incumbent - Turco Inglés Diccionario

incumbent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

incumbent — Definition

Significado:
görevde olan, yükümlü
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈkʌmbənt/ – BrE /ɪnˈkʌmbənt/)
Categoría gramatical:
Sıfat; İsim
Antónimos:
challenger, optional, voluntary

Significados de "incumbent" en diccionario turco inglés : 29 resultado(s)

Inglés Turco
General
incumbent n. halihazırda görev yapan
Emma defeated the incumbent governor by a large plurality.
Emma, halihazırda görev yapan valiyi açık ara farkla yendi.

More Sentences
incumbent adj. düşen
That is the task that is incumbent on local public transport.
Yerel toplu taşımacılığa düşen görev budur.

More Sentences
incumbent adj. zorunlu
European Union Treaties make it incumbent on us to protect fundamental rights.
Avrupa Birliği Antlaşmaları, temel hakları korumamızı zorunlu kılmaktadır.

More Sentences
incumbent adj. halihazırda görev yapan
Emma defeated the incumbent governor by a large plurality.
Emma, halihazırda görev yapan valiyi açık ara farkla yendi.

More Sentences
incumbent n. görevli
incumbent n. memur
incumbent n. görevli kimse
incumbent n. bölge papazı
incumbent n. mahalle papazı
incumbent n. bir makamda görevli kimse
incumbent n. vazifeli kimse
incumbent n. işgalci
incumbent adj. ödevli
incumbent adj. üzerine düşen
incumbent adj. yükümlü
incumbent adj. yaslanan
incumbent adj. dayanan
incumbent adj. vazifeli
incumbent adj. faal görevli
incumbent adj. alttaki yüzeye değecek şekilde eğilmiş
incumbent adj. görevde olan
Trade/Economic
incumbent n. görevli kimse
incumbent n. memur
incumbent adj. yükümlü
Law
incumbent n. görevli
Biology
incumbent adj. (bitki çeneği) bir parça üzerine dayalı veya yapışmış halde
Geology
incumbent adj. (yer tabakası) üstü üste geçmiş
Archaic
incumbent adj. sarkık
Ornithology
incumbent adj. (arka parmak) kuş ayakta dururken tamamen yere değen

Significados de "incumbent" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Inglés Turco
General
be incumbent on v. -e düşmek
be incumbent on v. sorumluluğu -e ait olmak
incumbent upon v. sorumlu olmak
incumbent on adj. görevi olan
incumbent upon adj. görevi olan
incumbent upon adj. bir işi gerçekleştirmekle görevli
incumbent upon adj. üzerine düşen
incumbent on adj. üzerine düşen
incumbent upon adj. yapılması gereken
incumbent upon adj. bir işi yapmakla sorumlu
incumbent on adj. bir işi yapmakla sorumlu
incumbent on adj. yapılması gereken
incumbent on adj. yapılması gerekli
incumbent upon adj. üstüne düşen
incumbent on adj. bir işi gerçekleştirmekle görevli
incumbent on adj. üstüne düşen
incumbent upon adj. yapılması gerekli
incumbent [obsolete] adj. çalışkan
incumbent [obsolete] adj. tehdit eden
incumbent [obsolete] adj. gayretli
incumbent [obsolete] adj. çok meşgul
incumbent [obsolete] adj. yaklaşan
Phrasals
incumbent upon someone to do something v. bir şeyi yapma/söyleme zorunluluğu duymak
incumbent upon someone to do something v. bir şeyi (yapma/söyleme) görevi düşmek
Colloquial
incumbent upon someone n. kaçınılmaz görev
incumbent upon someone n. boyun borcu olan görev
incumbent to do v. (bir şeyi) yapma/söyleme görevi düşmek
incumbent to do v. (bir şeyi) yapma/söyleme zorunluluğu duymak
incumbent upon someone expr. yapılması zorunlu görev
Trade/Economic
incumbent firms n. yerleşik firmalar
incumbent advantage n. yerleşik firma avantajı
be incumbent v. terettüp etmek
Law
be incumbent on v. terettüp etmek
Politics
anti-incumbent vote n. iktidar karşıtı oy
incumbent party n. iktidar partisi
Informatics
incumbent operator n. yerleşik operatör
Telecom
incumbent operator n. yerleşik işletmeci
incumbent fixed-line operator n. yerleşik sabit hat işletmecisi
incumbent local exchange carrier n. yerleşik yerel santral taşıyıcısı
incumbent universal service provider n. yerleşik evrensel hizmet sağlayıcısı