geyik - Turco Inglés Diccionario

geyik

Significados de "geyik" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
geyik deer n.
Hunting deer is forbidden in this region.
Bu bölgede geyik avlamak yasaktır.

More Sentences
Zoology
geyik deer n.
Hunting deer is forbidden in this region.
Bu bölgede geyik avlamak yasaktır.

More Sentences
General
geyik cuckold n.
geyik doe n.
Colloquial
geyik bambi n.
Gastronomy
geyik stag n.
Slang
geyik gassing [dated] n.

Significados de "geyik" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
erkek geyik stag n.
General
geyik boynuzu antler n.
boynuz (geyik) antler n.
azgınlık (geyik) rut n.
geyik derisi buckskin n.
kızışma (geyik) rut n.
geyik böceği lucanus cervus n.
erkek geyik hart n.
geyik yavrusu fawn n.
geyik domuzu babirusa n.
kızıl geyik red deer n.
geyik böceği stag beetle n.
geyik başı staghead n.
kızgınlık (geyik) rut n.
geyik otu dittany n.
dişi geyik hind n.
bir çift geyik boynuzu rack n.
yavru geyik boynuzu spike n.
geyik avcısı deerstalker n.
erkek geyik buck n.
dişi geyik derisi doeskin n.
dişi geyik doe n.
geyik izi slot n.
geyik eti venison n.
geyik bağırması troat n.
geyik muhabbeti confab n.
geyik muhabbeti confabulation n.
geyik muhabbeti schmooze n.
geyik muhabbeti chat n.
geyik muhabbeti schmoose n.
geyik postu deerskin n.
geyik avı deerstalking n.
geyik türü elk n.
yavru geyik fawn n.
dişi geyik roe n.
geyik boynuzu buckhorn n.
geyik kafası deer head n.
geyik başı deer head n.
geyik avı deer hunt n.
geyik avı köpeği buckhound n.
geyik saçması deer shot n.
geyik avcılığı deerstalking n.
kurutulmuş geyik eti dried deer meat n.
geyik eti deer meat n.
geyik sürüsü herd of deer n.
olgunluğa ulaşmış beş yaşında geyik boynuzu a buck of the first head n.
geyik boynuzunda alttan üçüncü çatal tres-tine n.
geyik boynuzunun çatalı tyne n.
geyik postundan daha koyu, zeytin ağacındansa daha sarı ve daha açık olan grimsi ve sarımsı bir kahverengi tonu meadowlark n.
geyik boynuzu hartshorn n.
erkek kızıl geyik boynuzundan tıraşlanan parçalar hartshorn shavings n.
geyik derisi ayakkabı buck n.
geyik derisi ayakkabı bucks n.
geyik derisi kıyafet buckskins n.
geyik derisi kıyafet giyen devrim askeri buckskin n.
geyik yakalama ağı buckstall n.
geyik derisinden yapılmış binici pantolonu bucks n.
geyik derisi ayakkabı buckskins n.
geyik derisi kıyafet giyen kimse buckskin n.
geyik derisinden yapılmış binici pantolonu buckskins n.
geyik derisi kıyafet giyen amerikan taşralısı buckskin n.
fok veya geyik derisinden yapılan eskimo botu muckluck n.
fok veya geyik derisinden yapılan eskimo botu mucluc n.
guernsey adası'na özgü bir geyik ve süt ineği ırkı guernsey n.
guernsey adası'na özgü bir geyik ve süt ineği ırkına mensup hayvan guernsey n.
geyik boynuzundaki küçük yumru offer n.
iki yaşında geyik pricket n.
geyik yağı snet n.
geyik (eti) moose n.
geyik boynuzundan uzanan ince dal speller n.
geyik doğurmak fawn v.
bağırmak (geyik) troat v.
geyik muhabbeti yapmak shoot the shit v.
geyik muhabbeti yapmak chit chat v.
geyik muhabbeti yapmak chew the fat v.
geyik muhabbeti yapmak shoot the breeze v.
geyik yapmak shoot the breeze v.
geyik yapmak chit chat v.
geyik yapmak chew the fat v.
geyik yapmak shoot the shit v.
geyik yapmak schmoose v.
geyik yapmak shmoose v.
geyik ile ilgili cervine adj.
geyik gibi cervine adj.
geyik derisi giymiş buckskinned adj.
geyik derisinden yapılmış buckskinned adj.
geyik ve büyük av hayvanlarını avlamak için yeterince ağır ve namlu çıkış hızına sahip mermili bir fişek kullanan high-powered adj.
(geyik) avlanmaya uygun runnable adj.
dişi geyik derisinden yapılmış doeskin adj.
geyik muhabbetiyle ilgili schmoozy adj.
geyik muhabbetine düşkün schmoozy adj.
(geyik) boynuzların büyümeye devam ettiği dönemde in velvet expr.
(geyik) boynuzlarının üstünde kadifemsi bir tabaka olan in velvet expr.
iri geyik elk N.
Phrasals
biri hakkında geyik muhabbeti yapmak jabber about someone v.
(biri/bir şey) hakkında geyik yapmak jabber about (someone or something) v.
Colloquial
geyik muhabbeti gibble-gabble n.
geyik muhabbeti talkfest n.
geyik muhabbeti gibber-gabber n.
geyik muhabbeti gab n.
herkesin çalıştığı ortamda şaka ve geyik yapan kimse kibitzer n.
geyik muhabbeti chitter-chatter n.
geyik muhabbeti yapmak gibble-gabble v.
geyik yapmak be chit-chatting v.
geyik yapmak chitter-chatter v.
Idioms
geyik muhabbeti yapmak engage in small talk v.
geyik yapmak chew the rag v.
geyik çevirmek shoot the breeze v.
geyik yapmak shoot the bull v.
geyik çevirmek shoot the bull v.
Law
ingiliz orman kanununa göre geyik, bizon gibi büyük avları öldürebilecek veya sakat bırakabilecek büyüklükteki köpek great dog n.
geyik avının yasaklandığı ay fence month n.
köpekle geyik kovalama dogdraw [uk] n.
(ormanda) geyik vurma veya çalma teşebbüsünde bulunma stable stand n.
Politics
geyik avı stag hunt n.
Industry
yetişkin dişi geyik postu doeskin n.
Technical
geyik derisi buckskin n.
geyik derisi deerskin n.
Textile
dişi geyik derisinden yapılmış eldiven doeskin n.
geyik derisinden yapılmış bot finnesko n.
Automotive
geyik testi moose test n.
geyik testi elk test n.
geyik testi moose test n.
geyik uyarısı deer alert n.
Medical
geyik toynağı deer hoof n.
geyik boynuzu staghorn n.
Anatomy
geyik ya da antiloplardaki göz altı torbası tearpit n.
geyik ya da antiloplarda göz altı torbası larmier n.
Pathology
geyik sineği ateşi tularaemia n.
geyik sineği ateşi deer fly fever n.
geyik sineği ateşi yatobyo n.
geyik sineği ateşi tularemia n.
Parasitology
geyik kenesi deer tick (ixodes dammini) n.
Veterinary
geyik burun kurdu deer botfly n.
geyik burun kurdu deer nose bot n.
zombi geyik hastalığı zombie deer disease n.
Food Engineering
belirli standartlara uygun çiftlikte beslenmiş geyik eti cervena™ n.
çiftlikte özel beslenen geyik eti için alınan kalite standardı cervena™ n.
Gastronomy
geyik veya karaca eti venison n.
geyik kızartma roast venison n.
kuzu, geyik vb. hayvanların omurgası boyunca olan bölgeden alınmış şerit biçiminde et backstrap n.
geyik sakatatı inchipin [obsolete] n.
geyik sakatatı inchpin [obsolete] n.
Biology
geyik boynuzunu destekleyen kemik çıkıntısı pedicel n.
(birçok geyik ve antilopta) ağdamsı bir madde salgılayan salgı bezi crumen n.
Marine Biology
geyik boynuzu mercanı elkhorn coral n.
Zoology
hyemoschus, moschiola ve tragulus cinsinden küçük geyik benzeri boynuzsuz geviş getiren memeli chevrotain n.
güney asyaya ait bir tür boynuzlu geyik sambur n.
bir geyik türü sambar n.
kızıl geyik cervus elaphus n.