eksikliği - Turco Inglés Diccionario

eksikliği

Significados de "eksikliği" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Phrases
eksikliği absence of n.

Significados de "eksikliği" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
dikkat eksikliği attention deficit n.
vitamin eksikliği vitamin deficiency n.
tecrübe eksikliği lack of experience n.
iletişim eksikliği miscommunication n.
zeka eksikliği mental deficiency n.
idrak eksikliği incomprehension n.
hayal gücü eksikliği dryness n.
bilgi eksikliği lack of knowledge n.
bilgi eksikliği lack of information n.
vurgu eksikliği atonicity n.
idrak eksikliği absence of perception n.
beslenme eksikliği denutrition n.
beslenme eksikliği lack of nutrition n.
beslenme eksikliği innutrition n.
bilgi eksikliği ignorance n.
algı eksikliği imperception n.
dikkat eksikliği inattention n.
konsantrasyon eksikliği lack of concentration n.
algı eksikliği absence of perception n.
uyku eksikliği sleep deprivation n.
dikkat eksikliği bozukluğu olan çocuklar attention-deficit-disordered children n.
denetim eksikliği inspection deficiency n.
denetim eksikliği lack of control n.
denetim eksikliği lack of inspection n.
beceri eksikliği skill deficit n.
güven eksikliği lack of confidence n.
dikkat eksikliği lack of attention n.
güven eksikliği lack of trust n.
sevgi eksikliği lack of love n.
haberleşme eksikliği inadequacy of communication n.
haberleşme eksikliği lack of communication n.
motivasyon eksikliği lack of motivation n.
birlik/bütünlük eksikliği/yoksunluğu lack of unity n.
kapasite eksikliği lack of capacity n.
eğitim eksikliği lack of training n.
konsantrasyon eksikliği poor concentration n.
yağmur eksikliği lack of rain n.
yağış eksikliği lack of rain n.
vitamin eksikliği avitominosis n.
ifade eksikliği lack of expression n.
özgüven eksikliği lack of self-confidence n.
ilerleme eksikliği lack of progress n.
görünürlük eksikliği lack of visibility n.
kişinin kendi eksikliği self-inadequacy n.
inanç eksikliği/yokluğu lack of conviction n.
aşinalık eksikliği lack of familiarity n.
yetenek eksikliği lack/shortage of ski̇ll n.
ispat eksikliği underdetermination n.
bilgi eksikliği incognizance n.
kapsam eksikliği undercoverage n.
tatmin eksikliği lack of satisfaction n.
bilgi eksikliği agnosy n.
bir şeye adanma eksikliği noncommitment n.
bir şeye bağlılık eksikliği noncommitment n.
iletişim eksikliği noncommunication n.
iletişim eksikliği nonintercourse n.
bilgi yokluğu veya eksikliği noninformation n.
düşünme eksikliği nonthinking n.
vurgu eksikliği underemphasis n.
çalışan eksikliği olma undermanning n.
gözetim ve hukuk sistemlerinin eksikliği nedeniyle genel düzeni bozan davranışların sergilendiği yer veya durum wild west n.
saygı eksikliği misesteem n.
itibar eksikliği misesteem n.
dikkat eksikliği misregard n.
denge eksikliği mispoise n.
ilgi eksikliği misregard n.
ekip çalışması eksikliği lack of teamwork n.
motivasyon eksikliği duyma demotivation n.
denge eksikliği overbalance n.
ılımlılık eksikliği immoderancy [obsolete] n.
eksikliği gideren şey compensation n.
anlayış eksikliği dispathy n.
sempati eksikliği dissympathy n.
tam benzeşim eksikliği inadequation [obsolete] n.
uygulama eksikliği inapplication n.
yurttaşlık bilincinin eksikliği incivism n.
ironi eksikliği lack of irony n.
uyum eksikliği inadaptation n.
adaptasyon eksikliği inadaptation n.
şeffaflık eksikliği/yoksunluğu lack of transparency n.
görüş eksikliği invision n.
zeka eksikliği simple mindedness n.
dikkat eksikliği bozukluğu add n.
devamlılık eksikliği discontinuity n.
keşif çalışmalarının eksikliği indiscovery [obsolete] n.
yaratıcılık eksikliği fruitlessness n.
idrak eksikliği farawayness n.
-de personel eksikliği olmak be shorthanded v.
-de birinin eksikliği olmak be short on v.
eksikliği hissedilmek one's absence to be felt v.
bir eksikliği tamamlamak make up a deficiency v.
eksikliği gidermek/doldurmak fill the deficiency v.
(yeni başlanan bir işte) deneyim eksikliği hissetmek feel out of depth v.
lider/liderlik eksikliği/boşluğu leadership vacuum v.
(kayıttaki eksikliği) gidermek make up v.
egzersiz eksikliği nedeniyle kötüleşmek molder v.
alıştırma eksikliği nedeniyle gerilemek molder v.
personel eksikliği olan understaffed adj.
empati eksikliği olan nonemphatic adj.
teşebbüs eksikliği olan nonenterprising adj.
anlayış eksikliği gösteren vague adj.
net bir algı eksikliği gösteren vague adj.
bilinç eksikliği gösteren mindless adj.
kısıtlama eksikliği ile karakteriz olan hyperthyroid adj.
ilgi eksikliği olan deadening adj.
… eksikliği anlamına gelen son ek -penia suf.
Colloquial
eksikliği doldurmak fill the bill v.
eksikliği doldurmak fit the bill v.
Idioms
koordinasyon eksikliği two left feet n.
dikkat eksikliği/dağınıklığı olmak have the attention span of a mosquito v.
dikkat eksikliği/dağınıklığı olmak have the attention span of a gnat v.
Trade/Economic
pozitif fon eksikliği positive funds gap n.
ağırlık eksikliği shortage in weight n.
rekabet eksikliği lack of competition n.
stok eksikliği inventory shortage n.
yatırım eksikliği disinvestment n.
talep eksikliği demand insufficiency n.
talep eksikliği weakness in demand n.
talep eksikliği demand weakness n.
talep eksikliği lack of demand n.
kalifiye eleman eksikliği lack of qualified personnel n.
kalifiye eleman eksikliği qualified personnel shortage n.
vasıflı eleman eksikliği qualified personnel shortage n.
vasıflı eleman eksikliği lack of qualified personnel n.
uygunluk eksikliği lack of conformity n.
sermaye eksikliği lack of funding n.
şirket içi uzmanlığın eksikliği lack of in-house expertise n.
eksikliği gidermek fill a gap v.
bir eksikliği tamamlamak make up a deficiency v.
bir eksikliği gidermek make up a deficiency v.
Law
şekil eksikliği formal defect n.
kanıt eksikliği lack of evidence n.
jürideki eksikliği tamamlaması amacıyla çağrılan jüri üyesi replacement juror n.
jürideki eksikliği tamamlaması amacıyla çağrılan jüri üyesi talesman n.
başarı eksikliği lack of success n.
ehliyet eksikliği lack of capacity n.
Politics
güven eksikliği lack of confidence n.
Technical
yüzey eksikliği surface defect n.
simetri eksikliği dissymmetry n.
eşgüdüm eksikliği lack of coordination n.
elektron eksikliği electron deficiency n.
veri eksikliği lack of data n.
bakım eksikliği lack of maintenance n.
oksijen eksikliği lack of oxygen n.
kıvılcım eksikliği gibi sorunlardan kaynaklı tekleyerek çalışan (içten yanmalı motor) missing adj.
Telecom
erişim eksikliği access deficit n.
Construction
lack of bead edge fusion kaynak dikişi kenarında ergime eksikliği lack of bead edge fusion n.
dikiş kenarında kaynaşma eksikliği lack of bead edge fusion n.
Automotive
kalınlık eksikliği underfill n.
Marine
direk eksikliği olan undermasted adj.