hayran - Turco Inglés Diccionario

hayran

Significados de "hayran" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hayran fan n.
She is a big fan of k-pop.
Büyük bir k-pop hayranı.

More Sentences
hayran admirer n.
The letter was sent by a secret admirer.
Mektup gizli bir hayranı tarafından gönderilmişti.

More Sentences
General
hayran enthusiast n.
Tom is a member of a motor enthusiasts' club.
Tom motor hayranları kulübünün bir üyesidir.

More Sentences
hayran admiring adj.
I admire your courage when you say that you do not want to remain deaf and blind to the changing economy.
Değişen ekonomiye karşı sağır ve kör kalmak istemediğinizi söylerken gösterdiğiniz cesarete hayranım.

More Sentences
hayran devotee n.
hayran follower n.
hayran lover n.
hayran booster n.
hayran aficionado n.
hayran fanboy n.
hayran afficionado n.
hayran man n.
hayran junkie n.
hayran junky n.
hayran idolastre [obsolete] n.
hayran idolater n.
hayran one n.
hayran fancy n.
hayran favorite [obsolete] n.
hayran favourite [obsolete] n.
hayran potty about adj.
hayran ecstatical adj.
hayran ecstatic adj.
hayran enamoured adj.
hayran wonder-struck adj.
hayran enamored adj.
hayran épris adj.
hayran spoony adj.
Colloquial
hayran statto [uk] n.
Idioms
hayran a hanger-on n.
Slang
hayran head n.

Significados de "hayran" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hayran olmak admire v.
hayran bırakmak impress v.
hayran eden admirable adj.
General
teknolojiye tutkuyla hayran technosexual n.
hayran eden prosiness n.
bir şeye hayran olan kişi wonderer n.
kızlardan kurulu pop gruplarına saplantılı biçimde hayran olan kimse girl-band geek n.
hayran kalabalığı fan-crowd n.
hayran kitlesi fans n.
hayran mektubu fan mail n.
hayran mektubu fan letter n.
çığlık atan binlerce hayran thousands of screaming fans n.
hayran kitlesi fanbase n.
hayran kurgu fan-fiction n.
hayran kurgusu fanfiction n.
hayran kurgu fanfic n.
coğrafya konularına hayran geo-geek n.
kız hayran fangirl n.
gizli hayran secret admirer n.
k-pop müzik grubu exo'nun hayran kitlesi topluluğu exo-l n.
kadın hayran aficionada n.
(bir şeye) hayran olmayan kimse nonadmirer n.
(bir ünlüye) hayran veya takipçi olmayan kişi nonfan n.
hayran kitlesi base n.
kendini adamış hayran votary n.
hayran olan wonderer n.
yunanistan'a, kültürüne veya halkına hayran olan kimse hellenophile n.
hayran kadın idolatress n.
hayran bırakan kimse impressor n.
hayran koleksiyonu fan base n.
hayran kitlesi fan base n.
hayran kitlesi fanbase n.
hayran aktivitesi fancy n.
hayran grubu fandom n.
hayran dünyası fandom n.
hayran bırakan şey dazzle n.
hayran olunan kimse prince n.
toksik hayran grubu toxic fanbase n.
az kişinin bildiği/ilgilendiği hayran topluluğu niche fandom n.
film veya dizi gibi başka bir formata uyarlanan bir kitabın içeriğine tümüyle sadık kalınmasında ısrarcı olan hayran purist n.
film veya dizi gibi başka bir formata uyarlanan bir kitabın içeriğine tümüyle sadık kalınmasında ısrarcı olan hayran book purist n.
fanatik hayran superfan n.
ateşli hayran superfan n.
fanatik hayran grubu cult n.
hayran kalmak be fascinated v.
hayran kalmak be impressed v.
hayran bırakmak impress v.
hayran olmak admire v.
hayran bırakmak amaze v.
hayran bırakmak entrance v.
hayran etmek dazzle v.
hayran bırakmak charm v.
hayran bırakmak ecstasize v.
hayran bırakmak enthuse v.
hayran kalmak be amazed v.
hayran kalmak enthuse v.
hayran kalmak admire v.
hayran hayran bakmak admire v.
hayran bırakmak fascinate v.
hayran etmek ensorcel v.
hayran bırakmak strike with admiration v.
hayran kalmak be filled with admiration v.
hayran olmak hold in esteem v.
hayran kalmak hold in high esteem v.
hayran kalmak hold in esteem v.
hayran olmak hold in high esteem v.
hayran kalmak be struck with admiration v.
hayran kalmak hold-in-high-regard v.
hayran olmak hold-in-high-regard v.
hayran etmek enchant v.
hayran etmek fascinate v.
hayran etmek ensorcell v.
hayran bırakmak enchant v.
hayran bırakmak ensorcell v.
erkek hayran fanboy v.
bir sanatçıya/ünlüye/kişiye/karaktere hayran olmak stan v.
hayran olmak rapturize v.
tekrar hayran bırakmak reimprint v.
tekrar hayran bırakmak reimpress v.
hayran bırakmak charm v.
hayran etmek endazzle [obsolete] v.
hayran olmak bewonder v.
(biriyle) hayran hayran konuşmak honey v.
(hayran olunan kimseye) baba diye hitap etmek dad v.
hayran kalmak delight v.
birlikte hayran olmak coadmire v.
hayran kızlar gibi davranmak fangirl v.
hayran olmak adore v.
aşırı hayran bırakmak outcharm v.
kendine hayran bırakmak captivate v.
hayran olmuş ensorcelled adj.
hayran eden entrancing adj.
hayran eden fascinating adj.
hayran olmuş ensorceled adj.
hayran kalmış awestruck adj.
hayran kalmış awestricken adj.
hayran olunan adored adj.
hayran olunan admired adj.
hayran eden mirable adj.
hayran eden amazing adj.
hayran bırakan riveting adj.
hayran bırakan fascinating adj.
almanya'ya ve alman kültürüne hayran olan kimse cermanophile adj.
hayran olunmayan unadored adj.
hayran olunmayan unadmired adj.
hayran kalmamış unenchanted adj.
hayran kalmamış uninchanted [obsolete] adj.
hayran olunmayan unworshipped adj.
hayran olan wondering adj.
hayran kalmış wonder-struck adj.
hayran kalmış wonder-struck adj.
hayran olunası dad adj.
hayran bırakan grand adj.
hayran kalmış enamoured adj.
hayran bir biçimde ecstatically adv.
hayran bırakan bir şekilde admirably adv.
hayran olarak admiringly adv.
hayran bırakarak rivetingly adv.
hayran olunan anlamına gelen bir son ek loved suf.
aşırı hayran (genç kadın) fangirl N.
Phrasals
(birinin bir şeyine) hayran olmak adore someone for doing something v.
(birinin bir şeyine) hayran olmak adore (one) for (something) v.
(birinin bir şeyine) hayran olmak adore someone for having something v.
birine/bir şeye bir özelliğinden dolayı hayran kalmak/olmak value someone or something for something v.
birini bir şeyle hayran bırakmak beguile someone with something v.
biriyle/bir şeyle birini hayran bırakmak intrigue someone with someone or something v.
bir şeyine hayran olmak adore for doing v.
yaptığı bir şeye hayran olmak adore for doing v.
bir şeyine hayran olmak adore for having v.
bir şeyine hayran olmak adore for having v.
yaptığı bir şeye hayran olmak adore for doing v.
bir şeyine hayran olmak adore for doing v.
birini bir şeyle hayran bırakmak impress someone by something v.
(birini bir şey) olarak kendine hayran bırakmak impress (someone) as (something) v.
(birini bir şeyle) kendine hayran bırakmak impress (someone) with (something) v.
(bir şeyle) hayran bırakmak impress by (something) v.
(birine/bir şeye) bakıp hayran kalmak marvel at (someone or something) v.
(birini/bir şeyi) görüp hayran kalmak marvel at (someone or something) v.
(birine/bir şeye) hayran olmak/bayılmak turn on to (someone or something) v.
Colloquial
büyük bir hayran a big fan n.
büyük bir hayran a huge fan n.
kendine hayran bırakan kimse highbrow n.
k-pop grubu bts'in hayran kitlesine verilen ad a.r.m.y. n.
hayran hizmeti fan service n.
k-pop müzik grubu blackpink'in hayran kitlesi blink n.
hayran kitlesi olmayan sanatçı ghost town n.
kadın hayran fangirl n.
(özellikle çizgi roman, bilim kurgu, video oyunları ve benzeri için) takıntılı kadın hayran fangurl n.
(özellikle çizgi roman, bilim kurgu, video oyunları ve benzeri için) takıntılı kadın hayran fangirl n.
aynı cinsiyetten kurgusal karakterler arasındaki romantik veya cinsel ilişkilere dayalı hayran kurgusu türü slash n.