| Türkçe | İngilizce | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | gelin | bride i. | ||
|
The bride was smiling during the wedding ceremony. Gelin düğün töreni sırasında gülümsüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | gelin | bride i. | ||
|
The bride was smiling during the wedding ceremony. Gelin düğün töreni sırasında gülümsüyordu. More Sentences |
||||
| Genel | gelin | daughter-in-law i. | ||
|
The wife of your son is your daughter-in-law. Oğlunun karısı senin gelinindir. More Sentences |
||||
| Genel | gelin | bridal s. | ||
|
Also known as the Bridal rose, the white rose is a traditional wedding flower. Gelin gülü olarak da bilinen beyaz gül, geleneksel bir düğün çiçeğidir. More Sentences |
||||
| Genel | gelin | daughter in law i. | ||
| Genel | gelin | bahu [india] i. | ||
| Genel | gelin | spousess i. | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | gelin | daughter in law i. | ||