haunt - Turco Inglés Diccionario

haunt

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

haunt — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /hɔːnt/ – BrE /hɔːnt/)
Categoría gramatical:
Fiil: haunt (haunts – haunted – haunting)
Sinónimo:
plague
Antónimos:
leave

Significados de "haunt" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
General
haunt n. uğrak yer
The new pub in the town became the favourite haunt of the youngsters.
Kasabadaki yeni bar, gençlerin favori uğrak yeri haline geldi.

More Sentences
haunt v. dadanmak
Sami's house became haunted.
Sami'nin evine cinler dadandı.

More Sentences
haunt v. takılmak
Tell me who you haunt, I'll tell you who you are.
Bana kime takıldığını söyle, sana kim olduğunu söyleyeceğim.

More Sentences
haunt v. akıldan çıkmamak
Tom's face haunts me.
Tom'un yüzü aklımdan çıkmıyor.

More Sentences
haunt v. aklından çıkmamak
George is haunted by the fear that he will be scammed.
Dolandırılacağı korkusu George'un aklından çıkmıyor.

More Sentences
haunt v. gözünün önünden gitmemek
Tom's face haunts me.
Tom'un suratı gözümün önünden gitmiyor.

More Sentences
haunt v. musallat olmak
This abandoned house is believed to be haunted.
Bu terk edilmiş eve perilerin musallat olduğuna inanılıyor.

More Sentences
haunt v. peşini bırakmamak
We are being haunted by the chronicle of long-expected and mindless acts of violence in the Middle East.
Orta Doğu'da uzun zamandır beklenen ve akıl almaz şiddet eylemleri kronikleşerek peşimizi bırakmıyor.

More Sentences
haunt v. baltalamak
The poorly designed tax system haunted the country's economic growth for many years.
Hatalı yapılandırılmış vergi sistemi, ülkenin ekonomik büyümesini uzun yıllar boyunca baltalamıştır.

More Sentences
haunt n. perili
haunt n. buluşma yeri
haunt n. sık sık gidilen yer
haunt n. yatak
haunt n. uğrak
haunt n. yuva
haunt v. sık sık uğramak
haunt v. sık uğramak
haunt v. sürekli yanında bulunmak
haunt v. usandırmak
haunt v. görünmek
haunt v. sık sık gitmek
haunt v. ziyaret etmek
haunt v. uğramak
haunt v. sık sık uğramak (hortlaklar/ruhlar)
haunt v. hiç aklından çıkmamak
haunt v. (mecazen) büyülemek
haunt v. hortlamak
haunt v. her tarafa yayılmak
haunt v. rahatsız etmek
haunt v. müdavim olmak
haunt v. (kötü anılar) aklına gelip durmak
haunt v. sürekli görünmek
haunt v. sürekli tekrarlamak
haunt v. kalmak
haunt v. durmak
haunt v. ısrar etmek
haunt v. uzaklaşmamak
haunt v. sinsice izlemek
haunt v. takip etmek
haunt v. sık görülmek
Botanic
haunt n. bitki için en uygun ortam
Agriculture
haunt n. hayvanların yaşam alanı
haunt n. habitat

Significados de "haunt" con otros términos en diccionario inglés turco: 59 resultado(s)

Inglés Turco
General
accustomed haunt n. alışılmış uğrak yeri
haunt [dialect] n. peri
haunt [dialect] n. doğaüstü yaratık
haunt [dialect] n. ruh
haunt [dialect] n. hayalet
haunt [obsolete] n. bir araya gelme
haunt [dialect] [uk] n. alışkanlık
haunt [dialect] [uk] n. usul
haunt [dialect] [uk] n. adet
(fear) haunt someone v. korku sarmak
haunt one's dreams v. rüyalarına girmek
haunt one's dreams v. rüyasına girmek
haunt [dialect] [uk/scotland] v. yapmak
haunt [dialect] [uk/scotland] v. uygulamak
haunt [dialect] [uk/scotland] v. kendini adamak
haunt [rare] v. olduğu gibi kalmak
Idioms
return to haunt one v. tekrar ortaya çıkıp ensesine yapışmak
come back to haunt one v. daha sonra sorun yaratmak
come back to haunt one v. (sorun olarak) sonradan karşısına çıkmak
come back to haunt one v. tekrar ortaya çıkıp ensesine yapışmak
return to haunt one v. (sorun olarak) sonradan karşısına çıkmak
return to haunt one v. daha sonra sorun yaratmak
return to haunt (one) v. (birinin) bilinç altını ele geçirmek
return to haunt (one) v. (birine) musallat olmak
come back to haunt (one) v. (birini) lanetlemek
come back to haunt (one) v. dönüp dolaşıp (kendini) bulmak
come back to haunt (one) v. (birinin) akından çıkmamak
return to haunt (one) v. (birinin) peşini bırakmamak (doğa üstü varlıklar)
return to haunt (one) v. (birinin) aklına takılmak
return to haunt (one) v. (birinin) sürekli aklına gelip rahatsız etmek
return to haunt (one) v. (birini) rahat bırakmamak (doğa üstü varlıklar)
come back to haunt (one) v. (birinin) peşini bırakmamak (doğa üstü varlıklar)
come back to haunt (one) v. (birinin) bilinç altını ele geçirmek
come back to haunt (one) v. (birini) rahat bırakmamak (doğa üstü varlıklar)
return to haunt (one) v. (birini) lanetlemek
return to haunt (one) v. tekrar gelip (kendini) bulmak
come back to haunt (one) v. (birinin) sürekli aklına gelip rahatsız etmek
return to haunt (one) v. (birinin) gözünün önünden gitmemek
come back to haunt (one) v. (birine) musallat olmak
return to haunt (one) v. (birinin) akından çıkmamak
return to haunt (one) v. (birinin) zihnine musallat olmak
come back to haunt (one) v. (birinin) aklına takılmak
come back to haunt (one) v. tekrar gelip (kendini) bulmak
return to haunt (one) v. dönüp dolaşıp (kendini) bulmak
come back to haunt (one) v. (birinin) gözünün önünden gitmemek
come back to haunt (one) v. (birinin) zihnine musallat olmak
return to haunt v. zihnine musallat olmak
return to haunt v. aklına takılmak
return to haunt v. daha sonra sorun yaratmak
return to haunt v. peşini bırakmamak
return to haunt v. rahat bırakmamak
return to haunt v. tekrar ortaya çıkıp ensesine yapışmak
return to haunt v. gözünün önünden gitmemek
return to haunt v. sürekli aklına gelip rahatsız etmek
return to haunt v. akından çıkmamak
return to haunt v. sonradan karşısına çıkmak
return to haunt v. bilinç altını ele geçirmek
return to haunt v. musallat olmak
Star Wars
marsh haunt n. bataklık müdavimi