figür - Turco Inglés Diccionario

figür

Significados de "figür" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
figür figure n.
Her aunt was a central figure in her life.
Teyzesi onun hayatında kilit bir figürdü.

More Sentences
figür figurine n.
Prehistoric figurines have been interpreted in many different ways.
Tarih öncesi figürler birçok farklı şekilde yorumlanmıştır.

More Sentences
Linguistics
figür figure n.
Her aunt was a central figure in her life.
Teyzesi onun hayatında kilit bir figürdü.

More Sentences
Painting
figür figure n.
Her aunt was a central figure in her life.
Teyzesi onun hayatında kilit bir figürdü.

More Sentences
General
figür fig. (figure) n.
Archaic
figür bosh [uk] n.

Significados de "figür" con otros términos en diccionario inglés turco: 107 resultado(s)

Turco Inglés
General
grotesk figür grotesque n.
belirsiz figür ambiguous figure n.
figür pateni figure skating n.
figür çizimi figure drawing n.
en önemli figür key figure n.
anahtar figür key figure n.
alt figür subfigure n.
posta pulu üzerinde amblem, figür, vb. içeren renkli alan label n.
bir arma levhası üzerinde yer alan figür charge n.
kare dansta ekstra figür veya nakarat trimming n.
grotesk figür mawkin [dialect] [uk] n.
grotesk figür malkin [dialect] [uk] n.
harekete geçirildiğinde kafa sallayan çinli kıyafetleri giymiş oturan küçük grotesk bir figür mandarin n.
(korkuluk gibi) giydirilmiş figür maumet [uk] n.
ejderhaya benzeyen figür wyvern n.
köy dansındaki yuvarlak bir figür hay n.
bazı fantastik saatlerde saat başı zili çalan figür minute-jack n.
eski köy danslarında bir figür hey n.
tercih edilen ara figür missing link n.
kültürel figür old man n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dorsel n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dorse [obsolete] n.
(yahudi folklorunda) insan görünümlü olup hayat bahşedilmiş el yapımı figür golem n.
haham loew tarafından 16. yüzyılda yapılmış insan görünümlü figür golem n.
18. yüzyılda yaşamış edebi bir figür coverley n.
hanedanlık armalarında kullanılan bir figür cross n.
(hanedan armalarında) gümüşten yuvarlak figür plate n.
origamiyle yapılan figür origami n.
merkezi figür central figure n.
ana figür central figure n.
kare dansta bir figür promenade n.
(hanedan armalarındaki iki figür) birbirine doğru atlayan countersalient adj.
(hanedan armalarındaki iki figür) birbirine doğru atlayan counter-salient adj.
temsili figür effigy N.
muzip figür trickster N.
Idioms
kültürel figür culture hero n.
Trade/Economic
finansal figür financial figure n.
Politics
ingiltere kralı i. james dönemine ait önemli figür jacobean n.
Textile
(halı dokumada) bir figür oluşturmak için aynı anda çekilmesi gereken ip grubu lash n.
Architecture
grotesk figür taşıyan çatı oluğu ağzı gurgoyle n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dorsale n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dorsal n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dossel n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dorser n.
(kilise sunağı arkasında veya mihrap yanında yer alan) asma figür dosel n.
kalıpları yapıtın eksenine eğik olan oval figür swash n.
Furniture
içine biri kötü diğeri iyi hava tahmini yapan iki figür yerleştirilmiş maket ev weather box n.
Medical
gömülü figür embedded figure n.
rey karmaşık figür testi rey-osterrieth complex figure test n.
rey karmaşık figür testi rey complex figure test n.
Psychology
gömülü figür testi embedded figure test n.
tersinden görülebilen figür reversible figure n.
muğlak figür ambiguous figure n.
yardımcı figür helpful figure n.
imkansız figür impossible figure n.
işitsel figür-zemin auditory figure-ground n.
figür-zemin çarpıtması figure-ground distortion n.
figür-zemin algısı figure-background perception n.
figür-zemin ayırt etme figure-ground discrimination n.
figür-zemin figure-ground n.
Biology
çekirdeğin anormal olarak üçe bölünmesi sonucu meydana gelmiş mitotik figür triaster n.
Astrology
zodyaktaki burçları ve onların sembollerini gösteren figür zodiac n.
Social Sciences
avrupa folklorunda sabrı ve itaati ile dikkat çeken figür griselda n.
ilk olarak güneybatı abd'deki kızılderililerin yaptığı kaya resimlerinde ve çömleklerde ortaya çıkmış genellikle kambur olarak betimlenen flüt çalan bir figür kokopelli n.
boer halkını temsil eden basmakalıp bir figür van der merwe [south africa] n.
Literature
figür anlatısı figural narrative n.
figür karakterleştirmesi figural characterization n.
Linguistics
cümlenin birkaç parçasının aynı isim haliyle veya çekim ekiyle bittiği figür homoioptoton n.
History
üzerinde mikail'i temsil eden figür bulunan eski bir ingiliz sikkesi angel-noble n.
üzerinde mikail'i temsil eden figür bulunan eski bir ingiliz sikkesi angel n.
eski mısır'da dini figür olarak kullanılan güneş şeklinde disk sun disc n.
eski mısır'da dini figür olarak kullanılan güneş şeklinde disk sun disk n.
armada arkası dönük görünen (kartal vb. figür) recursant adj.
Religious
meryem ananın ölümünü tasfir eden figür dormition of the virgin (koimesis) n.
evanjelist inancına göre yapılmış sembolik bir figür tetramorph n.
(hinduizm'de) günah çıkartan dini figür gooroo n.
vahiy kitabı'nda (apocalypse) yer alan kötücül bir figür beast n.
Sport
kare dansında bir figür change n.
dansta vurgulu bir harekete geçiş için yapılan figür anacrusis n.
akrobat ve dansçıların ellerini birleştirip havaya kaldırarak yaptıkları kemer veya çatı benzeri figür bridge n.
artistik buz pateninde bir figür grapevine n.
valste bir figür grapevine n.
yapılan figür ardından paten bıçaklarının buzda bıraktığı iz pattern n.
Art
kabartma figür/şekil embossed figure n.
sanatta çıplak figür nudity [rare] n.
çıplak vücut veya figür çalışmalarını destekleyen kimse nuditarian n.
ön ve profil görünümleri arasında kalan kafa veya figür gösterimi three–quarter view n.
balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür ile başlayıp arabesk figür ile biten sıçrama tour jeté n.
balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür battement n.
balede bacağı diğer bacağa vurarak yapılan figür ile başlayıp arabesk figür ile biten sıçrama jeté en tournant n.
(balede) bir kolu ve bacağı geriye, diğer kol ve bacağı arkaya yönelterek yapılan figür arabesque n.
nefret edilen bir kişi veya gruba ait kaba figür ya da temsili kukla effigy n.
çin ve japon sanat ve zanaatında rastlanan küçük grotesk bir figür magot n.
figür ve nesneleri göze göründükleri şekliyle ifade etmeyi hedefleyen bir sanat biçimi representational art n.
(madeni para üzerinde yer alan) figür iconography n.
(heykel, figür) orijinal olmak sit v.
grafik sanatı, resim veya heykelde figür olarak tasvir edilen figured adj.
Music
iskoç folk dansında üç kişiyle yapılan 8 hareketli bir figür reel of three n.
müzikal bir figür veya fikrin orijinal versiyonun ritmik veya melodik olarak değiştirilmesi metamorphosis n.
balo salonu dansında bir figür roll n.
(bazı yerel danslarda) elleri karşılıklı tutuşturarak yapılan bir figür poussette n.
Painting
çıplak figür naked figure n.
giyimli figür dressed figure n.
Cinema
figür veya siluetlerin seçilen belirli alanları maskelediği film travelling matte n.
figür veya siluetlerin seçilen belirli alanları maskelediği film travelling matt n.
Mythology
(bazı efsanelerde) önceki düzeni bugünkü dünya düzenine dönüştüren figür transformer n.
Anthropology
buğday saplarından yapılan geleneksel bir figür corn dolly n.