fil - Turco Inglés Diccionario

fil

Significados de "fil" en diccionario turco inglés : 3 resultado(s)

Inglés Turco
Trade/Economic
fil n. bahreyn, ırak, ürdün ve kuveyt'te kullanılan bir para birimi
fil n. birleşik arap emirlikleri'nde para birimi
fil n. yemen cumhuriyeti'nde para birimi

Significados de "fil" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
fil elephant n.
It is illegal to hunt elephants in the region.
Bölgede fillerin avlanması kanunen yasaktır.

More Sentences
Chess
fil bishop n.
While playing chess with his friend Maverick, he made the wrong move and lost one of his bishops.
Arkadaşı Maverick ile satranç oynarken yanlış bir hamle yaptı ve fillerinden birini kaybetti.

More Sentences
General
fil bull n.
Colloquial
fil pachyderm n.
Medical
fil phile n.
Zoology
fil olifant n.
Archaic
fil oliphant n.

Significados de "fil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
fil hortumu trunk n.
fil seyisi mahout n.
azgın fil rogue n.
kızgın fil must n.
fil kulağı (bir tür bitki) elephant ear n.
fil yürüyüşü elephant walk n.
fil hastalığı elephantiasis n.
fil vb. yavrusu calf n.
fil hortumu elephant's trunk n.
fil derisi cetra n.
fil dişi sahilleri ivory coast n.
(fil) hortum trunk n.
fil terbiyecilerinin kullandığı bir tür nodul veya üvendire ankus n.
fil kuyruğu elephant tail n.
fil eğitimi elephant training n.
fil hortumu elephant trunk n.
fil dişi ivory n.
fil dişi eşya ivory n.
fil ayağı vazo elephant-foot vase n.
sirkteki fil elephant in the circus n.
yavru fil baby elephant n.
büyük fil big elephant n.
fil(in) dişi elephant's tusk n.
(ayı balığı, fil gibi hayvanların) uzun azı dişleri tusks n.
fil kulağı elephant ear n.
(hindistan'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı keddah n.
(hindistan ve myanmar'da) yabani fil yakalamakta kullanılan bir yapı kheda n.
beyaz fil şeklinde rozet veya amblem white elephant n.
fil dişi whale's bone n.
hayvanat bahçesinde yaşayan fil bull n.
(fil dişinden) eski boynuz olifant n.
(fil dişinden) antik boynuz olifant n.
fil eti elephant meat n.
(çocuk dilinde) fil jumbo n.
fil gibi yemek eat like an elephant v.
fil gibi huge adj.
fil gibi enormous adj.
fil gibi elephantine adj.
fil ile ilgili elephantine adj.
fil gibi tusklike adj.
altın ve fil dişinden yapılmış chryselephantine adj.
yalnız (fil) rogue adj.
kısır (fil) rogue adj.
fil (satranç) bishop N.
Colloquial
beyaz fil a white elephant n.
beş en tehlikeli afrika memelisi olan gergedan, fil, bufalo, aslan ve leopara avcıların verdiği isim the big five n.
Idioms
ortamdaki fil the elephant in the corner n.
odadaki fil the elephant in the corner n.
fil dişi kule an ivory tower n.
fil dişi kule an ivory tower n.
fil dişi kule an ivory tower n.
züccaciye dükkanına girmiş fil bull in a china shop n.
odadaki fil elephant in the corner n.
ortamdaki fil elephant in the corner n.
fil gibi yemek eat like a horse v.
fil hafızalı olmak have a memory like an elephant v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek be nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs v.
fil dişi kuleden bakmak work in an ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak work in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak live in an ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak live in one's ivory tower v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi olmak/hissetmek be like a bull in a china shop v.
fil dişi kuleden bakmak dwell in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak dwell in an ivory tower v.
fil dişi kulede/kulesinde olmak be in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden bakmak be in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden/kulesinden bakmak dwell in one's ivory tower v.
fil dişi kuleden/kulesinden bakmak dwell in an ivory tower v.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi (as) nervous as a long-tailed cat in a room full of rocking chairs adj.
züccaciye dükkanına girmiş fil gibi (like a) bull in a china shop adj.
fil dişi kulede in an ivory tower expr.
fil dişi kulede in one's ivory tower expr.
Speaking
fil taklidimi görmek ister misin? do you want to see my impression of an elephant? expr.
Technical
fil derisi oluşumu elephant skin effect n.
vulkanize kauçuk ve fil dişi yerine kullanılan bir bileşik parkesine n.
Textile
fil hortumuna benzeyen kazak kolu trunk sleeve n.
Automotive
fil motor elephant motor n.
Medical
fil hastalığı lymphoedema (brit) n.
fil hastalığı lymphedema n.
alt bacaklarda görülen fil hastalığı podoconiosis n.
fil hastalığı lymphatic filariasis n.
Pathology
fil hastalığı elephansy n.
fil hastalığının sıcak iklimde görülen bir formu barbados leg n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz bancroftian filariasis n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz mumu n.
sivrisinek larvaları ile bulaşan ve genellikle fil hastalığına yol açan bir filaryaz bancroft's filariasis n.
fil hastalığı ile ilgili elephantiac adj.
Gastronomy
fil kulağı elephant ear n.
Biology
fosil fil fossil elephant n.
Zoology
fil foku elephant seal n.
fil faresi elephant shrew n.
fil hortumu proboscis n.
uzun dişli fil tusker n.
fil hortumu elephant's trunk n.
fil faresi macroscelides proboscideus n.
fil foku mirounga leonina n.
fil gibi kalın derili memeli hayvan pachyderm n.
miyosen ve pliyosen devirlerinde soyu tükenmiş bir fil cinsi trilophodon n.
miyosen ve pliyosen devirlerinde soyu tükenmiş bir fil cinsi gomphotherium n.
toynakları ayak etrafında tek dizi halinde bulunan, fil ve gergedan benzeri bir grup otçul memeli anisodactyla n.
güney ve güneydoğu asya'ya özgü, afrika fillerinden daha küçük kulakları olan bir fil asiatic elephant n.
güney ve güneydoğu asya'ya özgü, afrika fillerinden daha küçük kulakları olan bir fil asian elephant (elaphas maximus) n.
fil sivri fareleri jumping shrew n.
albino fil white elephant n.
fil gibi 1 tondan daha ağır olan büyük otoburlara verilen ad megaherbivore n.
böcek yiyengiller takımına mensup fil faresi ve sivri sincapçıkları içeren bir alt takım menotyphla n.
böcek yiyengiller takımına mensup fil faresi ve sivri sincapçıkları içeren bir alt takım suborder menotyphla n.
bir afrika fil cinsi loxodonta n.
bir afrika fil cinsi genus loxodonta n.
düz dişli fil straight-tusked elephant (palaeoloxodon antiquus) n.
cüce fil pygmy elephant n.
afrika fil faresi petrodrome n.
fil hortumu promuscis [obsolete] n.
fil gibi elephantine adj.
Botanic
fil kulağı alocasia n.
fil kulağı elephant ear n.
fil kulağı elephant's ear n.
fil otu miscanthus n.
fil çimeni miscanthus n.
fil otu napier grass (pennisetum purpureum) n.
fil otu elephant grass n.
fil ayağı hottentot's bread vine n.
fil ayağı elephant's-foot n.
fil ayağı tortoise plant (dioscorea elephantipes) n.
fil ayağı hottentot bread vine n.
fil kulağı alocasia n.
fil kulağı elephant's ear n.
fil kulağı elephant ear n.
fil ayağı elephant's foot (dioscorea elephantipes) n.
fil ağacı elephant tree n.
fil sarımsağı elephant garlic (allium ampeloprasum var. ampeloprasum) n.
fil kulağı ağacı elephant's ear n.
fil kulağı elephant's-ear n.
fil elması wood apple n.
fil elması ağacından elde edilip arap zamkı gibi kullanılan reçine wood apple n.
fil elması wood apple n.
fil elması meyvesi wood apple n.
fil kulağı bitkisi elephant ear (alocasia zebrina) n.
fil ayağı bitkisinin kalın ve yenebilir kökü hottentot's bread n.
fil ayağı bitkisinin kalın ve yenebilir kökü hottentot bread n.
fil azığı spekboom n.
Breeding
azgın fil benzeri büyük hayvan rogue n.
vahşi fil rogue n.
sürüden ayrılarak tek dolaşan kısır fil rogue elephant n.
History
amerikan yerlilerinin eskiden para olarak kullandığı fil dişi şeklinde kabuk tooth shell n.
amerikan yerlilerinin eskiden para olarak kullandığı fil dişi şeklinde kabuk tusk shell n.
Geography
fil adası elephantine n.
Geology
ingiltere, brighton'daki fil fosilleri elephant bed n.
fil yatağı elephant bed n.
Hunting
afrika'da spor amacıyla avlanan beş büyük memeli (leopar, aslan, afrika mandası, gergedan ve fil) the big five n.