izler - Turco Inglés Diccionario

izler

Significados de "izler" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
izler trais [obsolete] n.
izler tracks N.

Significados de "izler" con otros términos en diccionario inglés turco: 52 resultado(s)

Turco Inglés
General
kişinin ardında bıraktığı izler trail n.
izler (arkada kalan) trail n.
asıl yere ulaştıran izler trackway n.
hayvanlara ait ilk izler the first ever animal trails n.
derin psikolojik izler deep psychological scars n.
kakao yağı kristallerinin çikolata üzerinde oluşturduğu grimsi çizgi veya izler bloom n.
granüller üzerindeki izler grain n.
izler (ayak, tekerlek) tracks n.
izler bırakmak leave traces v.
derin psikolojik izler bırakmak leave deep psychological scars v.
izler bırakmak leave marks v.
doğal izler bırakmak mark v.
yaratıcı izler gösteren daedal adj.
üzerinde (hayvan ayak izi gibi) izler bulunan (çamur/toprak) champy [obsolete] adj.
bariz işaretler veya izler taşıyan manifest (of) adj.
üzerindeki izler veya renkler sebebiyle mermere benzeyen marbled adj.
arkasında baklava şeklinde izler olan diamondback adj.
sırtında elmas şeklinde izler olan diamondback adj.
arkasında elmas şeklinde izler olan diamondback adj.
sırtında baklava şeklinde izler olan diamondback adj.
Colloquial
sahte izler bırakmak set up a dummy trail v.
Idioms
kimliğine dair izler bırakma left one's calling card n.
Speaking
izler güneye gidiyor tracks lead south expr.
kore filmleri izler misin? do you watch korean movies? expr.
Trade/Economic
üretimde girdi olarak kullanılan sermaye mallarının üretim sonucunda çıktı olarak tekrar sermaye malına dönüşmesi ve bu üretilen sermaye mallarının birbirini izler şekilde tekrar tekrar üretimde girdi olarak kullanılması yöntemi roundabout method of production n.
Politics
uçakların kimyasal madde püskürttüğü için gökyüzünde sıradışı izler bıraktığı iddia edilen komplo teorisi chemtrail n.
Technical
yenilemeli izler regenerative tracks n.
ışınetkin izler radioactive tracer n.
tırtıllı izler chevron markings n.
tırtıllı izler herringbone markings n.
kökenden yayılan izler radial marks n.
eğimli izler slanted tracks n.
salt okunur manyetik izler read-only magnetic tracks n.
üzerinde ağaca benzer siyah veya kahverengi izler bulunan bir akik çeşidi dendrachate n.
Computer
kullanılabilen izler available tracks n.
yenilemeli izler regenerative tracks n.
Telecom
yıldız izler star camera n.
Textile
üzerinde kare şeklinde izler olan, krom tabaklama dana derisi box n.
üzerinde kare şeklinde izler olan, krom tabaklama dana derisi box calf n.
Automotive
dairesel izler swirl marks n.
Aeronautic
yüksek irtifada uçan uçakların arkalarında bıraktıkları beyaz izler contrail n.
Medical
pulsu izler scaling n.
Zoology
başında beyaz tüyler veya izler olan (kuş, memeli) bald adj.
başında beyaz tüyler veya izler olan (kuş, memeli) baldfaced adj.
Botanic
kımıl zararlısı veya böcek ilaçlarının mahsulde bıraktığı izler scorch n.
Geology
birçok taşın yüzeyinde solucan izleri olarak bilinen kıvrımlı izler helminthite n.
Military
kritik izler significant tracks n.
Sport
(kriket) vurucunun etrafında oluşan izler blockhole n.
Art
eserlerinde fovizmden izler olan ressam fauve n.
popüler kültürden izler taşıyan folksy adj.
Ornithology
göğsünde kırmızımsı kahverengi izler olan ağ ayaklı bir avustralya uzunbacaklısı cladorhyncus leucocephalum n.
Slang
yataktan kalkıldığında vüdumuzda gördüğümüz ve yatılan yerin şeklini almış izler sleep tattoos n.