honey - Turco Inglés Diccionario

honey

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

honey — Definition

Significado:
bal, canım
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈhʌni/ – BrE /ˈhʌni/)
Categoría gramatical:
İsim: honey (honeys)
Sinónimo:
nectar (figurative)
Antónimos:
bitterness

Significados de "honey" en diccionario turco inglés : 44 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
honey n. bal
The bear ate all the honey in the hive.
Ayı kovandaki tüm balı yemiş.

More Sentences
honey interj. canım
Honey, don't forget to wake me up for work at 11 o'clock.
Canım, saat 11.00'de iş için beni uyandırmayı unutma.

More Sentences
General
honey n. tatlı şey
She is a hell of honey.
Kız çok tatlı bir şey.

More Sentences
honey n. bal
The bear ate all the honey in the hive.
Ayı kovandaki tüm balı yemiş.

More Sentences
Colloquial
honey interj. tatlım
Thanks a lot for the support, Honey.
Desteğin için çok teşekkürler tatlım.

More Sentences
Gastronomy
honey n. bal
The bear ate all the honey in the hive.
Ayı kovandaki tüm balı yemiş.

More Sentences
Agriculture
honey n. bal
The bear ate all the honey in the hive.
Ayı kovandaki tüm balı yemiş.

More Sentences
General
honey n. sevgili
honey n. tatlılık
honey n. bitki özü
honey v. balla tatlandırmak
honey v. hoş hale getirmek
honey v. güzelleştirmek
honey v. çekici hale getirmek
honey v. sarartmak
honey v. altın rengi vermek
honey v. (biriyle) hayran hayran konuşmak
honey v. iltifat etmek
honey v. yaltaklanmak
honey v. pohpohlamak
honey v. tatlandırmak
honey v. (birine) tatlım demek
honey v. bal katmak
honey v. kibar olmak
honey v. anlaşması kolay biri olmak
honey v. tatlı dilli olmak
honey adj. klas
honey adj. en iyisi
honey adj. bala ait
honey adj. bal ile ilgili
honey adj. balı andıran
honey adj. bal gibi
honey adj. bal içeren
honey adj. bal rengi
honey adj. (renk, tatlılık bakımından) bala benzeyen
honey interj. şekerim
honey interj. sevgilim
Dyeing
honey n. koyu grimsi bir sarı tonu
Pharmaceutics
honey n. bal preparatı
Gastronomy
honey n. akçaağaç şurubu
Botanic
honey n. nektar
honey n. çiçek nektarı
honey n. gladiçya
Slang
honey n. bira

Significados de "honey" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
honey essence n. bal özü
comb honey n. petek balı
honey stand n. ballık
honey trade n. bal ticareti
honey buzzard n. arı şahini
honey in the comb n. petek balı
honey seller n. balcı
honey bubble n. bal köpüğü
a land of milk and honey n. bolluk bereket ülkesi
honey milk n. ballı süt
clover honey n. yonca balı
honey bag n. bal torbası
acacia honey n. akasya balı
honey dipper n. bal kaşığı
honey island swamp n. honey adası bataklığı
honey box n. bal kutusu
honey bucket n. seyyar klozet
honey crisp n. ballı çıtır şeker
honey month n. cicim ayı
honey month n. balayı
honey [us] n. çekici kadın
ling honey n. bir tür yabani bal
be spread with honey v. ballanmak
stop making honey v. bal yapmayı kesmek
make honey v. bal yapmak
as sweet as honey adj. bal gibi
sweet like honey adj. bal gibi tatlı
honey-coloured adj. bal rengi
honey-sweet adj. bal gibi tatlı
honey-mouthed adj. tatlı sesli
honey-tongued adj. baştan çıkarıcı
honey-sweet adj. sevimli
honey-tongued adj. ikna edici
honey-scented adj. bal kokulu
honey-tongued adj. inandırıcı
honey-tongued adj. pohpohlayıcı
honey-blonde adj. (renk, tatlılık bakımından) bala benzeyen
honey-colored adj. bal renginde
Proverb
free vinegar is sweeter than honey bedava sirke baldan tatlıdır
you can catch more flies with honey than with vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
you can catch more flies with honey than with vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
free vinegar is sweeter than honey bedava sirke baldan tatlıdır
you attract more flies with honey than vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
you attract more flies with honey than vinegar acı/kötü söz insanı/adamı dininden, tatlı söz yılanı ininden çıkarır
you attract more flies with honey than vinegar keskin sirke küpüne/kabına zarar
honey catches more flies than vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
honey catches more flies than vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
you can catch more flies with honey than you can with vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
you can catch more flies with honey than you can with vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
you will catch more flies with honey than (with) vinegar çanakta balın olsun arı yemenden gelir
you will catch more flies with honey than (with) vinegar tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır
Colloquial
flowing with milk and honey n. harika şeyler
flowing with milk and honey n. kuş sütü eksik sofra
flowing with milk and honey n. halil ibrahim sofrası
honey-do list n. partnere/eşe verilen görevler
honey-do list n. partnere/eşe verilen işler
honey-do list n. birinin partnerinden yapmasını rica ettiği/istediği işler
honey-do list n. eşten/partnerden yapması istenen ev işleri
honey-do list n. partnere/eşe verilen yapılacaklar listesi
honey of a something n. bir şeyin en hatırı sayılır olanı
honey of a something n. çok özel bir şey
honey of a something n. bir şeyin en mükemmeli
honey of a something n. bir şeyin en iyisi
honey of a something n. bir şeyin en dikkat çekici olanı/göze çarpanı
honey of a something n. bir şeyin en kayda değer olanı
honey of a something n. bir şeyin en olağanüstü olanı
honey of a something n. bir şeyin en dikkat çekicisi
honey of a something n. içlerinde en özeli
honey bun n. sevgili
honey bun n. derin sevgi beslenen kimse
honey [us] [canada] n. türünün tipik örneği
honey bun n. canan
honey bun interj. canım
honey bun interj. tatlım
good night honey expr. iyi geceler tatlım
hi honey expr. merhaba canım
honey bunny exclam. tatlım
honey bunny exclam. şekerim
Idioms
the land of milk and honey n. bolluk bereket ülkesi
the land of milk and honey n. (bir anlamda) fırsatlar ülkesi
honey wagon n. dışkıları taşımada kullanılan araç
honey cart n. portatif tuvalet
honey wagon n. fosseptik arabası
honey wagon n. portatif tuvalet
honey wagon n. fosseptik kamyonu
honey wagon n. bira kamyonu
honey cart n. fosseptik arabası
honey cart n. seyyar tuvalet
honey cart n. fosseptik kamyonu
honey wagon n. seyyar tuvalet
honey cart n. dışkıları taşımada kullanılan araç
a land of milk and honey n. fırsatlar ülkesi
the land of milk and honey n. bolluk bereket ülkesi
a land of milk and honey n. bolluk bereket ülkesi
a land of milk and honey n. güllük gülistanlık yer
the land of milk and honey n. güllük gülistanlık yer
the land of milk and honey n. fırsatlar ülkesi
milk and honey n. bolluk ve bereket
milk and honey n. bolluk ve refah
pour honey into (one's) ear v. duymak istediklerini söylemek
pour honey in (one's) ear v. (birinin) kulağına hoş gelecek şeyleri söylemek
pour honey in (one's) ear v. (birinin) ağzına bir parmak bal çalmak
pour honey in (one's) ear v. (birine) duymak istediklerini söylemek
pour honey in (one's) ear v. (birine) hep iyi olan şeyleri söylemek
honey-tongued adj. tatlı dilli
honey-mouthed adj. tatlı dilli
honey-mouthed adj. gönül alıcı konuşan
honey-mouthed adj. baştan çıkarıcı konuşan
honey-mouthed adj. ikna edici konuşan
honey-mouthed adj. tatlı sözlü
sweet as honey adj. bal gibi tatlı
sweet as honey adj. çok tatlı/şirin/çekici
sweet as honey adj. çok şeker
sweeter than honey adj. bal gibi tatlı
sweeter than honey adj. bal gibi
sweet as honey adj. bal gibi
anger is sweeter than honey expr. öfke baldan tatlıdır
as sweet as honey expr. bal gibi tatlı
sweeter than honey expr. baldan tatlı
as sweet as honey expr. çok tatlı/şirin/çekici
sweeter than honey expr. çok tatlı/şirin/çekici
as sweet as honey expr. çok şeker
sweeter than honey expr. çok şeker
Speaking
good morning honey expr. günaydın tatlım
all right honey expr. tamam canım
I love you honey expr. seni seviyorum canım
I missed you honey expr. özledim seni şekerim
Chat Usage
are you still there honey? expr. hala orada mısın hayatım?
Politics
honey trapping n. bir zamanlar kgb'nin iş adamlarına veya siyasetçilere şantaj yapmak için kullandığı bir casusluk yöntemi
honey trapping n. cazibe tuzağı
honey trap n. bir zamanlar kgb'nin iş adamlarına veya siyasetçilere şantaj yapmak için kullandığı bir casusluk yöntemi
honey trap n. cazibe tuzağı
Textile
honey comb n. petek örgü
Woodworking
honey locust n. meskit odunu
honey locust n. meskit odunu
Dyeing
honey beige n. açık sarıya çalan kahverengi tonu
honey beige n. ten rengi
Medical
mad honey poisoning n. deli bal zehirlenmesi
Pharmaceutics
manuka honey n. manuka ağacının nektarından elde edilen ve genellikle tıbbi amaçlarla kullanılan bir bal
manuka honey n. manuka balı
Food Engineering
manufacture of nectars without the addition of sugars or honey n. şeker ya da bal katkısı olmadan nektar üretimi
honey mead n. bal şarabı
honey mead n. bal şarabı
Gastronomy
honey drop cookies n. dökme bal kurabiyesi
honey egg milk shake n. ballı yumurtalı frape
honey butter n. ballı ezme
honey jar n. bal küpü
maple honey n. süzme bal kıvamına gelene kadar kaynatılmış açık renkli akçaağaç şurubu
honey bun n. ballı çörek
honey cake n. baharatlı ve ballı kek