footler - Turco Inglés Diccionario

footler

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

footler — Definition

Significado:
ayak, ölçü birimi
Pronunciación (IPA):
(AmE /fʊt/ – BrE /fʊt/)
Categoría gramatical:
İsim: foot (feet)

Significados de "footler" en diccionario turco inglés : 33 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
General
foot n. adım
What mattered was at last to get a foot in the door, which can then be opened a bit wider by the next blast of wind.
Önemli olan nihayet kapıdan içeri bir adım atabilmekti; bu kapı bir sonraki rüzgarla biraz daha açılabilir.

More Sentences
foot n. etek (dağ)
Hotel du Chateau is a hotel situated at the foot of Annecy Castle.
Hotel du Chateau, Annecy Kalesi'nin eteğinde yer alan bir oteldir.

More Sentences
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
foot n. (şiirde) ölçü
The poem consists of four feet.
Şiir dört ölçüden oluşmaktadır.

More Sentences
foot v. ödemek
The European Union is footing that particular bill.
Bu faturayı Avrupa Birliği ödüyor.

More Sentences
Technical
foot n. 0,3048 m
My hair became a foot tall.
Saçlarım otuz santim uzunluğa ulaştı.

More Sentences
Automotive
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
Medical
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
Math
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
Linguistics
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
Sport
foot n. ayak
Most mammals are four-footed.
Çoğu memeli dört ayaklıdır.

More Sentences
General
foot n. piyade birliği
foot n. ayakucu
foot n. alt
foot n. kadem
foot n. dip
foot n. fut
foot n. oturak
foot n. son
foot n. piyade
foot v. gitmek
foot v. oynamak
foot v. hesaplamak
foot v. çıkarmak
foot v. yaya yürümek
foot N. ölçü birimi
Marine
foot n. altabaso yakası
Zoology
foot n. hayvan ayağı
foot n. pati
foot n. pençe
foot n. hayvan ayağı
Meteorology
foot n. meteorolojide fazla kullanılmayan ayak

Significados de "footler" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
by foot adv. yürüyerek
by foot adv. yayan
General
doe foot applicator n. kıvrık uçlu aplikatör
cloven foot n. şeytan
on a war foot n. yolcu durumunda
athlete's foot n. madura ayağı
foot note n. dip not
foot rule n. cetvel
foot binding n. çin kültüründe kadınların küçük yaştan itibaren fazla büyümemesi için ayaklarına demir ayakkabılar giymesi
running foot n. bilgi notu
foot wall n. ayak duvarı
club foot n. yumru ayak
cloven foot n. çatal tırnaklı
foot doctor n. ayak doktoru
foot rule n. ayar
cubic foot n. ayak küp 0,028 m3
hare's foot n. balza ağacı
ball of the foot n. ayak parmaklarının kökü
foot dragging n. ayak sürüme
one foot in the grave n. bir ayağı çukurda
crow's foot n. karga ayağı
mountain foot n. dağ eteği
square foot n. amerikalıların kullandığı yüzölçümü birimi
foot brake n. ayak freni
yellow foot n. sarı ayak
tread under foot n. çiğneme
neat's foot n. paça
foot bridge n. yaya köprüsü
foot dragging n. bahane ile oyalama
foot rule n. ölçü
flat foot n. düztabanlık
athlete's foot n. mantar
foot servant n. ayakçı
foot passenger n. yaya yolcu
bare foot n. çıplak ayak
foot valve n. taban supabı
foot valve n. taban vanası
foot traffic n. yaya trafiği
cleft foot n. çift tırnaklı ayak
cubic foot n. ayak küp
cubic foot n. fut küp
bird's-foot trefoil n. sarı çiçekli gazal boynuzu
doe-foot applicator n. kıvrık uçlu fırça
foot-and-mouth disease n. şap hastalığı
calves-foot n. paça
foot-ton n. ayak-ton
doe-foot applicator n. kıvrık uçlu aplikatör
neat's-foot oil n. sığır ayağı yağı
pounds per foot n. libre-ayak
pounds per cubic foot n. libre
pounds per square foot n. libre-ayak kare
pounds per cubic foot n. ayak küp
crow's foot n. göz kenarındaki kırışıklıklar
crow's foot n. göz etrafındaki kaz ayağı tabir edilen kırışık bölge
crow foot n. göz kenarındaki kırışıklıklar
bird's foot n. göz kenarındaki kırışıklıklar
big foot n. koca ayak
foot massage n. ayak masajı
foot prints n. ayak izleri
big foot n. büyük ayak
crow foot n. göz kenarı kırışıklıkları
crow's foot n. göz kenarındaki kırışıklık
crow foot n. göz kırışıklıkları
bird's foot n. göz kırışıklıkları
crow foot n. göz kenarındaki kırışıklık
crow's foot n. göz kırışıklıkları
bird's foot n. göz kenarındaki kırışıklık
bird's foot n. göz kenarı kırışıklıkları
crow's foot n. göz kenarı kırışıklıkları
goat foot n. keçi ayağı
foot stool n. ayak taburesi
chicken foot n. tavuk ayağı
light foot n. yaya yürüyüş
foot print n. ayak izi
foot patrol n. yaya devriye
foot patrol officer n. yaya devriye
foot patrol officer n. yaya devriye görevlisi
woman's foot n. kadın ayağı
web-foot n. perde ayak
web-foot n. perdeli ayak
elephant-foot vase n. fil ayağı vazo
foot size n. ayak numarası
foot slope n. etek (dağ)
foot slope n. alt/aşağı eğim/rampa
foot-race n. koşu yarışı
rabbit foot n. tavşan ayağı
rabbit's foot n. tavşan ayağı
foot of a rabbit n. tavşan ayağı
cloven foot n. çatal tırnak
foot post n. yaya posta dağıtımı
foot post n. yaya posta
foot post n. yaya devriye
foot tapping n. ayak ile ritm tutma
foot tapping n. ayak vurma
first person to set foot on the moon n. aya ilk ayak basan kişi
first person to step foot on the moon n. aya ilk ayak basan kişi
foot odor n. ayak kokusu
foot odour n. ayak kokusu
foot bath n. ayak banyosu
foot stool n. ayak iskemlesi
pinching foot n. ayakkabının ayağı vurması
broken foot n. kırık ayak
foot files n. ayak törpüsü
trench foot n. siper ayağı
heel of foot n. ayak topuğu
foot powder n. ayak pudrası
foot powder n. ayak pudrası
single-foot n. (at) rahvan yürüyüş
baker foot n. şekli bozuk ayak
hoppus foot n. bir hacim birimi
front foot n. bir mülkün ön kısmından ölçülen bir foot (0,3048 m) alan
bare foot n. yalın ayak
fc (foot-candle) n. foot-kandela
pelican's foot n. avrupa'ya özgü karındanbacaklı türüne ait kabuk
pot foot n. çarpık ayak
pot foot n. bozuk biçimli ayak
flat foot n. düztaban ayak
flat foot n. düztaban kimse
presser foot n. (kereste tesviye aşamasında) aşağı doğru bastırmaya yarayan makine ayağı
ft-lb (foot-pound) n. ayak-pound
ft. (foot) n. ayak
ft-c (foot-candle) n. ayak-mum
ft-l (foot-lambert) n. ayak-lambert
ft-lb (foot-pound) n. ayak-libre
foot harness jewelry n. parmak arası bileklik
wait on someone hand and foot v. el pençe divan durmak
keep a foot in both camps v. ikili oynamak
put a foot wrong v. yanlış adım atmak
set foot in v. bulunmak
go on foot v. yaya gitmek
can't put a foot wrong v. burnundan kıl aldırmamak
shoot oneself in the foot v. kendi ayağına sıkmak
set foot on v. ayak basmak
foot the bill v. hesabı ödemek
step on one's foot v. ayağına basmak
put one's foot in one's mouth v. pot kırmak
go on foot v. yürüyerek gitmek
put one's foot into it v. pot kırmak
set foot in v. ayak basmak
foot up v. çıkarmak
foot the bill v. bedelini ödemek
go to school on foot v. okula yürüyerek gitmek
go by foot v. yürüyerek gitmek
put one's foot in it v. pot kırmak
put one's foot in one's mouth v. gaf yapmak
go on foot v. yayan gitmek
travel on foot v. yürüyerek dolaşmak
foot it v. dans etmek
tread under foot v. ayak altında çiğnemek
put your best foot forward v. daha hızlı yürümeye başlamak