etkiler - Turco Inglés Diccionario

etkiler

Significados de "etkiler" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
etkiler effects n.
A number of MEPs have already described the effects of that.
Bazı Avrupa Parlamentosu Üyeleri bunun etkilerini zaten açıklamışlardır.

More Sentences
etkiler implications n.
They are already having implications for resource availability.
Kaynakların kullanılabilirliği üzerinde şimdiden etkileri var.

More Sentences
Cinema
etkiler effects n.
A number of MEPs have already described the effects of that.
Bazı Avrupa Parlamentosu Üyeleri bunun etkilerini zaten açıklamışlardır.

More Sentences
General
etkiler impressions n.

Significados de "etkiler" con otros términos en diccionario inglés turco: 112 resultado(s)

Turco Inglés
General
olumsuz etkiler negative impacts n.
dış etkiler external effects n.
psikolojik etkiler psychological influences n.
farklı etkiler differential/different effects n.
aynı etkiler same effects n.
benzer etkiler similar effects n.
uzun dönemdeki etkiler long-term effects n.
sosyal ve ekonomik etkiler social and economic effects n.
fiziki etkiler physical effects n.
fiziksel etkiler physical effects n.
uzun vadeli etkiler long-term effects n.
fizyolojik etkiler physiological effects n.
zararlı etkiler damaging effects n.
doğaüstü etkiler üretmek için doğanın güçlerini kullanma sanatı natural magic n.
teatral etkiler theatrics n.
aşırı alkol tüketiminden sonra görülen nahoş fiziksel etkiler (baş ağrısı, uyuşukluk, mide bulantısı) holdover n.
zamanla biriken zararlı etkiler insidiousness n.
önemli etkiler bulunduran resultful adj.
Colloquial
aşırıya kaçma sonrası oluşan etkiler the morning after n.
Idioms
mesajı aktarım şekli mesajın algılanma şeklini etkiler the medium is the message expr.
Speaking
beni nasıl etkiler? how does it affect me? expr.
Trade/Economic
nicel mali etkiler quantified financial impacts n.
nitel etkiler qualitative impacts n.
yan etkiler side effects n.
zamana bağlı uzun süreli etkiler hysteresis n.
bir firmanın faaliyetlerinin diğer firmalar üzerinde yarattığı ve onların buna karşılık bir ödemede bulunmadıkları olumlu etkiler external economies n.
dinamik etkiler dynamic effects n.
zincirleme etkiler successive effects n.
mali olmayan nicel etkiler quantified non-financial impacts n.
döneme özgü etkiler period-specific effects n.
döneme özgü etkiler period- specific effects n.
küreselleştiren etkiler globalizing effects n.
küreselleştirici etkiler globalizing effects n.
farklı gruplara eşit şekilde davranıldığı görüntüsü veren tarafsız uygulamaların, gerçekte bir grubu diğerine karşı kayıran veya diğer gruba nazaran mağdur eden etkiler doğurması ve bu olumsuz etkilerin işletme gerekleri ile açıklanamaması disparate impact n.
Politics
mali etkiler financial implications n.
Technical
içyapısal etkiler microstructural effects n.
otokatalitik etkiler autocatalytic effects n.
öztezleştiren etkiler autocatalytic effects n.
öztezleşen etkiler autocatalytic effects n.
mekanik etkiler mechanical influences n.
aşındırıcı ve çürütücü etkiler corrosive and erosive influences n.
aşındırıcı ve çürütücü etkiler corrosive and erosive effects n.
çevresel etkiler environmental influences n.
mekanik etkiler mechanical effects n.
dış etkiler extraneous effects n.
rastgele etkiler modeli random effects model n.
Computer
görsel etkiler visual effects n.
zararlı ve istenmeyen etkiler yaratması için tasarlanmış bilgisayar programı malevolent program n.
Telecom
bilgisayar oyunlarındaki görsel etkiler eye candy n.
çevresel etkiler environmental effects n.
önemli olumsuz etkiler significant negative effects n.
Radio
elektriksel olmayan etkiler non-electrical influences n.
Construction
sertleşmiş harcın kapiler etkiler esnasında su emme katsayısının tayini determination of water absorption coefficient during capillary action of hardened mortar n.
Marine
bölgesel ekonomik etkiler regional economic effect n.
Medical
toksikolojik etkiler toxicological effect n.
radyasyonun neden olduğu genetik etkiler genetic disorders n.
ağır etkiler severe effects n.
genetik etkiler reproductive effects n.
advers etkiler adverse effects n.
sağlığa olan gecikmiş etkiler delayed health effect n.
fizyolojik etkiler görülene kadar kadar bir hastayı salsilik asit veya bileşikleri ile tedavi etme salicylise n.
istenmeyen etkiler undesirable effects n.
fizyolojik etkiler görülene kadar bir hastayı salsilik asit veya bileşikleri ile tedavi etme salicylize n.
ters etkiler adverse effects n.
sağlığa olumsuz etkiler adverse health effect n.
hafif etkiler mild effects n.
kanserin olduğu yer dışında oluşturduğu uzak etkiler paraneoplastic syndromes n.
geri dönüşlü toksik etkiler reversible toxicity effects n.
hafif etkiler mild effects n.
implantasyon sonrası lokal etkiler local effects after implantation n.
klinik etkiler clinical effects n.
etkiler ve semptomlar effects and symptoms n.
dolaşım düzenleyici etkiler procirculatory effects n.
ciddi yan etkiler serious side effects n.
diyabet karşıtı etkiler antidiabetic effects n.
düşük ekstrapiramidal yan etkiler low extrapyramidal side effects n.
tedaviye bağlı yan etkiler treatment-related side effects n.
nörolojik yan etkiler neurologic side effects n.
koruyucu etkiler protective effects n.
post operatif yan etkiler post-operative side effects n.
ilaca bağlı yan etkiler drug-related adverse effects n.
endokrin ve antikolinerjik yan etkiler endocrine and anticholinergic side effects n.
endokrin ve metabolik etkiler endocrine and metabolic effects n.
sistemik yan etkiler systemic adverse effects n.
bilinmeyen genetik etkiler unknown genetic effects n.
opioidlere bağlı yan etkiler opioid-related side effects n.
sistemik etkiler systemic effects n.
potansiyel ciddi yan etkiler potential serious side effects n.
yan etkiler adverse effects n.
istenmeyen yan etkiler unwanted side-effects n.
tedavi ile ortaya çıkan yan etkiler treatment-emergent adverse events n.
zihinsel bozuklukların tedavisinde ilaçların neden olduğu etkiler ve ilaçlar üzerine araştırma neuropsychopharmacology n.
(morfin gibi ilaçlarda) immünolojik etkiler ve önem immunopharmacology n.
istenmeyen etkiler adverse effects n.
(hastalıktan, rahatsızlıktan) kalan etkiler residual n.
Psychology
istenmeyen etkiler yaratan uyarıcı negative stimulus n.
insan davranışını belirleyen düşünce eğilimleri, örtülü etkiler ve sorgulanmayan varsayımlar zeitgeist n.
Pharmaceutics
başka bir maddeninkine benzer farmakolojik etkiler gösteren madde mimetic n.
gelincikte bulunup opyuma benzer etkiler gösteren kimyasal bir bileşik rhoeadine n.
etkileşime girip sağlığa zararlı etkiler oluşturmadığı veya birbirlerinin aktivitelerini azaltmadığı için birlikte uygulanabilen (ilaç tedavileri) compatible adj.
Food Engineering
iç etkiler intrinsic parameters n.
Statistics
sabit etkiler modeli fixed effects model n.
rasgele etkiler modeli random effects model n.
Biology
biyolojik etkiler biological effects n.
orta veya yüksek dozlarda tehlikeli olabilen maddelerin düşük dozda faydalı etkiler yarattığı doz-yanıt ilişkisi hormesis n.
Environment
makrosismik etkiler macroseismic effects n.
doz sonucundaki etkiler dose response n.
çevresel etkiler environmental effects n.
Geology
yüzeyin altındaki etkiler ile ilişkili olduğu düşünülen jeolojik özellikler palimpsest n.
buzul etkiler yaratmak glaciate v.
Cinema
etkiler kuşağı effects track n.
etkiler ses yolu effects track n.