illicit - Turco Inglés Diccionario

illicit

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

illicit — Definition

Significado:
yasak
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪˈlɪsɪt/ – BrE /ɪˈlɪsɪt/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
forbidden
Antónimos:
permitted

Significados de "illicit" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
illicit adj. yasadışı
They were accused of illicit drug selling.
Yasadışı uyuşturucu satmakla suçlandılar.

More Sentences
illicit adj. yasaya aykırı
General
illicit adj. yasak
Sami and Layla continued their illicit love relationship.
Sami ve Leyla yasak aşk ilişkilerine devam ettiler.

More Sentences
Technical
illicit adj. yasa dışı
It is quite clear that producing illicit material concerning paedophile pornography is a criminal activity.
Pedofili pornografisine ilişkin yasa dışı materyal üretmenin suç teşkil eden bir faaliyet olduğu oldukça açıktır.

More Sentences
General
illicit adj. gayri meşru
illicit adj. memnu
illicit adj. caiz olmayan
illicit adj. kanunsuz
illicit adj. illegal
illicit adj. haram
illicit adj. yasaya aykırı
illicit adj. ahlaki nedenlerle onaylanmayan
illicit adj. etik dışı
Trade/Economic
illicit adj. gayrimeşru
illicit adj. yasal olmayan
Law
illicit n. kanuna aykırı
illicit adj. caiz olmayan
illicit adj. gayrikanuni
illicit adj. gayrımeşru
illicit adj. fahiş
illicit adj. gayrimeşru
illicit adj. kanunsuz
illicit adj. yolsuz
Technical
illicit adj. yasaya aykırı
Linguistics
illicit adj. uygun bir şekilde kurulmamış
illicit adj. dilbilgisi kurallarına aykırı

Significados de "illicit" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Inglés Turco
General
illicit traffic n. yasa dışı uyuşturucu kaçakçılığı
illicit profit n. avanta
illicit work n. kaçak çalışma
illicit trade n. kaçak ticaret
illicit work n. kaçak işçilik
illicit profit n. anafor
illicit gain n. avanta
illicit work n. kayıt dışı istihdam
illicit gain n. yolsuz kazanç
illicit money n. kara para
vast quantities of illicit substances n. çok miktarda yasadışı mal
illicit liaison n. yasak ilişki
illicit relationship n. yasak aşk
illicit liaison n. yasak aşk
illicit relationship n. yasak ilişki
illicit affair n. yasak aşk
illicit affair n. yasak ilişki
make an illicit profit v. gayrimeşru / yasadışı yoldan para kazanmak
Trade/Economic
illicit money n. kara para
illicit trade n. korsan ticaret
laundering of illicit money n. kara para aklama
illicit trade n. yasa dışı ticaret
illicit gain n. gayri meşru kazanç
illicit work n. yasadışı iş
illicit employment n. kaçak işçi çalıştırma
illicit manufacturing/production n. merdivenaltı imalat
Law
illicit money n. kara para
illicit occupation n. fuzuli işgal
illicit cohabitation n. evlilik dışında karı koca gibi yaşama
illicit cohabitation n. gayrimeşru birleşme
illicit cohabitation n. dost hayatı
illicit intercourse n. gayrimeşru cinsel ilişki
illicit cohabitation n. evlilik dışı bir ilişki sürdürme
illicit cohabitation n. evlilik dışı bir ilişki yürütme
illicit connection n. gayrimeşru cinsel ilişki
illicit cohabitation n. metres hayatı
illicit production n. yasadışı üretim
illicit production n. yasadışı imal
illicit price n. yasal olmayan fiyat
illicit price n. meşru olmayan fiyat
illicit price n. fahiş fiyat
illicit enrichment n. haksız zenginleşme
fight against illicit traffic of narcotics n. uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadele
Politics
convention against illicit traffic in narcotic drugs and psychotropic substances n. uyuşturucu ve psikotrop maddelerin kaçakçılığına karşı birleşmiş milletler sözleşmesi
the cooperation group to combat drug abuse and illicit trafficking in drug n. uyuşturucu madde kullanımı ve kaçakçılığıyla mücadele işbirliği grubu
illicit capital outflow n. yasadışı sermaye çıkışı