fig. - Turco Inglés Diccionario

fig.

Significados de "fig." con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fig n. incir
General
coarse green fig n. çiçek inciri
fig leaf n. incir yaprağı
fig grove n. incirlik
sycamore fig n. firavuninciri
fig n. incir ağacı
fig n. giyim kuşam
purple fig n. patlıcan inciri
fig tree n. incir ağacı
sycamore fig n. firavun inciri
wild fig n. yaban inciri
light purple fig n. kavakinciri
fig n. önemsiz
fig n. donatım
fig seeds n. incir çekirdeği
fig raki n. incir rakısı
fig wax n. gondang ağacından elde edilen krem rengi sert ağda
fig leaf n. gizlemede yetersiz kalan şey
fig dust n. yulaftan yapılan kafes kuşu yemi
fig. (figure) n. resim
fig n. küçümsenebilir miktar
fig. (figuratively) n. mecazen
fig. (figure) n. figür
fig n. önemsiz miktar
fig n. umursama
fig out v. süslenmek
fig out v. süslemek
fig up v. süslenmek
fig out v. giydirip kuşatmak
not to care a fig v. metelik vermemek
fig out v. giyinip kuşanmak
fig up v. giyinip kuşanmak
fig v. süslemek
fig [obsolete] v. nah çekerek hakaret etmek
fig [uk] v. volta atmak
fig v. (atın) anüs veya vajinasına hızlı gitmesi için zencefil veya biber koymak
fig [uk] v. huzursuz bir şekilde dolanıp durmak
in full fig adj. tam teçhizatlı
not worth a fig adj. önemsiz
in full fig adj. giyinmiş kuşanmış
fig-shaped adj. incir biçiminde olan
fig. (figurative) adj. şekli
fig. (figurative) adj. mecazi
under one's vine and fig tree adv. kendi evinde rahat
fig abrev. (kısaca) şema
fig N. önemsiz şey
Phrasals
fig up v. giyinip kuşanmak
fig up v. çok şık giyinmek
fig out v. aşırı şık giyinmek
fig out v. süslenip püslenmek
fig out v. giyinip kuşanmak
fig up v. aşırı şık giyinmek
fig up v. süslenip püslenmek
fig out v. çok şık giyinmek
Colloquial
fig sign n. nah hareketi/işareti
the fig gesture n. nah işareti
moldy fig n. gerçek jazz müziğin, sadece türün tarihindeki notanın kullanılmadığı ilk zamanlarda olduğu görüşünü benimseyen kimse
Idioms
a fig leaf n. (bir kusuru gizlemek için) kulp/kılıf
not be worth a fig v. beş para etmemek
be not worth a fig v. beş para etmemek
be not worth a fig v. değersiz olmak
be not worth a fig v. bir değeri olmamak
be not worth a fig v. önemsiz olmak
be not worth a fig v. bir önemi olmamak
not give a fig (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç takmamak
not give a fig (for someone or something) v. (biri/bir şey) umurunda olmamak
not give a fig (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç umursamamak
not give a fig (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç tınmamak
not give a fig (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç sallamamak
not give a fig about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç takmamak
not give a fig about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç tınmamak
not give a fig about (someone or something) v. (biri/bir şey) umurunda olmamak
not give a fig about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç umursamamak
not give a fig about (someone or something) v. (birini/bir şeyi) hiç sallamamak
not worth a fig expr. beş para etmez
not worth a fig expr. incir çekirdeğini doldurmaz
in-full-fig expr. bayramlıklarıyla
Politics
diplomatic fig-leaf n. utanç verici bir konuyu gizleyen, örtbas eden politik fikir ya da eylem
fig n. 1995 yılında libya'da kurulan ve el kaide ile bağlantılı bir terör örgütü
Pathology
fig wart n. kondilom
fig wart n. genital siğil
Food Engineering
processing and packaging of fig n. incir işleme ve ambalajlama
Gastronomy
fig jam n. incir reçeli
fig pudding n. ıncir tatlısı
fresh fig n. taze incir
fig dessert n. incir tatlısı
dry fig n. kuru incir
fig paste n. incir ezmesi
dried fig n. kuru incir
dried fig n. kurutulmuş incir
Zoology
fig wasp n. incir yabanarısı
fig moth n. incir güvesi
fig moth n. larvaları bitkisel kökenli kumaşlarla ve hasırlarla beslenen bir güve türü
fig-shell n. ficidae familyasına mensup incir şekilli yumuşakça
fig-shell n. ficidae familyasına mensup yumuşakçaların incir formundaki kabuğu
fig-shell n. tonnidae familyasından olan yumuşakça
Botanic
purple fig n. patlıcan inciri
sycamore fig n. firavuninciri
mulberry fig n. firavuninciri
sycamore fig n. frenkinciri
mulberry fig n. frenkinciri
indian fig n. hint inciri
indian fig n. kaynanadili
indian fig opuntia n. hint inciri
indian fig opuntia n. kaynanadili
black fig n. kara incir
black fig n. siyah incir
sour fig n. kazayağı
sour fig n. yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
hottentot's fig n. yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
hottentot's fig n. kazayağı
hottentot fig (carpobrotus edulis) n. kazayağı
hottentot fig (carpobrotus edulis) n. yenilebilir posa içeren kapsül şeklinde meyveye sahip, az büyüyen etli güney afrika bitkisi
turkey fig [australia] n. hint inciri
turkey fig (ficus carica) n. incir
common fig n. incir
devil's fig n. büyük beyaz veya sarı çiçekleri ve dikenli yaprakları olan argemone cinsi bitki
india-rubber fig n. asya'nın tropikal bölgelerinde yetişen, assam kauçuğunun kaynağı olan cüce bir ağaç
rubber fig n. asya'nın tropikal bölgelerinde yetişen assam kauçuğunun kaynağı olan bir ev bitkisi olarak yetiştirilen cüce ağaç
india-rubber fig n. kauçuk ağacı
east indian fig tree (ficus bengalensis) n. kökleri havaya doğru büyüyerek gövde gibi görünen doğu hindistan ağacı
east indian fig tree (ficus bengalensis) n. bengal kauçuğu
banyan fig n. kökleri havaya doğru büyüyerek gövde gibi görünen doğu hindistan ağacı
banyan fig n. bengal kauçuğu
moreton bay fig (ficus macrophylla) n. genellikle gölgesi için dikilen bir avustralya incir ağacı
moreton bay fig (ficus macrophylla) n. moreton inciri
sacred fig n. budistlerin kutsal kabul ettiği büyük hint ağacı
sacred fig n. bodhi ağacı
sea fig (carpobrotus chilensis) n. güney afrika'ya özgü çiçekli bir bitki
sea fig (mesembryanthemum chilense) n. güney afrika'ya özgü çiçekli bir bitki
bay fig n. banyan'a benzeyen avustralya'ya özgü bir süs ağacı
little-leaf fig n. banyan'a benzeyen avustralya'ya özgü bir süs ağacı
port jackson fig n. banyan'a benzeyen avustralya'ya özgü bir süs ağacı
blue fig n. avustralya mavi incir ağacı meyvesi
blue fig n. avustralya mavi incir ağacı
port jackson fig n. küçük yapraklı kauçuk ağacı
botany bay fig n. küçük yapraklı kauçuk ağacı
port jackson fig n. port jackson inciri
little-leaf fig n. küçük yapraklı kauçuk ağacı
blue fig n. avustralya mavi incir ağacının parlak mavi renkli meyvesi
blue fig n. sert keresteli, parlak yeşil yapraklı ve parlak mavi yemişli bir avustralya ağacı
mistletoe fig n. ökseotununkilere benzer yaprakları olan ve genellikle saksı bitkisi olarak yetiştirilen çalı
strangler fig n. florida inciri
wild fig n. florida inciri
golden fig n. florida inciri
wild fig n. incir şeklinde meyvesi olan bir batı hint adaları bitkisi
florida strangler fig n. florida inciri
strangler fig n. imza çiçeği
common fig tree n. yenebilir meyvesi için yetiştirilen bir akdeniz ağacı
devil's fig n. kaynanadili

Significados de "fig." con otros términos en diccionario inglés turco: 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
kıçının üzerine oturmak (fig / lit) pratfall v.