fish - Turco Inglés Diccionario

fish

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

fish — Definition

Significado:
balık, balık tutmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /fɪʃ/ – BrE /fɪʃ/)
Categoría gramatical:
İsim: fish (fish/fishes); Fiil: fish (fishes – fished – fishing)

Significados de "fish" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fish n. balık
She named her fish Jason and Tom.
Balıklarına Jason ve Tom isimlerini verdi.

More Sentences
General
fish n. balıklar
It is important not to overfeed your fish.
Balıklarınızı aşırı beslememek önemlidir.

More Sentences
fish n. balık
She named her fish Jason and Tom.
Balıklarına Jason ve Tom isimlerini verdi.

More Sentences
fish n. balık eti
I don't like eating fish.
Balık eti yemeyi sevmem.

More Sentences
fish v. avlamak
The catches the Community fleet can benefit from are the surplus resources which the local fleet cannot fish.
Topluluk filosunun yararlanabileceği avlar, yerel filonun avlayamadığı ihtiyaç fazlası kaynaklardır.

More Sentences
fish v. balık avlamak
In the Baltic Sea, we could have fished three times as much as we are doing today.
Baltık Denizi'nde bugün yaptığımızın üç katı kadar balık avlayabilirdik.

More Sentences
fish v. balığa çıkmak
I've never been fishing with Tom.
Tom'la hiç balığa çıkmadım.

More Sentences
fish v. araştırmak
He fished around his pockets and found the keys.
Ceplerini araştırıp anahtarlarını buldu.

More Sentences
fish v. bulup çıkarmak
I don't like people fishing about my personal matters.
İnsanların özel meselelerimi bulup çıkarmasından hoşlanmıyorum.

More Sentences
fish v. balık tutmak
Fishing requires patience.
Balık tutmak sabır gerektirir.

More Sentences
fish v. avlanmak
It is forbidden to fish in the area.
Bu bölgede balık avlamak yasaktır.

More Sentences
Zoology
fish n. balıklar
It is important not to overfeed your fish.
Balıklarınızı aşırı beslememek önemlidir.

More Sentences
General
fish v. denizden çıkarmak
fish v. tutmak
fish v. kuyuda kaybolan eşyaları kurtarmak
fish v. kuyuda kaybolan eşyaları kurtarmaya çalışmak
fish v. (övgü, iltifat) beklemek
fish v. (selamet ordusundan kimse) insanları hristiyanlığa davet etmek
fish v. (elektrik kablosu) çekmek
fish v. (çapaya ait) tırnağı çekmek
Colloquial
fish v. zarf atmak
Idioms
fish n. derya kuzusu
Technical
fish n. (demiryolu) cebire
fish n. cebire bulonu
fish n. bağlantı elemanı
fish n. bağlantı eklemi
fish n. ek yeri
fish v. kablo çekmek
fish v. çapa tırnağını kaldırmak
Fishery
fish v. balık tutmaya hazırlanmak
fish v. balık tutmaya uygun olmak
Religious
fish v. misyonerlik yapmak
Music
fish n. partnerlerin birbirine sarılarak yaptığı bir dans
Painting
fish n. balık sureti
Slang
fish n. çaylak
fish n. çömez mahkum
fish n. akılsız kimse
fish n. beceriksiz kimse
fish n. sakar kimse
fish n. alık kimse
fish n. aptal kimse
fish n. acemi poker oyuncusu
fish n. deneyimsiz poker oyuncusu
fish n. kiralık katil
fish n. para
fish n. mangır
fish n. sipali
fish n. papel
fish n. taze mahkum
fish interj. ha siktir
fish expr. siktir

Significados de "fish" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
fish oil n. balık yağı
tuna fish n. ton balığı
fish bone n. kılçık
fish meat n. balık eti
General
game fish n. avlanınca direnen balık
fish tank n. akvaryum
odd fish n. tuhaf tip
fish eggs n. balık yumurtası
salt fish n. tuzlama balık
salt fish n. tuzlu balık
tuna fish n. tuna balığı
cold fish n. frigo
two wing flying fish n. iki kanatlı uçan balık
seed fish n. yavru balık
fish story n. masal
wholesale fish market n. balıkhane
fish handling facilities n. balık işleme tesisleri
rib bones of a large fish n. gelmiç
tuna fish salad n. tuna balığı salatası
fish poison n. balıkotu
fish filet n. balık bifteği
fish oil n. balıkyağı
tin fish n. torpido
fish odor n. balık kokusu
fish breeding n. balık üretme
fish farm n. balık çiftliği
queer fish n. garip bir kimse
fish stock n. balık rezervi
brown fish owl n. balıkbaykuşu
backbone of a fish n. çopra
fish story n. hikaye
queer fish n. antika
fish as laboratory animals n. laboratuvar hayvanları olarak balıklar
odd fish n. tuhaf adam
fish installation n. kuzuluk
queer fish n. kaşmerdikoz
scorpion fish n. iskorpit
school of fish n. corum
tinned fish n. balık konservesi
queer fish n. acayip tip
fish hardling n. balık işleme
fish hunter n. balık avcısı
fish ball n. balık köftesi
fish spear n. zıpkın
sting fish n. barsam
fish steak n. balık bifteği
fish soup n. balık çorbası
fish fry n. yavru balık
fish broth n. balık suyu
parrot fish n. papağanbalığı
handsaw fish n. testere balığı
fish fry n. kızarmış balık
flesh of fish n. balık eti
tuna fish n. konserve tonbalığı
kettle of fish n. kargaşa
fish story n. palavra
fish scale n. balık pulu
fish scale n. pul
ink fish n. sübye
fish weir n. kuzuluk
fish line n. misina
cold fish n. soğuk kimse
fish eye n. balık gözü
kettle of fish n. karmaşık iş
fish barrier n. kuzuluk
gadoid fish n. morina balığı
odd fish n. acayip tip
queer fish n. tuhaf bir kimse
fish carcass n. balık leşi
anemone fish n. anemon balığı
fried fish n. balık tavası
pilot fish n. maltapalamudu
fish hat n. balık şeklinde şapka
flying fish n. uçanbalık
fish cake n. balık köftesi
fish market n. balık pazarı
fish and chips n. balık ve patates cipsi
fish farmer n. balık yetiştiricisi
fish family n. balık ailesi
cold fish n. soğuk balık
atlantic flying fish n. uçarkefal
freshwater fish n. tatlı su balıkları
fish memory n. balık hafızası
fish types n. balık çeşitleri
fish market n. balık hali
first class fish restaurant n. birinci sınıf balık restoranı
devil-fish n. ahtapot
fish-bellied girder n. balıksırtı kiriş
fish-eye lens n. balıkgözü objektif
fish-grading n. balık boylama
saltwater fish n. tuzlu su balığı
fresh fish n. top ateşiyle ölmesi kuvvetle muhtemel birlik
fresh fish n. savaşa giden askerler (ölme ihtimali ile)
aquarium fish n. akvaryum balığı
aquarium fish n. süs balığı
ornamental fish n. süs balığı
fish knife n. balık bıçağı
little fish n. küçük balık
small fish n. küçük balık
canned fish n. balık konservesi
rumble fish n. siyam balığı (film)
go fish n. bir kağıt oyunu
go fish n. bir kart oyunu
memory like a fish n. balık hafıza
bottom fish n. dip balığı
bottom fish n. dipte yaşayan balık
school of fish n. balık sürüsü
feeder fish n. yem balığı
feeder fish n. yemlik balık
gold fish n. japon balığı
band fish n. kurdela balığı
devil fish n. ahtapot
fish smell n. balık kokusu
fish restaurant n. balık restoranı
fish restaurant n. balık lokantası
a school of fish n. balık sürüsü
raw fish n. çiğ balık
cuttle fish n. sübye
fish care n. balık bakımı
oily fish n. yağlı balık
fish glass n. fanus
fish skin n. balık derisi
fish scaler n. balık pulu temizleme fırçası
slippery fish n. poşet dosya
tamarind fish n. demirhindi bitkisinin asidiyle terbiye edilerek pişirilen bir çeşit doğu hint balığı
ocean fish n. okyanus balığı
school of fish n. balık sürüsü
game fish n. av balığı
game fish n. avlanması yasak olmayan balık
game fish n. somongillere ait balık
odd fish n. tuhaf şey
odd fish n. acayip şey
odd fish n. garip şey
poor fish n. aptal kimse
poor fish n. ahmak kimse
poor fish n. mankafa
fish fry n. taze balık yakalanıp pişirilen piknik
fish bowl n. akvaryum
fish bowl n. balık kasesi
fish shop n. balık dükkanı
fish story n. sallama
fish slice [uk] n. spatula
fish strainer n. balık kevgiri
fish trowel n. spatula
fish-and-chip shop [uk] n. balık kroket ve patates kızartması satılan dükkan
fish shop n. balıkçı dükkanı
fish strainer n. balık süzgeci
fish story n. abartı
fish pond n. eşyaların çubuk veya misina vasıtasıyla çıkarıldığı bir tür torba
fish with a hook v. olta iğnesi ile balık avlamak