| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | guidance n. | yönlendirme | ||
|
That is why it is necessary for there to be some guidance in relation to the state aid rules. Bu nedenle devlet yardımı kurallarıyla ilgili olarak bazı yönlendirmelerin yapılması gerekmektedir. More Sentences |
||||
| Common Usage | guidance n. | yol gösterme | ||
|
So there must be guidance in those areas as well. Dolayısıyla bu alanlarda da yol gösterici olmalıdır. More Sentences |
||||
| Common Usage | guidance n. | rehberlik | ||
|
He gave me helpful guidance on choosing a career. Kariyer seçimi konusunda bana rehberlik etti. More Sentences |
||||
| Common Usage | guidance n. | kılavuzluk | ||
| General | ||||
| General | guidance n. | güdüm | ||
|
The missile's inertial guidance system works perfectly. Füzenin atalet güdüm sistemi mükemmel çalışıyor. More Sentences |
||||
| General | guidance n. | rehberlik | ||
|
He gave me helpful guidance on choosing a career. Kariyer seçimi konusunda bana rehberlik etti. More Sentences |
||||
| General | guidance n. | kılavuz | ||
|
This guidance is effective as of November 18, 2014. Bu kılavuz 18 Kasım 2014 tarihinden itibaren geçerlidir. More Sentences |
||||
| General | guidance n. | işaret | ||
| General | guidance n. | delalet | ||
| General | guidance n. | sevketme | ||
| General | guidance n. | idare | ||
| General | guidance n. | idare etme | ||
| General | guidance n. | yardım | ||
| General | guidance n. | öğüt | ||
| General | guidance n. | akıl | ||
| General | guidance n. | bir öğretmen veya profesyonel danışman tarafından öğrencilere ders seçme, mesleğe hazırlanma, ileri eğitim ve kişisel sorunlar konusunda verilen tavsiye | ||
| General | guidance n. | özel grupların psikolojik danışmanlık ve rehberlik yoluyla topluma uyum sağlaması için verilen program veya hizmet | ||
| General | guidance n. | şirket yetkililerinin şirketin gelecek satışları, kazancı ve ürün beklentileri ile alakalı verdikleri bilgi | ||
| Technical | ||||
| Technical | guidance n. | kılavuzluk | ||
| Ottoman Turkish | ||||
| Ottoman Turkish | guidance n. | irşat | ||