v. yemek yemek
have something to eat v. bir şeyler yemek
Idioms
eat something off v. eritmek
eat something off of something v. eritmek
eat something off of something v. tüketmek
eat something off v. tüketmek
eat something off v. yiyip bitirmek
eat something off of something v. yiyip bitirmek
eat, breathe, and sleep (something) v. (bir şeyle) yatıp kalmak
eat, breathe, and sleep (something) v. gecesi gündüzü (bir şey) olmak
eat, breathe, and sleep (something) v. kendini/tüm zamanını (bir şeye) adamak
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) kendi kendini yemek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) çok üzülmek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) içi içini yemek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) kendini yemek/bitirmek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) yanıp tutuşmak
eat (something or someone) for breakfast v. (birini/bir şeyi) kolayca yenmek
eat (something or someone) for breakfast v. (birinin/bir şeyin) kolayca üstesinden gelmek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) içi içini yemek
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) yanıp tutuşmak
eat your heart out (for somebody/something) [uk] v. (biri/bir şey için) ölüp bitmek
(one) will eat (something) for breakfast expr. (biri bir şeyin) kolayca üstesinden gelecek
(one) will eat (something) for breakfast expr. (biri bir şeyi) kolayca başaracak
(one) will eat (something) for breakfast expr. (bir şey biri) için çocuk oyuncağı
Speaking
let's go eat something expr. bir şeyler yemeye gidelim
I have to eat something expr. bir şeyler yemek zorundayım
I have to eat something expr. bir şeyler yemeliyim
I have to eat something expr. bir şeyler yemem lazım
I have to eat something expr. bir şeyler yemem gerekiyor
shall we have something to eat? expr. bir şeyler yiyelim mi?
when is the last time you had something to eat? expr. en son ne zaman yemek yedin?
I'll fix you something to eat expr. sana yiyecek birşeyler hazırlayayım
I'll fix you something to eat expr. size yiyecek bir şeyler hazırlayayım
I can make you something to eat expr. sana yiyecek bir şeyler hazırlayabilirim
do you want something to eat? expr. yiyecek bir şeyler ister misin?
get yourselves something to eat expr. yiyecek bir şeyler alın
you want something to eat? expr. yiyecek bir şey ister misin?
Slang
eat (someone or something) v. ağzına almak
eat (someone or something) v. düşmek
eat (someone or something) v. yere kapaklanmak
eat (someone or something) v. sakarlığı yüzünden düşmek
eat (someone or something) expr. yemişim!
eat (someone or something) expr. siktir!
eat (someone or something) expr. kızgınlık anında karşıdakine çıkışma ifadesi