fil- - Turco Inglés Diccionario

fil-

Significados de "fil-" con otros términos en diccionario inglés turco: 3 resultado(s)

Inglés Turco
Trade/Economic
fil n. yemen cumhuriyeti'nde para birimi
fil n. bahreyn, ırak, ürdün ve kuveyt'te kullanılan bir para birimi
fil n. birleşik arap emirlikleri'nde para birimi

Significados de "fil-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
fil elephant n.
General
fil vb. yavrusu calf n.
azgın fil rogue n.
fil seyisi mahout n.
fil hortumu elephant's trunk n.
fil kulağı (bir tür bitki) elephant ear n.
fil hortumu trunk n.
kızgın fil must n.
fil hastalığı elephantiasis n.
fil yürüyüşü elephant walk n.
fil derisi cetra n.
fil dişi sahilleri ivory coast n.
(fil) hortum trunk n.
fil terbiyecilerinin kullandığı bir tür nodul veya üvendire ankus n.
fil kuyruğu elephant tail n.
fil eğitimi elephant training n.
fil hortumu elephant trunk n.
fil dişi ivory n.
fil dişi eşya ivory n.
fil ayağı vazo elephant-foot vase n.
büyük fil big elephant n.
sirkteki fil elephant in the circus n.
yavru fil baby elephant n.
fil(in) dişi elephant's tusk n.
(ayı balığı, fil gibi hayvanların) uzun azı dişleri tusks n.
fil kulağı elephant ear n.
(hindistan'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı keddah n.
(hindistan ve myanmar'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı kheda n.
beyaz fil şeklinde rozet veya amblem white elephant n.
fil dişi whale's bone n.
fil bull n.
hayvanat bahçesinde yaşayan fil bull n.
(fil dişinden) antik boynuz olifant n.
(fil dişinden) eski boynuz olifant n.
fil eti elephant meat n.
(çocuk dilinde) fil jumbo n.
fil gibi yemek eat like an elephant v.
fil ile ilgili elephantine adj.
fil gibi huge adj.
fil gibi elephantine adj.
fil gibi enormous adj.
fil gibi tusklike adj.
altın ve fil dişinden yapılmış chryselephantine adj.
kısır (fil) rogue adj.
yalnız (fil) rogue adj.
fil (satranç) bishop N.
Colloquial
beyaz fil a white elephant n.
beş en tehlikeli afrika memelisi olan gergedan, fil, bufalo, aslan ve leopara avcıların verdiği isim the big five n.
fil pachyderm n.
Idioms
ortamdaki fil the elephant in the corner n.
odadaki fil the elephant in the corner n.
fil dişi kule an ivory tower n.
fil dişi kule an ivory tower n.
fil dişi kule an ivory tower n.
züccaciye dükkanına girmiş fil bull in a china shop n.
odadaki fil elephant in the corner n.
ortamdaki fil elephant in the corner n.
fil gibi yemek eat like a horse v.
fil hafızalı olmak have a memory like an elephant v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek be nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs v.
fil dişi kuleden bakmak work in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak work in an ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak live in an ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak live in one's ivory tower v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek be like a bull in a china shop v.
fil dişi kuleden bakmak dwell in an ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak dwell in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak be in one's ivory tower v.
fil dişi kulede/kulesinde olmak be in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden/kulesinden bakmak dwell in an ivory tower v.
fil dişi kuleden/kulesinden bakmak dwell in one's ivory tower v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi (as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs adj.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi (like a) bull in a china shop adj.
fil dişi kulede in one's ivory tower expr.
fil dişi kulede in an ivory tower expr.
Speaking
fil taklidimi görmek ister misin? do you want to see my impression of an elephant? expr.
Technical
fil derisi oluşumu elephant skin effect n.
vulkanize kauçuk ve fil dişi yerine kullanılan bir bileşik parkesine n.
Textile
fil hortumuna benzeyen kazak kolu trunk sleeve n.
Automotive
fil motor elephant motor n.
Medical
fil phile n.
fil hastalığı lymphoedema (brit) n.
fil hastalığı lymphedema n.
alt bacaklarda görülen fil hastalığı podoconiosis n.
fil hastalığı lymphatic filariasis n.
Pathology
fil hastalığı elephansy n.
fil hastalığının sıcak iklimde görülen bir formu barbados leg n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz bancroftian filariasis n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz mumu n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz bancroft's filariasis n.
fil hastalığı ile ilgili elephantiac adj.
Gastronomy
fil kulağı elephant ear n.
Biology
fosil fil fossil elephant n.
Zoology
fil foku elephant seal n.
fil faresi elephant shrew n.
fil hortumu proboscis n.
uzun dişli fil tusker n.
fil hortumu elephant's trunk n.
fil foku mirounga leonina n.
fil faresi macroscelides proboscideus n.
fil gibi kalın derili memeli hayvan pachyderm n.
miyosen ve pliyosen devirlerinde soyu tükenmiş bir fil cinsi gomphotherium n.
miyosen ve pliyosen devirlerinde soyu tükenmiş bir fil cinsi trilophodon n.
toynakları ayak etrafında tek dizi halinde bulunan, fil ve gergedan benzeri bir grup otçul memeli anisodactyla n.
güney ve güneydoğu asya'ya özgü, afrika fillerinden daha küçük kulakları olan bir fil asian elephant (elaphas maximus) n.
güney ve güneydoğu asya'ya özgü, afrika fillerinden daha küçük kulakları olan bir fil asiatic elephant n.
fil sivri fareleri jumping shrew n.
albino fil white elephant n.
fil gibi 1 tondan daha ağır olan büyük otoburlara verilen ad megaherbivore n.
böcek yiyengiller takımına mensup fil faresi ve sivri sincapçıkları içeren bir alt takım suborder menotyphla n.
böcek yiyengiller takımına mensup fil faresi ve sivri sincapçıkları içeren bir alt takım menotyphla n.
bir afrika fil cinsi genus loxodonta n.
bir afrika fil cinsi loxodonta n.
fil olifant n.
düz dişli fil straight-tusked elephant (palaeoloxodon antiquus) n.
cüce fil pygmy elephant n.
afrika fil faresi petrodrome n.
fil hortumu promuscis [obsolete] n.
fil gibi elephantine adj.
Botanic
fil kulağı alocasia n.
fil kulağı elephant's ear n.
fil kulağı elephant ear n.
fil çimeni miscanthus n.
fil otu miscanthus n.
fil otu elephant grass n.
fil otu napier grass (pennisetum purpureum) n.
fil ayağı hottentot bread vine n.
fil ayağı tortoise plant (dioscorea elephantipes) n.
fil ayağı hottentot's bread vine n.
fil ayağı elephant's-foot n.
fil kulağı elephant's ear n.
fil kulağı elephant ear n.
fil kulağı alocasia n.
fil ayağı elephant's foot (dioscorea elephantipes) n.
fil kulağı elephant's-ear n.
fil kulağı ağacı elephant's ear n.
fil ağacı elephant tree n.
fil sarımsağı elephant garlic (allium ampeloprasum var. ampeloprasum) n.
fil elması wood apple n.
fil elması meyvesi wood apple n.
fil elması wood apple n.
fil elması ağacından elde edilip arap zamkı gibi kullanılan reçine wood apple n.
fil kulağı bitkisi elephant ear (alocasia zebrina) n.
fil ayağı bitkisinin kalın ve yenebilir kökü hottentot's bread n.
fil ayağı bitkisinin kalın ve yenebilir kökü hottentot bread n.
fil azığı spekboom n.
Breeding
sürüden ayrılarak tek dolaşan kısır fil rogue elephant n.
azgın fil benzeri büyük hayvan rogue n.
vahşi fil rogue n.
History
amerikan yerlilerinin eskiden para olarak kullandığı fil dişi şeklinde kabuk tusk shell n.