inherent - Turco Inglés Diccionario

inherent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

inherent — Definition

Significado:
doğasında olan
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɪnˈhɪrənt/ – BrE /ɪnˈhɪərənt/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
intrinsic, innate
Antónimos:
extrinsic, incidental

Significados de "inherent" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
General
inherent adj. doğasında var olan
These are the circumstances of the dispute, which are inherent in our system.
Bunlar sistemimizin doğasında var olan uyuşmazlık koşullarıdır.

More Sentences
inherent adj. içsel
I would ask the Commission to examine whether this can really be done in this way, for this is an inherent problem.
Komisyondan bunun gerçekten bu şekilde yapılıp yapılamayacağını incelemesini rica ediyorum, çünkü bu içsel bir sorundur.

More Sentences
inherent adj. doğal
She has inherent dignity.
Doğal bir saygınlığı var.

More Sentences
Technical
inherent adj. doğal
She has inherent dignity.
Doğal bir saygınlığı var.

More Sentences
inherent adj. içkin
The rapporteur recognises that the risk of financial instability is inherent to the operation of the economy.
Raportör, finansal istikrarsızlık riskinin ekonominin işleyişine içkin olduğunu kabul etmektedir.

More Sentences
General
inherent adj. tabiatında var olan
inherent adj. öz
inherent adj. esas
inherent adj. özünde olan
inherent adj. doğuştan olan
inherent adj. asıl
inherent adj. doğuştan
inherent adj. yaradılıştan
inherent adj. fıtri
inherent adj. kendinde var olan
inherent adj. doğasında olan
Trade/Economic
inherent adj. fıtri
inherent adj. kendinde varolan
Technical
inherent adj. ayrılmaz
inherent adj. doğasında olan
Linguistics
inherent adj. ismin önüne gelen
inherent adj. ismin önünde duran
Ottoman Turkish
inherent adj. mündemiç

Significados de "inherent" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Inglés Turco
General
inherent risk n. içsel risk
inherent risk n. doğal risk
inherent rights n. temel haklar
inherent settlement n. doğal oturma
inherent strength n. doğal mukavemet
inherent moisture n. doğal nem
inherent characteristic of a system n. sistemin özeğrisi
inherent ability n. doğuştan yetenek
inherent defect n. doğuştan var olan kusur
inherent defect n. yaradılıştan var olan kusur
inherent skill n. doğal/doğuştan beceri
inherent aptitude n. doğuştan gelen davranış biçimi
inherent aptitude n. yaradılış
inherent aptitude n. mizaç
be inherent in something v. bir şeyin aslında var olmak
inherent in adj. has
inherent in adj. özgü
Trade/Economic
inherent risks n. kurumun ve faaliyetlerin doğasından kaynaklanan riskler
inherent vice n. çürüme yanma gibi tabiatından kaynaklanan bozulma
inherent vice n. zati ayıp
inherent vice n. mallar yola çıkarıldığı anda mevcut olan kusur
inherent vice n. gizli kusur
inherent skill n. doğuştan sahip olunan yetenek ve beceriler
inherent defect n. aslında bulunan kusur
inherent vice n. malın kendi kusuru
defect inherent in the goods n. malın kendi kusuru
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
defect inherent in the goods n. malzemenin kendine has kusuru
Law
inherent vice n. malın kendi bozukluğu
Politics
inherent right to life n. temel yaşama hakkı
Insurance
inherent vice n. zati ayıp
inherent vice n. gizli kusur
Technical
inherent storage n. kalıtımsal bellek
inherent viscosity n. içsel viskozite
inherent moisture n. doğal rutubet
inherent moisture n. doğal nem
inherent stress n. varolan gerilim
inherent weakness n. yapısal zayıflık
inherent weakness failure n. yapısal zayıflıktan işgörmezlik
inherent stress n. yapısal gerilim
inherent stress v. iç gerilme
Computer
inherent characteristic of a system n. dizgenin özeğrisi
inherent characteristic of a system n. sistemin özeğrisi
inherent storage n. kalıtımsal bellek
Aeronautic
inherent weakness failure n. malzeme yapısal hatası
inherent stability n. otomatik kararlılık
Statistics
inherent bias n. doğal yan
Linguistics
inherent property n. içkin özellik
Environment
inherent filtration n. kendiliğinden tabii süzgeçleme