fosil - Turco Inglés Diccionario

fosil

Significados de "fosil" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
fosil fossil n.
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
Technical
fosil fossil n.
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
Geology
fosil fossil n.
Finally, EUR 350 billion in subsidies currently go to fossil and nuclear energies.
Son olarak, halihazırda fosil ve nükleer enerjiye 350 milyar Euro sübvansiyon verilmektedir.

More Sentences
General
fosil petrifaction n.

Significados de "fosil" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
fosil kalıntı fossil record n.
solucan fosil izi wormcast n.
mikro fosil microfossil n.
insana benzer büyük fosil pithecanthropus n.
kılavuz fosil key fossil n.
kılavuz fosil zonal fossil n.
fosil yakıt fossil fuel n.
fosil yakıtı enerjisi fossil fuel energy n.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesi oryctology [obsolete] n.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesi konusunda bilgili kimse oryctologist [obsolete] n.
fosil kaydı fossil record n.
fosil balıkları inceleyen bilim dalı paleoichthyology n.
fosil kuşlar bilimi palaeornithology n.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesine ait oryctologic adj.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesiyle ilgili oryctologic adj.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesiyle ilgili oryctological [obsolete] adj.
fosil, mineral ve kayaçların incelenmesine ait oryctological [obsolete] adj.
fosil gibi fossil adj.
fosil anlamı veren son ek -ite suf.
Trade/Economic
fosil ekonomisi fossil economy n.
Politics
fosil yakıt teşviği fossil fuel subsidy n.
Technical
fosil yakıt fossil fuel n.
fosil yakıtlar fossil fuels n.
katı fosil yakıtlar solid mineral fuels n.
katı fosil yakıtlar solid fossil fuels n.
fosil balık ichthyolite n.
fosil yakıtlar fossilfuels n.
fosil yakıtlı santral fossil power plant n.
fosil yakıtlı santral fossil-fired power plant n.
fosil yakıt tabanlı fossil-fuel-based adj.
Automotive
fosil yakıt fossil fuel n.
Marine
fosil karst fossile karst n.
Mining
fosil reçine fossil resin n.
kehribar (amber) benzeri bir fosil reçine chemawinite n.
içinde fosil, metal, değerli taş, kristal veya çakıl gömülü olan doğal madde matrix n.
yakıldığında sert, keçi gibi bir koku açığa çıkaran bir fosil reçine hircine n.
belirli bir bölgede mevcut ve işletilebilir olan kaynaklar (maden, fosil yakıt) reserve n.
Biology
fosil fil fossil elephant n.
deniz lalesi sapının fosil boğumu entrochite n.
ventriculites veya ilgili cinslerden olan fosil sünger ventriculite n.
yakınsak evrim sonucunda iki fosil türünün benzer görünüşe sahip olup akraba olmaması homeomorphy n.
scaphites veya akraba cinslere mensup fosil kafadanbacaklı scaphite n.
süngere benzer fosil spongoid n.
deniz lalesi sapının fosil boğumunu içeren entrochal adj.
Marine Biology
yaşayan fosil living fossil n.
tetrabranchia alt sınıfından olan yumuşakça ya da fosil tetrabranchiate n.
tetrabranchia alt sınıfından olan yumuşakça ya da fosil tetrabranch n.
küçük bir tekerleği andıran fosil deniz lalesi trochite n.
fosil bir mercan cinsi alveolite n.
fosil bir mercan cinsi alveolites n.
fosil ekinoid echinite n.
fosil derisidikenli echinite n.
fosil balık monifier n.
zargana ve akraba fosil formları içeren bir parlak pullu bir balık takımı rhomboganoidei n.
fosil körbalıklardan oluşan bir cins genus myxinikela n.
karbonifer dönem'de yaşamış fosil bir körbalık türü myxinikela siroka n.
fosil körbalıklardan oluşan bir cins myxinikela n.
modern zarganaları ve birçok ilgili fosil balığı içeren parlak pullu bir balık takımı ginglymodi n.
bazı sınıflandırmalarda crassostrea cinsi olarak adlandırılan, istiridyeye benzer bir fosil yumuşakça cinsi gryphaea n.
fosil dermal yüzgeç ichthyodorylite n.
fosil dikenli yüzgeç ichthyodorylite n.
fosil dermal yüzgeç ichthyodorulite n.
dikenli fosil sırt yüzgeci ichthyodorulite n.
dikenli fosil sırt yüzgeci ichthyodorylite n.
fosil dikenli yüzgeç ichthyodorulite n.
coelancanthidae familyasından olan canlı veya fosil coelacanthid n.
kretas dönemi kayaçlarında bulunan fosil bir foraminifera cinsi parkeria n.
fosil balıkları inceleyen bir alan palaeoichthyology n.
fosil balıkları inceleyen bilim dalı paleichthyology n.
fosil balıkları inceleyen bir alan palaeichthyology n.
fosil amonit içeren ammonitiferous adj.
fosil ekinoid gibi echinital adj.
fosil derisidikenliye benzeyen echinital adj.
Astronomy
fosil galaksi fossil galaxy n.
Zoology
fosil kuşları archaeornithes n.
fosil kuşgiller archaeornithes n.
fosil balıklar placodermi n.
fosil böcekler fossil insects n.
fosil organizmalar üzerindeki takson ichnotaxon n.
bir tür ufak fosil acritarch n.
typotheria alt takımından bir fosil typothere n.
ancodonta cinsi fosil ancodont n.
eptatretus cinsine ait fosil bir myxini eptatretus n.
bazı fosil amfibile ve sürüngenlerde köprücük kemiğinin arasındaki ve aşağısındaki zar dokudan gelişen bir kemik episternum n.
hamam böcekleri ve termitler arasındaki kayıp halka olduğu düşünülen ve yaşayan fosil olarak adlandırılan, avustralya'ya özgü tek yaşayan bir termit mastotermes darwiniensis n.
hamam böcekleri ve termitler arasındaki kayıp halka olduğu düşünülen ve yaşayan fosil olarak adlandırılan, avustralya'ya özgü tek yaşayan bir termit darwin termite n.
hamam böcekleri ve termitler arasındaki kayıp halka olduğu düşünülen ve yaşayan fosil olarak adlandırılan, avustralya'ya özgü tek yaşayan bir termit giant northern termite n.
pensilvanya'da bulunan devonyan bir fosil amfibi hynerpeton bassetti n.
pensilvanya'da bulunan en eski fosil amfibi genus hynerpeton n.
pensilvanya'da bulunan en eski fosil amfibi hynerpeton n.
fosil sucul sürüngenlere ait bir alt sınıf ichthyopterygia n.
cystoidea sınıfından olan fosil cystid n.
serpula cinsi solucana ait fosil kabuk serpulite n.
fosil hayvanları inceleyen bilim dalı palaeozoology n.
eski ve fosil hayvanları inceleyen bir paleontoloji dalı paleozooogy n.
eski ve fosil hayvanları inceleyen bir paleontoloji dalı paleozoology n.
Botanic
yeni zelanda'da büyük miktarlarda meydana gelen fosil reçinesi ambrite n.
avrupa ve amerika'ya özgü kömüre dönüşmüş bir fosil bitki asterophyllite n.
fosil şeklinde bulunan bir ağaç cinsi ulodendron n.
yeni zelanda'ya özgü bir ağaç olan kaurinin fosil reçinesi kapia n.
karbonifer döneme ait açık tohumlu bir fosil bitki familyası family bennettitaceae n.
karbonifer döneme ait açık tohumlu bir fosil bitki familyası bennettitaceae n.
gövdesinde spiral şeklinde dizilmiş yaprak izlerinin bulunduğu bir fosil bitki familyası family lepidodendraceae n.
gövdesinde spiral şeklinde dizilmiş yaprak izlerinin bulunduğu bir fosil bitki familyası lepidodendraceae n.
lepidodendron veya akrabası bir cinse ait bitki veya fosil lepidodendrid n.
lepidodendraceae familyasına ait, kurtayaklarına benzeyen fosil ağaçların bulunduğu bir cins lepidodendron n.
cadı fındığı benzeri ağacı olan fosil bitkilerin bulunduğu bir cins hamamelidoxylon n.
baltık bölgesinde yetişen, cadı fındığı benzeri çiçekleri olan fosil bitkilerin bulunduğu bir cins hamamelidanthum n.
baltık bölgesinde yetişen, cadı fındığı benzeri çiçekleri olan fosil bitkilerin bulunduğu bir cins genus hamamelidanthum n.
cadı fındığı benzeri ağacı olan fosil bitkilerin bulunduğu bir cins genus hamamelidoxylon n.
en eski damarlı bitkilerden biri kabul edilen devonyan fosil bir bitki cinsi genus horneophyton n.
en eski damarlı bitkilerden biri kabul edilen devonyan fosil bir bitki cinsi horneophyton n.
karbonifer dönem'e tarihlenen fosil bir bitki cinsi lyginopteris n.
karbonifer dönem'e tarihlenen fosil bir bitki cinsi genus lyginopteris n.
(eski adıyla) fosil kurtayağı lycopodite n.
cycadales takımından bitkiye ait fosil gövde cycad n.
fosil ağaçsı kibrit otlarını içine alan bir bitki cinsi sigillaria n.
sigillaria cinsi ağaçsı fosil bir bitki türü sigillarid n.
sphenopsida alt şubesine mensup bitki veya fosil sphenopsid n.
stigmaria cinsi bitki veya fosil stigmaria n.
fosil ağaçlar ile ilgilenen bir paleobotanik alanı palaeodendrology n.
fosil deniz zambağı stone lily n.
fosil tohum ve tahıl araştırmacısı palaeoethnobotanist n.
sigillaria cinsi ağaçsı fosil bitkilere benzer sigillarian adj.
Linguistics
fosil mecaz frozen metaphor n.
Archaeology
iskelet, fosil vb. organik kalıntının organik olmayan replikası cast n.
triyas dönemine ait ve soyu tükenmiş olan, vücudunun alt tarafında kemik plakaları bulunan çok büyük bir fosil amfibi labyrinthodon n.
ağır gövdeli semender veya timsaha benzeyen, düz kafatası ve konik dişleri olan, triyas dönemine ait soyu tükenmiş fosil amfibiler labyrinthodonta n.
ağır gövdeli semender veya timsaha benzeyen, düz kafatası ve konik dişleri olan, triyas dönemine ait soyu tükenmiş fosil amfibiler labyrinthodontia n.
triyas dönemine ait ve soyu tükenmiş olan, vücudunun alt tarafında kemik plakaları bulunan çok büyük bir fosil amfibi mastodonsaurus n.
kabaca insan eline benzeyen, adını labyrinthodont sürüngenleri tarafından yapıldığına inanılan fosil ayak izinden alan, nesli tükenmiş bir hayvan cheirotherium n.
özellikle de nannoplanktonlardan biri olan çok küçük fosil organizma nannofossil n.
özellikle de nannoplanktonlardan biri olan çok küçük fosil organizma nanofossil n.
bitki veya hayvanın fosil kalıntısı reliquiae n.
fosil kalıntısı reliquiae n.
halkalı solucanların tarih öncesi dönemlerde oluşturduğu fosil izleri nereites n.
nesli tükenmiş tentaculites cinsinden fosil tentaculite n.
hem ata hem de gelişmiş canlı formunun özelliklerini taşıyan fosil transitional fossil n.
bir trilobit fosil cinsi triarthrus n.
silüryen dönemde yaşamış bir fosil trilobit cinsi trinucleus n.
üzerinde bitki ve hayvan figürleri bulunan taş veya fosil typolite n.
düz veya dikenli olabilen küçük ve dallı bacaklı bir fosil cinsi ambocoelia n.
fosil ve minerallerde dallı ağaç görünümü meydana gelmesi arborization n.
fosil ve minerallerde dallı ağaç görünümü meydana gelmesi arborisation n.
günümüz insanı ile büyük insansı maymun arasında özellikler gösteren çeşitli fosil primatlara verilen ad man ape n.
fosil saz juncite n.
homo erectus türünden olan fosil homo erectus n.
homo habilis türünden olan fosil homo habilis n.
homo floresiensis türünden olan fosil homo floresiensis n.
gobi çölü'nde bulunmuş ve 75 milyon yıl öncesinde tarihlenmiş uzun arka bacaklı bir fosil mononychus olecranus n.