hearting - Turco Inglés Diccionario

hearting

hearting — Definition

Significado:
kalp, öz, merkez
Pronunciación (IPA):
(AmE /hɑːrt/ – BrE /hɑːt/)
Categoría gramatical:
İsim: heart (hearts)
Sinónimo:
core, essence
Antónimos:
periphery

Significados de "hearting" en diccionario turco inglés : 70 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
heart n. merkez
The old church was located at the heart of the city.
Eski kilise şehrin merkezinde yer alıyordu.

More Sentences
heart n. gönül
Nobody would be mistaken for thinking that this is an agreement of the heart with this friendly country.
Kimse bunun bu dost ülke ile bir gönül anlaşması olduğunu düşünerek hata yapmaz.

More Sentences
heart n. yürek
The anger filled her heart.
Yüreğini öfke kaplamıştı.

More Sentences
heart n. kalp
Extract the heart of the pineapple.
Ananasın kalbini çıkar.

More Sentences
General
heart n. öz
I now come to the heart of the recommendations of Mrs. Díez González' report.
Şimdi Bayan Díez González'in raporundaki tavsiyelerin özüne geliyorum.

More Sentences
heart n. cesaret
You can't lose heart at the first failure.
İlk başarısızlıkta cesaretini kaybedemezsin.

More Sentences
heart n.
It warms my heart to see him happy.
Onu mutlu görmek içimi ısıtıyor.

More Sentences
heart n. göbek
Tom lives in the heart of the city.
Tom şehrin göbeğinde yaşıyor.

More Sentences
heart n. göğüs
There is a tattoo on her heart.
Göğsünde bir dövme var.

More Sentences
heart n. kalp
Extract the heart of the pineapple.
Ananasın kalbini çıkar.

More Sentences
heart n. yürek
The anger filled her heart.
Yüreğini öfke kaplamıştı.

More Sentences
heart n. en önemli kısım
The engine room is the heart of the ship.
Makine dairesi geminin en önemli kısmıdır.

More Sentences
heart n. fikir
Tom seems to have had a change of heart.
Tom fikrini değiştirmiş gibi görünüyor.

More Sentences
Computer
heart n. kupa (iskambilde)
She won the game with the ace of hearts.
Kupa ası ile oyunu kazandı.

More Sentences
Anatomy
heart n. yürek
The anger filled her heart.
Yüreğini öfke kaplamıştı.

More Sentences
Gastronomy
heart n. yürek
The anger filled her heart.
Yüreğini öfke kaplamıştı.

More Sentences
Literature
heart v. bayılmak
I heart this little pup.
Bu küçük yavru köpeğe bayılıyorum.

More Sentences
General
heart n. ciğer
heart n. orta kısım
heart n. verimlilik
heart n. koçan
heart n. şevk
heart n. enerji
heart n. vicdan
heart n. can
heart n. kuvvet
heart n. göbek (marul/enginar vb'nde)
heart n. orta
heart n. can damarı
heart n. cücük
heart n. iç dünya
heart n. karakter
heart n. mizaç
heart n. ruh hali
heart n. dayanıklılık
heart n. metanet
heart n. bitki, meyve veya sebzenin kalbi
heart n. temel kısım
heart n. hassasiyet
heart n. şefkat
heart n. halatın ortasındaki ana iplik
heart n. eğilim
heart n. yönelme
heart n. hoşlanma
heart n. kalp şeklinde olan şey
heart n. kalp şeklinde balık ağı
heart n. kalp şeklinde mala
heart n. tutum
heart n. mizacın sertliği
heart n. içtenlik
heart n. coşkun istek
Technical
heart v. (duvarı) molozla doldurmak
Woodworking
heart n. öz kerestesi
heart n. göbek kerestesi
Medical
heart n. cor
heart n. kor
Gastronomy
heart n. sert ve kuru et
Zoology
heart n. omurgasız hayvanlarda bulunan kontraktil yapı
heart n. yumuşakçalarda bulunan kalp benzeri dolaşım organı
heart n. eklembacaklılarda bulunan kasılabilen bir damar
heart n. halkalı solucanlarda ön kan damarları
Botanic
heart n. ekşi yonca
heart v. göbek oluşturmak
Forestry
heart n. ağacın merkezi
Literature
heart v. hastası olmak
Card
heart n. batak benzeri bir iskambil oyunu
Archaic
heart v. yüreklendirmek
heart v. cesaretlendirmek
heart v. kalbine yerleştirmek
Slang
heart v. (birini ya da bir şeyi) çok sevmek

Significados de "hearting" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
heart attack n. kalp krizi
steal someone's heart v. kalbini çalmak
learn by heart v. ezberlemek
eat to your heart's content expr. tıka basa yiyin
General
heart failure n. kalp sektesi
brave heart n. cesur yürek
aching heart n. yürek sızısı
coronary heart disease n. koroner kalp hastalığı
heart transplant n. kalp nakli
a bleeding heart n. herkese sempati duyan
heart breaking n. yürekler acısı
learning by heart n. ezber
heart and tulip n. kalp ve lale
heart and moon n. kalp ve ay
cake and heart n. pasta ve kalp
broken heart n. kırık kalp
heart failure n. kalp yetmezliği
heart breaker n. üzüntü veren kimse
heart breaker n. kalp kıran kimse
congestive heart failure n. konjestif kalp yetmezliği
open heart n. paylaşımcı mizaç
open heart n. cömert mizaç
congestive heart failure n. konjestif kalp yetersizliği
heart throb n. kalp çarpıntısı
target heart rate range n. hedef kalp hızı oranı
target heart rate range n. hedef kalp hızı aralığı
target heart rate range n. hedef kalp hızı seviyesi
heart of gold n. altından kalp
heart's blood n. hayat
heart condition n. kalp hastalığı
heart condition n. kalp rahatsızlığı
heart breaker n. kalp kırıcı
fatty heart n. yağ bağlamış kalp
a bleeding heart n. kız kalbi
heart-searching n. vicdan muhasebesi
heart-throb n. kalp çarpıntısı
heart-throb n. çarpıntı
heart-rending n. yürekler acısı
heart disease n. kalp hastalığı
heart cam n. yürek biçimli kam
tobacco heart n. sigaranın yol açtığı kalp hastalığı
an inconstant heart n. hercai gönül
heart wrenching human tragedy n. yürekleri burkan insanlık dramı
heart of fashion n. modanın kalbi
heart of the city n. şehrin kalbi
the thief of my heart n. kalbimin hırsızı
heart of the country n. ülkenin kalbi
shape of my heart n. kalbimin şekli
heart stealer/thief n. kalp hırsızı
the eye of the heart n. kalp gözü
man of heart n. gönül adamı
heart of the country n. ülkenin merkezi
affairs of the heart n. gönül işleri
dicky heart n. zayıf kalp
heart throbbing n. kalp çarpıntısı/çarpması
heart beating n. kalp atması
fast heart beating n. hızlı kalp atması
heart line n. kalp çizgisi
heart shot n. kalp vuruşu
heart shot n. kalbe isabet
clean heart n. temiz kalp
a turkish female name meaning my my heart n. sinem
elastic heart n. elastik kalp
heart operation n. kalp ameliyatı
friend of the heart n. gönül dostu
kind heart n. iyi kalp
heart shaped box n. kalp şeklinde kutu
line of heart n. (avuç içi) aşk çizgisi
heart line n. (avuç içi) aşk çizgisi
heart's-ease n. gönül rahatlığı
line of heart n. avuç içinde akıl çizgisine paralel olarak uzanan ve kişinin duygu dünyasını ifade ettiğine inanılan çizgi
heart [dialect] n. şömine tabanı
heart [obsolete] n. kavrayış
heart [obsolete] n. anlayış
lion-heart n. aslan yürekli kimse
lion-heart n. cesur yürek
heart line n. kişinin duygusal doğasını ifade ettiği düşünülen çizgi
line of heart n. kalp çizgisi
line of heart n. kişinin duygusal doğasını ifade ettiği düşünülen çizgi
heart line n. yürek çizgisi
line of heart n. yürek çizgisi
line of heart n. avuç içinde bulunan bir çizgi
heart line n. avuç içinde bulunan bir çizgi
heart-to-heart n. birebir sohbet
heart-throb n. maşuk
heart's-ease n. iç rahatlığı
heart and soul n. öz
heart sickness n. gönül yarası
heart hardness n. taş kalplilik
heart failure n. ani bayılma hissi
heart-searching n. kendi kendini analiz etme
heart sickness n. keder
heart-to-heart n. dertleşme
heart-throb n. yakışıklı adam
heart rising n. isyan etme
heart wheel n. sabit rotatif hareketi sabit karşılıklı harekete çevirmek için kullanılan kalp şeklindeki kam
heart-searching n. introspektif analiz
heart attack n. başarısızlık
heart point n. arma orta noktası
heart and soul n. hayati kısım
heart attack n. yıkım
heart hardness n. hissizlik
heart attack n. (mecaz) ölüm
heart heaviness n. kalp ağırlığı
heart-throb n. aşık olunan kimse
dead heart [australia] n. avustralya'nın ücra iç bölgeleri
child heart n. çocuk kalbi
rend the heart v. yüreğini parçalamak
heart beat v. kalbi atmak
wrench someone's heart v. birinin yüreğini sızlatmak
gladden one's heart v. yüreğine su serpmek
eat one's heart out v. kendi kendini yemek
cry one's heart out v. hüngür hüngür ağlamak
have a heart of stone v. taş kalpli olmak
open one's heart to v. kalbini açmak
set one's heart v. baş koymak
pour out one's heart v. içini dökmek
take heart v. morali yükselmek
get something by heart v. bir şeyi ezberlemek
warm the cockles of somebody's heart v. sevindirmek
lose one's heart to v. gönül vermek
learn by heart v. ezbere öğrenmek
set one's heart on something v. baş koymak
touch one's heart with sorrow v. içine işlemek
one's heart skips a beat v. kalbi yerinden çıkmak
warm the cockles of somebody's heart v. mutlu etmek
set one's heart on v. gönül vermek
pour one's heart out v. deşarj olmak
have one's heart in one's mouth v. yüreği ağzına gelmek
take heart v. cesaretlenmek
unburden one's heart v. içini açmak
take something to heart v. altüst olmak
set one's heart on v. çok istemek
win one's heart v. kalbini kazanmak
put one's heart to v. kendini adamak
get to the heart of v. özüne inmek
not to have the heart to v. kıyamamak
take something to heart v. ağırına gitmek
be bond with somebody at heart v. birine yürekten bağlı olmak
set one's heart on v. baş koymak
open one's heart v. içini boşaltmak
wring someone's heart v. birinin yüreğini sızlatmak
take something to heart v. bir şeyi ciddiye almak
break somebody's heart v. kalbini kırmak
take to heart v. içerlemek
cause to learn by heart v. belletmek
take to heart v. içlenmek
have a heart attack v. damla inmek
tear one's heart out v. çok üzmek
learn by heart v. bellemek