kayalar - Turco Inglés Diccionario

kayalar

Significados de "kayalar" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
kayalar rocks n.
NASA has discovered that hematite is one of the most abundant minerals in the rocks and soils on the surface of Mars.
NASA, hematitin Mars yüzeyindeki kayalarda ve topraklarda en bol bulunan minerallerden biri olduğunu keşfetti.

More Sentences

Significados de "kayalar" con otros términos en diccionario inglés turco: 32 resultado(s)

Turco Inglés
General
kayalar arasında nehir çukuru alcove n.
volkanik kayalar igneous rocks n.
aşınmış büyük kayalar boulders n.
devasa kayalar huge rocks n.
bina veya anıtsal kayalar üzerine yazı veya desen işleyen kimse decorator n.
Technical
püskürük kayalar extrusive rocks n.
magmatik kayalar igneous rocks n.
bitümlü kayalar bituminous rocks n.
birinci zaman ait kayalar primary rocks n.
iri kayalar haline getirmek boulder v.
iri kayalar haline getirmek bowlder v.
Construction
dalgakıran kayalar mole n.
Marine
çökmüş kayalar sunken rocks n.
Biology
kayalar ile ilgili saxatile adj.
kayalar arasında yaşayan saxatile adj.
Botanic
kayalar arasında yaşayan saxicoline adj.
Geography
orta derinlikte genellikle yerkürenin kabuğundaki çatlakları dolduran mağmanın soğuması ile oluşmuş kayalar hypabyssal rocks n.
Geology
pliyosen-kuvaterner yaşlı volkanik kayalar pliocene-quaternary volcanic rocks n.
demirin oksitlenmesiyle renklenen kırmızı tortul kayalar red beds n.
artezyen suyunun varlığını kolaylaştıracak bileşim, yapısal ve topografik ilişkilere sahip kayalar basin n.
volkanik kayalar volcanic rocks n.
karbonifer dönem'in 345 milyon ile 310 milyon öncesine tarihlenen alt dönemine ait kayalar the mississippian n.
birinci jeolojik zamana ait kayalar primitive rocks n.
yeryüzünün denizel kabuğunda bulunan, silisyum ve magnezyum bakımından zengin kayalar sima n.
yapraklı kayalar slate rocks n.
eskiden yüzeyde olup günümüzde kayalar altına gömülmüş jeolojik yapıları inceleyen bilim dalı paleogeology n.
volkanik kayalar veya silikatlı mineraller ile ilişkili mafic adj.
su, rüzgar, don, sıcaklık etkisiyle değişikliğe uğramış (kayalar ve kaya oluşumları) weathered adj.
hem cam hem de kristal bileşenleri olan (volkanik kayalar) hypocrystalline adj.
Mythology
çarpışan kayalar cyanean rocks n.
çarpışan kayalar symplegades n.
çarpışan kayalar clashing rocks n.