elderly - Turco Inglés Diccionario

elderly

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

elderly — Definition

Significado:
yaşlı, ileri yaşta
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɛldərli/ – BrE /ˈeldəli/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
aged, senior
Antónimos:
young, youthful

Significados de "elderly" en diccionario turco inglés : 13 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
elderly adj. yaşlı
There are many organisations that want to work in assisting the elderly.
Yaşlılara yardımcı olmak için çalışmak isteyen birçok kuruluş var.

More Sentences
elderly adj. kıdemli
General
elderly adj. yaşını başını almış
The elderly man cycles in the park every morning.
Yaşını başını almış adam her sabah parkta bisiklete biniyor.

More Sentences
elderly adj. yaşlıca
elderly adj. ihtiyar
elderly adj. geçkin
elderly adj. oldukça yaşlı
elderly adj. yaşça büyük
elderly adj. ileri yaşlı
elderly adj. kıdemli
elderly adj. ileri yaşta
Idioms
elderly adj. ununu elemiş eleğini duvara asmış
Trade/Economic
elderly n. mürver

Significados de "elderly" con otros términos en diccionario inglés turco: 37 resultado(s)

Inglés Turco
General
elderly population n. yaşlı nüfus
an elderly greek woman n. kokona
elderly person n. kelli felli
elderly care n. yaşlı bakımı
elderly abuse n. yaşlı istismarı
children, handicapped and elderly people n. çocuk, özürlü ve yaşlılar
elderly couple n. yaşlı çift
home for elderly n. yaşlılar evi
elderly care center n. yaşlı bakım merkezi
elderly relatives n. yaşlı akrabalar
give up your seat to elderly v. yaşlılara yer vermek
give up your seat for elderly v. yaşlılara yer vermek
give up seat to elderly on bus v. otobüste yaşlılara yer vermek
Phrases
please give your seat to an elderly or disabled person expr. yaşlılara ve sakatlara yer veriniz
please give your seat to an elderly or disabled person expr. lütfen yaşlı ve sakatlara yer veriniz
from young to elderly expr. gençten yaşlısına
give up your seat to pregnant women and elderly expr. hamilelere ve yaşlılara yer veriniz
give up your seat for pregnant women and elderly expr. hamilelere ve yaşlılara yer veriniz
Trade/Economic
elderly exemption n. yaşlılık muafiyeti
Law
dependant elderly person n. bakmakla yükümlü olunan yaşlılar
elderly mentally infirm person n. akli dengesi zayıf yaşlı kişi
Institutes
directorate general of services for the elderly and disabled n. özürlü ve yaşlı hizmetleri genel müdürlüğü
directorate general of services for persons with disabilities and the elderly n. engelli ve yaşlı hizmetleri genel müdürlüğü
Insurance
confused elderly n. zihinsel yetersizliği bulunan yaşlı kimse
confused elderly n. yardıma muhtaç yaşlı
confused elderly n. bunamış kimse
Medical
elderly care n. yaşlı bakımı
elderly day hospital n. yaşlılar için gündüz hastanesi
depression in the elderly n. yaşlılarda depresyon
elderly patients on dialysis n. diyalize giren yaşlı hastalar
treatment of diabetes in the elderly n. yaşlılarda diyabet tedavisi
elderly patients n. yaşlı hastalar
elderly patients n. ileri yaştaki hastalar
elderly with hearing loss n. işitme kaybı olan yaşlılar
health issues of the elderly n. ileri yaş sağlık sorunları
elderly home care n. yaşlının evde bakımı
elderly forgetfulness n. yaşlılık unutkanlığı