gelin - Turco Inglés Diccionario

gelin

Significados de "gelin" en diccionario inglés turco : 8 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gelin bride n.
The bride was smiling during the wedding ceremony.
Gelin düğün töreni sırasında gülümsüyordu.

More Sentences
General
gelin bride n.
The bride was smiling during the wedding ceremony.
Gelin düğün töreni sırasında gülümsüyordu.

More Sentences
gelin daughter-in-law n.
The wife of your son is your daughter-in-law.
Oğlunun karısı senin gelinindir.

More Sentences
gelin bridal adj.
Also known as the Bridal rose, the white rose is a traditional wedding flower.
Gelin gülü olarak da bilinen beyaz gül, geleneksel bir düğün çiçeğidir.

More Sentences
gelin daughter in law n.
gelin bahu [india] n.
gelin spousess n.
Law
gelin daughter in law n.

Significados de "gelin" con otros términos en diccionario inglés turco: 133 resultado(s)

Turco Inglés
General
gelin teli tinsel n.
gelin soğanı corn lily n.
gelin odası bridal chamber n.
gelin alayı bridal procession n.
gelin ve damat bride and groom n.
müstakbel gelin intended bride n.
evlenmekten vazgeçmiş gelin jilted bride n.
gelin güvey the bride and groom n.
gelin adayı prospective bride n.
gelin dergisi bridal magazine n.
gelin dergisi bride magazine n.
gelin adayı bride-to-be n.
müstakbel gelin bride-to-be n.
çiçeği burnunda gelin newly-wed bride n.
gelin başı saç modelleri bridal hair-do n.
gelin başı saç modelleri bridal hair styles n.
gelin eşyası trousseau n.
müstakbel gelin prospective bride n.
gelin için hediye partisi bridal shower n.
gelin evi bride's house n.
gelin duvağı bride's veil n.
gelin ile damat bride and groom n.
gelin arabası bridal car n.
zor gelin bridezilla n.
gelin çiçeği bouquet toss n.
gelin çantası bridal purse n.
gelin çantası wedding purse n.
gelin ve damat bridal couple n.
gelin damat bridal couple n.
evlenmeden hemen önce terkedilen gelin jilted bride n.
çin düğünlerinde gelin ve damadın bekar gençlere verdiği hediye red envelope n.
çin düğünlerinde ailelerin gelin ve damada verdiği hediye red envelope n.
gelin ve damadın isimlerinin baş harfleri ve düğün tarihini içeren alyans alliance ring n.
gelin sağdıcı honor attendant n.
gelin yatağı bridebed n.
gelin hediyesi bride-gift n.
gelin nedimesi bridemaid [obsolete] n.
gelin nedimesi bridemaiden [obsolete] n.
gelin güvey olmak make illusions v.
gelin teli ile süslemek tinsel v.
gelin almak wive v.
görücüye çıkmak (gelin adayı) be seen v.
kısmeti açılmak (gelin olma) receive a marriage proposal v.
kendi kendine gelin güvey olmak reckon without one's host v.
gelin gitmek marry into a family v.
gelin olmak become a bride v.
(zengin bir aileye) gelin gitmek get married into (a wealthy family) v.
(zengin bir aileye) gelin gitmek be married into (a wealthy family) v.
bir aileye gelin gitmek be married into a (family) v.
gelin gitmek be married into a (family) v.
gelin almak wife v.
gelin vermek wife v.
gelin gibi görünmek bride [obsolete] v.
gelin ya da düğünle ilgili bridal adj.
gelin gibi bridally adv.
Phrasals
(bir aileye) gelin gitmek marry into v.
(bir aileye) gelin gitmek marry in v.
Phrases
uğurböceğinin/uçuç böceğinin ya da gelin böceğinin uçup gitmesi için söylenen ezgi ladybug, ladybug, fly away home expr.
Proverb
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar der bad workman blames his tools
oynamayı bilmeyen gelin yerim dar dermiş a poor craftsman blames his tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş bad workers always blame their tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş a poor craftsman blames his tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş a bad carpenter blames his tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş it's a poor workman who blames his tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar dermiş it's a poor carpenter who blames his tools
oynamasını bilmeyen gelin yerim dar der a bad workman blames his tools
Colloquial
yeni gelin new bride n.
özellikle gelin çeyizi saklamak için kullanılan büyük ahşap sandık kist [south africa] n.
(bekarlığa veda partisinde) müstakbel gelin hen [uk/australia] n.
(bekarlığa veda partisinde) gelin adayı hen [uk/australia] n.
tekrar gelin call again expr.
yine gelin call again expr.
(yemek hazır) gelin alın! come 'n' get it! expr.
(yemek hazır) gelin alın! come and get it! expr.
buyurun gelin come right in expr.
içeri gelin lütfen come in please expr.
içeri gelin come on in expr.
içeri buyurun/buyurun içeriye (gelin) come on in expr.
buyrun gelin oturun come in and have a seat expr.
Idioms
oynamayı bilmeyen gelin yerim dar dermiş a bad carpenter blames his tools n.
gelin ve damadın bir tutam tuzu değiş tokuş ettikleri evlilik töreni covenant of salt n.
bir gelin adayına ev eşyaları hediye edilen parti aluminum shower [us] n.
gelin güvey olmak reckon without one's host v.
kendi kendine gelin güvey olmak build castles in spain v.
kendi kendine gelin güvey olmak build castles in the air v.
buyrun (gelin oturun) come in and set a spell expr.
buyrun (gelin oturun) come in and sit a spell expr.
buyrun (gelin oturun) come in and take a load off your feet expr.
buyrun (gelin oturun) come in and sit down expr.
Speaking
bizimle gelin come with us interj.
benimle gelin come with me interj.
lütfen gelin please welcome expr.
yeniden gelin come again expr.
daha uzun vaktiniz olduğunda yine gelin come back when you can stay longer expr.
sadede gelin get to the point expr.
sıkıyorsa gelin bring it on expr.
Technical
gelin teli iletken tinsel conductor n.
gelin şapkası juliet cap n.
Computer
seçeneğine gelin sonra point to expr.
lütfen gelin please come expr.
Gastronomy
ezo gelin çorbası red lentil and mint soup n.
Marine Biology
gelin balığı mediterranean rainbow wrasse n.
Botanic
gelin çiçeği cockscomb n.
gelin çiçeği celosia cristata n.
gelin çiçeği celosia argentea cristata n.
gelin çiçeği common cockscomb n.
gelin küpesi spineless butcher's broom n.
gelin küpesi mouse thorn n.
gelin küpesi horse tongue lily n.
gelin küpesi ruscus hypoglossum n.
gelin mumu çiçeği stephanotis (stephanotis floribunda) n.
gelin mantarı fly mushroom n.
gelin mantarı fly agaric (amanita muscaria) n.
gelin mantarı fly amanita n.
gelin çiçeği calla n.
gelin çiçeği calla lily n.
gelin çiçeği arum lily [brit] n.
gelin çiçeği arum (zantedeschia aethiopica) n.
gelin düğmesi cockspur (centaurea melitensis) n.
gelin mumu çiçeği waxflower (stephanotis floribunda) n.
gelin mumu çiçeği madagascar jasmine (stephanotis floribunda) n.
gelin çiçeği may flower n.
gelin çiçeği mayflower n.
gelin mantarı flybane n.
gelin soğanı genus ixia n.
gelin soğanı ixia n.
Social Sciences
çocuk gelin child bride n.
geleneksel yahudi evlenme törenlerinde gelin ve damadın altında durduğu tente huppa n.
geleneksel yahudi evlenme törenlerinde gelin ve damadın altında durduğu tente huppah n.
Religious
doğu kilisesinde gelin ve damadın başına rahibin taç taktığı evlilik merasimi crowning n.
Cinema
ölü gelin, tim burton'ın animasyon filmi corpse bride n.
Archaic
gelin odası bridechamber n.
Modern Slang
misafirlerin sıradan bir etkinliğe davet edilir gibi davet edildiği ve gelin ve damadın sürpriz bir şekilde evlendiği düğün ambush wedding n.