missing - Turco Inglés Diccionario

missing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

missing — Definition

Significado:
kayıp, eksik
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɪsɪŋ/ – BrE /ˈmɪsɪŋ/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
absent, lost
Antónimos:
present

Significados de "missing" en diccionario turco inglés : 22 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
missing adj. eksik
A crucial step missing from the checklist caused the plane crash.
Kontrol listesinde eksik olan önemli bir adım uçağın düşmesine neden oldu.

More Sentences
missing n. özleme
missing n. özlem
missing adj. noksan
General
missing adj. eksik kalan
I think that the Commission will be missing the boat.
Komisyon'un bu konuda eksik kalacağını düşünüyorum.

More Sentences
missing adj. kayıp
The missing mountain climbers couldn't be found.
Kayıp dağcılar bulunamadı.

More Sentences
missing adj. yok
Tom is missing the little finger on his left hand.
Tom'un sol elinin küçük parmağı yok.

More Sentences
Technical
missing adj. kayıp
The missing mountain climbers couldn't be found.
Kayıp dağcılar bulunamadı.

More Sentences
Computer
missing expr. yok
Tom is missing the little finger on his left hand.
Tom'un sol elinin küçük parmağı yok.

More Sentences
General
missing n. kaçırma
missing n. kaybolma
missing adj. gaip
missing adj. yitik
missing adj. taşan
missing adj. bulunmayan
missing adj. namevcut
missing adj. kaybolan
missing adj. kaybolmuş
Technical
missing adj. olmayan
missing adj. kıvılcım eksikliği gibi sorunlardan kaynaklı tekleyerek çalışan (içten yanmalı motor)
Computer
missing adj. atlanmış
Ottoman Turkish
missing adj. muallel

Significados de "missing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
missing child n. lakit
missing child n. terk çocuk
missing revenue n. kayıp gelir
the missing n. savaşta kayıp askerler
missing child n. buluntu çocuk
missing document n. kayıp belge
missing persons n. kayıp kişiler
missing points n. eksik yönler
missing points n. eksik noktalar
missing material n. eksik malzeme
the missing ingredient n. eksik malzeme
missing persons detectives n. kayıp kişileri arayan dedektifler
missing part n. eksik parça
missing child n. kayıp çocuk
missing data n. eksik veri
missing pieces n. kayıp parçalar
missing pieces n. eksik parçalar
the missing boy n. kayıp çocuk
missing persons report (mpr) n. kayıp kişi ilanı
missing pet n. kayıp hayvan
missing pet n. kayıp ev hayvanı
missing pet n. kayıp evcil hayvan
missing value n. kayıp değer
missing objects n. eksik objeler
missing objects n. eksik nesneler
missing day n. eksik gün
missing number n. eksik rakam
missing figure n. eksik rakam
missing luggage n. kaybolan bagaj
missing luggage n. kayıp bagaj
missing link n. değerli olan ara pozisyon
missing link n. bir şeyin kayıp olan bütünleyici parçası
missing link n. tercih edilen ara figür
missing person n. nerede olduğu bilinmeyen ve aranmakta olan kimse
missing link n. evrendeki kayıp kütlenin bir kısmının sebebi
missing person n. kayıp kişi
missing link n. hayvan türü veya grubu ile varsayılan ataları arasındaki evrimsel ara form
missing letter n. kayıp mektup
go missing v. kayboluvermek
have missing v. eksiği olmak
go missing v. kaybolmak
be reported missing v. kayıp olduğu bildirilmek
remain a missing persons case v. bir kayıp vakası olarak kalmak
be gone missing v. kaybolmak
file a missing person report v. kayıp kişi ihbarında/bildiriminde bulunmak
file a missing persons report v. kayıp (kişi) ilanı vermek
go missing v. kayıplara karışmak
provide missing information v. eksik bilgiyi tamamlamak
provide missing information v. eksik olan bilgiyi vermek
provide missing information v. bilgi eksiğini gidermek
provide missing information v. bilgi eksikliğini gidermek
search for a missing person v. kaybolan birini aramak
Phrases
searching for missing expr. kayıp aranıyor
Colloquial
joy of missing out n. bir şeyleri kaçırma neşesi
missing link n. bir zamanlar insansılar ile insanlar arasındaki evrimsel boşluğu açıklayacağına inanılan varsayımsal primat
not know what (one is) missing v. neler/ne kaçırdığını bilmemek
not know what (one is) missing v. nasıl bir şey kaçırdığını bilmemek
something's missing from her expr. onda bir şeyler eksik
another child went missing expr. bir çocuk daha kayboldu
joy of missing out expr. yalnız geçirilen zamandan alınan haz/zevk
joy of missing out expr. yalnız geçirilen zamanın keyfi
jomo (joy of missing out) expr. yalnız geçirilen zamandan alınan haz/zevk
jomo (joy of missing out) expr. yalnız geçirilen zamanın keyfi
Idioms
joy of missing out n. kendi kendine vakit geçirmenin keyfi
joy of missing out n. tek başına geçirilen zamandan alınan keyif
joy of missing out n. yalnızlığın/tek başınalığın keyfi
joy of missing out n. kendi kendine kalmanın keyfi
joy of missing out n. kendiyle baş başa kalmanın keyfi
have a screw missing v. deli olmak
have a screw missing v. keçileri kaçırmış olmak
have a screw missing v. vidası gevşek olmak
have a screw missing v. birkaç tahtası eksik olmak
have a screw missing v. kafadan kontak olmak
be missing a wing nut v. bir tahtası eksik olmak
be missing some of (one's) buttons v. aklı karışmak
be missing some of (one's) buttons v. aklı başında olmamak
be missing some of (one's) buttons v. zihni bulanmak/karışmak
be missing some of (one's) buttons v. birkaç tahtası eksik olmak
be missing some of (one's) marbles v. birkaç tahtası eksik olmak
be missing some of (one's) buttons v. deli olmak
be missing some of (one's) buttons v. akli dengesi bozulmak
be missing some of (one's) marbles v. deli olmak
be missing some of (one's) buttons v. dengesiz olmak
be missing some of (one's) marbles v. aklı karışmak
be missing some of (one's) marbles v. dengesiz olmak
be missing some of (one's) marbles v. aklı başında olmamak
be missing some of (one's) marbles v. akli dengesi bozulmak
be missing some of (one's) marbles v. zihni bulanmak/karışmak
be missing some of (one's) marbles v. kafası gitmek
be missing some of (one's) buttons v. kafası gitmek
not know what you're missing v. neler kaçırdığının farkında olmamak
not know what you're missing v. neler kaçırdığını bilmemek
without missing a beat expr. duraksamadan
without missing a beat expr. tereddüt etmeden
Speaking
I seem to spend my life missing you expr. hayatımı seni özlemekle geçiriyor gibiyim
I'll be missing you expr. seni özleyeceğim
what's missing? expr. kayıp olan ne? eksik olan ne?
you know what you're missing? expr. neler kaçırdığının farkında mısın?
you're missing the point expr. sen olayı anlamadın
did you hear about the little girl who was missing? expr. kaybolan küçük kızı duydunuz mu?
the night she went missing expr. onun kaybolduğu gece
how many children are missing? expr. kaç çocuk kayıp?
I am not missing this opportunity expr. bu fırsatı kaçırmayacağım
you do not know what you are missing expr. neler kaçırdığını bir bilsen
Trade/Economic
missing or invalid registry n. eksik veya geçersiz kayıt
missing paper n. eksik evrak
missing documents n. eksik evrak
missing document n. eksik evrak
Law
department for missing persons n. kayıp şahıslar büro amirliği
missing persons department n. kayıp şahıslar büro amirliği
committee on missing persons n. kayıp şahıslar komitesi
Politics
committee on missing persons in cyprus n. kıbrıs kayıplar komitesi
Institutes
missing persons bureau n. kayıp şahıslar büro amirliği
department for missing persons n. kayıp şahıslar büro amirliği
national center for missing and exploited children (ncmec) n. ulusal kayıp ve istismara uğramış çocuklar merkezi
Technical
missing fastener n. eksik civata
engine missing n. motorun teklemesi
missing part n. kayıp parça
Computer
batch file missing n. toplu iş dosyası eksik
file missing n. eksik dosya
missing file n. eksik dosya
missing face name n. eksik yüz adı
missing configuration parameter n. eksik yapılandırma parametresi
missing shortcut n. eksik kısayol
missing loop n. döngü eksik
missing font n. eksik yazı tipi
missing arg n. bağımsız değişkeni eksik
missing document font n. eksik belge yazıtipi
missing tsr n. eksik tsr
missing parameter n. eksik parametre
missing tag n. eksik etiket
missing cache program n. eksik önbellek programı
missing verb n. eksik verb
missing close brace n. eksik parantez kapatma karakteri
missing close brace n. eksik kapatma parantezi
missing line n. eksik satır
name missing n. ad eksik
missing end-tag n. bitiş etiketi eksik
missing link n. eksik halka
fear of missing out (fomo) n. fırsatı kaçırma korkusu
yellow cartridge missing expr. sarı kartuş eksik
right parenthesis missing expr. sağ ayraç eksik
comma missing expr. virgül eksik
file missing expr. dosya eksik
input missing expr. input eksik
missing next or wend expr. next veya wend eksik
missing an end if function expr. son eğer işlevi eksik
provide missing information expr. eksik bilgileri veriniz/sağlayınız/giriniz
Marine
missing vessel n. kayıp gemi
missing ship n. kayıp gemi