expectations - Turco Inglés Diccionario

expectations

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "expectations" en diccionario turco inglés : 4 resultado(s)

Inglés Turco
General
expectations n. beklentiler
We now have a great duty to live up to these expectations in the forthcoming negotiations.
Önümüzdeki müzakerelerde bu beklentileri karşılamak gibi büyük bir görevimiz var.

More Sentences
Trade/Economic
expectations n. bekleyiş
expectations n. tahmin
Archaic
expectations n. miras beklentisi

Significados de "expectations" con otros términos en diccionario inglés turco: 97 resultado(s)

Inglés Turco
General
forward-looking expectations n. ileriye dönük beklentiler
forward-looking expectations n. ileriye dönük umutlar
future expectations n. geleceğe dair beklentiler
future expectations n. geleceğe ilişkin beklentiler
service beyond expectations n. beklentilerin ötesinde hizmet
high expectations n. yüksek beklentiler
service beyond expectations n. beklentinin ötesinde hizmet
positive expectations n. olumlu beklentiler
user expectations n. kullanıcı beklentileri
users' expectations n. kullanıcı beklentileri
subvert expectations n. beklentileri bozma
subvert expectations n. beklentileri boşa çıkarma
cover the expectations v. beklentileri karşılamak
meet the expectations v. beklentileri karşılamak
cover the expectations v. beklentiye cevap vermek
have great expectations (for) v. büyük umutlar bağlamak
have great expectations (for) v. büyük umutları olmak
have expectations v. beklenti içinde olmak
fall short of the expectations v. beklentilerine yetmemek
meet one's expectations v. beklentilerini karşılamak
live up to expectations v. beklentilere karşılık vermek
meet the customers' expectations v. müşteri beklentilerini karşılamak
satisfy the expectations v. beklentileri karşılamak
raise the expectations v. beklentileri yükseltmek
fulfill expectations v. beklentileri karşılamak
fulfill expectations v. beklentilere cevap vermek
have positive expectations v. olumlu beklentileri olmak
exceed all expectations v. tüm beklentileri aşmak
express one's expectations v. beklentilerini ifade etmek
fall short of the expectations v. beklentileri karşılamamak
subvert expectations v. beklentileri tersine çevirme
contrary to expectations adv. beklenilenin tersine
below expectations adv. beklentilerin altında
Phrasals
live up to (someone's) expectations v. (birinin) umduğu kadar iyi olmak
live up to (someone's) expectations v. (birinin) beklediği kadar iyi olmak
live up to (someone's) expectations v. (birinin) beklentilerini karşılamak
Phrases
contrary to (all) expectations expr. umulduğunun aksine
contrary to (all) expectations expr. umulanın aksine
we hope our offer meets your expectations expr. teklifimizin ihtiyaçlarınızı karşılayacağını ümit ederiz
Colloquial
great expectations n. büyük umutlar
contrary to expectations expr. beklenenin aksine
contrary to expectations expr. beklenenin tersine
contrary to expectations expr. umulanın tersine
contrary to expectations expr. umulanın aksine
Idioms
come up to someone's expectations v. beklentilerini karşılamak
come up to someone's expectations v. beklentileri karşılamak
live up to someone's expectations v. beklentileri karşılamak
come up to expectations v. beklendiği gibi olmak
come up to (one's) expectations v. (birinin) beklentilerini karşılamak
come up to (one's) expectations v. (birinin) beklediği gibi olmak
come up to expectations v. beklentileri karşılamak
measure up to (someone's) expectations v. (birinin) beklediği/istediği düzeyde olmak
meet (someone's) expectations v. (birinin) beklediği standartta/seviyede olmak
meet (someone's) expectations v. (birinin) beklediği/umduğu düzeyde olmak
measure up to (someone's) expectations v. (birinin) beklentilerini karşılamak
measure up to (someone's) expectations v. (birinin) beklediği kriterleri karşılamak
meet (someone's) expectations v. (birinin) beklentilerini karşılamak
measure up to (someone's) expectations v. (birinin) beklediği kadar başarılı olmak
measure up to (someone's) expectations v. (birinin) beklediği standartta/seviyede olmak
meet (someone's) expectations v. (birinin) beklediği/umduğu kadar iyi olmak
meet (someone's) expectations v. (birinin) beklediği kriterleri karşılamak
Speaking
against/contrary to (all) expectations expr. umulduğunun aksine
against/contrary to (all) expectations expr. umulanın aksine
my expectations from life expr. hayattan beklentilerim
Trade/Economic
inflationary expectations n. enflasyonist bekleyişler
return expectations n. getiri beklentisi
rational expectations macroeconomics n. rasyonel bekleyişler makroekonomisi
adaptive expectations theory n. uyarlanabilen bekleyişler teorisi
rational expectations n. rasyonel bekleyişler hipotezi
adaptive expectations theory n. ikramiye, prim, ek ödeme vb gelirlerin dışındaki asıl ödeme
expectations effect n. bekleyiş etkisi
expectations hypothesis n. bekleyişler hipotezi
rational expectations theory n. rasyonel beklentiler teorisi
homogeneous expectations n. homojen bekleyişler
rational expectations n. rasyonel beklentiler
expectations of consumers n. tüketicilerin beklentileri
adaptive expectations n. adaptif bekleyişler
exchange rate expectations n. döviz kuru bekleyişleri
rational expectations n. rasyonel bekleyişler
rational expectations equilibrium approach n. rasyonel bekleyişler denge yaklaşımı
expectations-augmented phillips curve n. bekleyişler eklentili phillips eğrisi
performance-expectations gap n. beklenen başarı boşluğu
turnover expectations n. ciro beklentileri
expectations of customers n. müşterilerin beklentileri
career expectations n. kariyer beklentileri
adaptive expectations n. uyumlu beklentiler
adaptive expectations n. uyumcu beklentiler
doctrine of reasonable expectations n. makul beklentiler doktrini
big sales expectations n. büyük satış beklentileri
far beyond the expectations expr. tahminlerin çok ötesinde
sheep (sky high earnings expectations possibly) abrev. çok yüksek kazanç getirebilecek olan riskli yatırım
Medical
patient expectations n. hasta beklentileri
Literature
subvert expectations n. bir hikaye, film, oyun veya benzeri içerikte, izleyicinin önceden tahmin ettiği veya beklediği sonuçların veya olayların bilinçli olarak değiştirilmesi
subverting expectations n. bir hikaye, film, oyun veya benzeri içerikte, izleyicinin önceden tahmin ettiği veya beklediği sonuçların veya olayların bilinçli olarak değiştirilmesi
subverting expectations n. beklentileri bozma
subverting expectations n. beklentileri boşa çıkarma
subverting expectations n. beklentileri tersine çevirme