idam - Turco Inglés Diccionario

idam

Significados de "idam" en diccionario inglés turco : 12 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
idam execution n.
In Medieval times, Guillotine executions were public events.
Ortaçağ'da giyotinle yapılan idamlar halka açık olaylardı.

More Sentences
General
idam death sentence n.
In January, Governor Ryan of Illinois decided to commute the death sentences of 156 prisoners on death row.
Ocak ayında Illinois Valisi Ryan, idam sırasındaki 156 mahkumun ölüm cezalarını hafifletme kararı aldı.

More Sentences
idam hanging n.
The king exhibited his power through public hangings.
Kral halka açık idamlarla gücünü herkese gösterdi.

More Sentences
Law
idam death penalty n.
The death penalty is downgrading and is in contravention of the universal principle of justice.
İdam cezası aşağılayıcıdır ve evrensel adalet ilkesine aykırıdır.

More Sentences
idam execution n.
In Medieval times, Guillotine executions were public events.
Ortaçağ'da giyotinle yapılan idamlar halka açık olaylardı.

More Sentences
General
idam dispatch n.
idam rope n.
Idioms
idam cramp words [obsolete] n.
Law
idam rope n.
idam penalty of death n.
idam capital punishment n.
Archaic
idam hemp n.

Significados de "idam" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
idam etmek execute v.
General
idam mangası firing squad n.
idam sehpası gallows n.
idam hükmü death warrant n.
boğarak idam garrotte n.
idam ipi halter n.
idam hükmü death sentence n.
idam etme dispatch n.
boğarak idam garroting n.
boğarak idam garotte n.
idam etme veya af yetkisi power of life and death n.
asarak idam etme gallows n.
idam mahkumu bekçisi deathwatch n.
idam sehpası gallowses n.
platform (idam mahkumlarının başının kesildiği yüksek) scaffold n.
elektrik vererek idam etme electrocuting n.
elektrikle idam electrocution n.
idam eden executer n.
idam cezası capital punishment n.
idam cezası death sentence n.
boğarak idam etme garroting n.
idam mangası execution squad n.
idam mangası firing party n.
idam mahkumu bekçisi death-watch n.
asarak idam etme nubbing cheat [obsolete] n.
idam ipine sekiz ya da dokuz tur dolayarak atılan düğüm hangman's halter n.
idam ipine sekiz ya da dokuz tur dolayarak atılan düğüm hangman's knot n.
idam ipine sekiz ya da dokuz tur dolayarak atılan düğüm tow [dialect] n.
insanları idam etme yöntemleri üzerinde çalışan bilim dalı ktenology n.
hüküm giymiş kimsenin hücresinden idam edileceği yere kadar yürüdüğü mesafe last mile n.
idam edilebilecek kimse wag-halter n.
idam edilebilecek kimse waghalter [obsolete] n.
idam edilme halter n.
celladın idam mahkumlarını asarken kullandığı ip hempen necktie n.
yakarak idam etme burning n.
yakarak idam etme burning at the stake n.
elektrik vererek idam etme burning n.
idam aracı garotte n.
idam aracı garrote n.
idam aracı garrotte n.
idam edilen mahkumların asıldığı zincirli direk gibbet tree n.
idam edilen mahkumların asıldığı zincirli direk gibbet n.
diri diri gömme yoluyla uygulanan idam cezası immurement n.
hükümlü birini idam etme aracı instrument of execution n.
kurbanı boğan bir idam aleti iron collar n.
idam cezası scaffold n.
(idam öncesi) mahkuma verilen tövbe etme süresi short shrift n.
eski bir idam yöntemi crushing n.
idam ipi poiser [obsolete] n.
giyotinle idam etmek guillotine v.
boğarak idam etmek garrotte v.
elektrikli sandalyede idam etmek fry v.
boğarak idam etmek garrote v.
elektrikle idam etmek electrocute v.
idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak attaint v.
idam etmek dispatch v.
giyotin ile idam etmek guillotine v.
idam etmek hang v.
birini idam etmek put someone to death v.
boğarak idam etmek garotte v.
elektrikli sandalyede idam etmek electrocute v.
asarak idam etmek execute by hanging v.
idam etmek gibbet v.
asılarak idam edilmek be executed by hanging v.
idam etmek put to death v.
idam cezası almak get the death v.
idam almak get the death v.
idam almak be sentenced to death v.
idam almak get the death penalty v.
idam cezası almak get the death penalty v.
asarak idam etmek hang v.
idam edilmeyi beklemek await execution v.
idam cezasını kaldırmak abolish the death penalty v.
idam cezasını kaldırmak abolish the capital punishment v.
idam cezasını kaldırmak remove the death penalty v.
idam edilmek get hanged v.
asarak idam etmek nub [obsolete] v.
tekerleğe bağlayıp çekerek idam etmek break upon a wheel v.
idam etmek do to death v.
asarak idam etmek top v.
kazığa vurarak idam etmek empale v.
yakarak idam etmek için etrafını çalı çırpıyla çevrelemek faggot v.
yakarak idam etmek için etrafını çalı çırpıyla çevrelemek fagot v.
idam etmek mortify [obsolete] v.
idam etmek dislive [obsolete] v.
idam edilmek execute v.
idam etmek persecute v.
boğarak idam edilmiş garroted adj.
elektrik vererek idam etmeye ait electrocutional adj.
elektrikle idam edilmiş electrocuted adj.
asılarak idam edilmemiş unhanged adj.
idam edilmemiş unhanged adj.
asılarak idam edilmiş hanged adj.
idam edilebilir hangable adj.
aslıarak idam edilmeyi hak eden gallus adj.
aslıarak idam edilmeyi hak eden gallows adj.
aslıarak idam edilmeyi hak eden gallous adj.
idam sehpası gibbet N.
Colloquial
elektrikli idam sandalyesi the chair n.
idam edilmek be put to death v.
elektrikli sandalyede idam edilmek burn v.
elektrikli sandalyede idam etmek burn v.
Idioms
idam cezası gerektiren hata/suç/yersizlik a hanging offence n.
idam cezası gerektiren hata/suç/yersizlik hanging offense n.
idam sehpası sheriff's picture frame [obsolete] n.
idam cezası gerektiren suç/hata/yanlışlık hanging offense n.
idam hükmü cramp words [obsolete] n.
idam cezası cramp words [obsolete] n.
idam cezası gerektiren hata/suç a hanging offence n.
baltayla kafası kesilerek idam edilmek go to the block v.
idam edilmek go to the block v.
elektrikli sandalyede/sandalye ile idam edilmek ride the lightning v.
asılmak (idam edilmek) bless the world with (one's) heels v.
elektrikli sandalyede idam etmek give (someone) the chair [us/south africa] v.
elektrikli sandalye ile idam etmek give (someone) the chair [us/south africa] v.
darağacına asılıp idam edilmek ride a horse foaled by an acorn [obsolete ] v.
elektrikli sandalyede idam etmek give (one) the chair v.
(birini) idam etmek put (one) to death v.
darağacına asılıp idam edilmek ride a horse foaled of an acorn [obsolete] v.
asılmak (idam) take a ride to tyburn [obsolete] v.
idam edilmek take a ride to tyburn [obsolete] v.
idam edilmek üzere infaz alanına yürüyen erkek mahkum dead man walking [us/south africa] expr.
Speaking
bu benim idam fermanım demektir that's my death sentence expr.
Law
idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi attainture n.
idam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaybetmesi attainder n.
asarak idam etme hanging n.
idam hükmü a death-warrant n.
yazılı idam emri a death-warrant n.
idam kararı sentence of death n.
idam hükmü sentence of death n.
idam kararı death warrant n.
idam hükmü death warrant n.
elektrikli sandalyeyle idam etme electrocution n.
idam cezasının infazı execution n.
idam kararının tecili reprieve n.
idam hükmünün ertelenmesi reprieve n.
yargıcın idam kararını okurken giydiği kep black cap n.
idam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması attaintment n.
idam hükmü verilmesi üzerine medeni hukukun kaldırılması attainture n.
başını keserek idam etme decapitation n.
başını keserek idam etme beheading n.
idam fermanı execution warrant n.
idam cezası capital punishment n.
idam fermanı death warrant n.
idam cezasının kaldırılması abolishment of death penalty n.
kurşuna dizerek idam fusilading n.
kurşuna dizilerek idam edilme fusilading n.
kurşuna dizerek idam execution by firing squad n.
kurşuna dizilerek idam edilme execution by firing squad n.
idam mahkumları death row inmates n.