kaz - Turco Inglés Diccionario

kaz

Significados de "kaz" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
kaz goose n.
They had a goose farm just outside the town.
Kasabanın hemen dışında bir kaz çiftliği vardı.

More Sentences
General
kaz fool n.
kaz dope n.
kaz idiot adj.
Colloquial
kaz honker [juvenile] n.
Ornithology
kaz steg [dialect] [uk] n.

Significados de "kaz" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
gri yabani kaz greylag n.
kaz yağı goose grease n.
kaz sesi honk n.
kaz ayağı goosefoot n.
kaz tüyü goose down n.
boz kaz greylag goose n.
kaz derisi goose skin n.
kaz yavrusu gosling n.
kaz ciğeri goose liver n.
yolunacak kaz touch n.
kaz sesi gaggle n.
kaz karabatağı snakebird n.
kaz sürüsü gaggle n.
boz kaz greylang goose n.
kaz ayağı familyası goosefoot family n.
gri kaz ayağı grey goosefoot n.
kaz kafalılar geese n.
yolunacak kaz sucker n.
akyanaklı kaz barnacle goose n.
koyu renkli kaz brant n.
kaz karabatağı darter n.
gri yabani kaz greylag goose n.
kaz palazı gosling n.
erkek kaz gander n.
göz etrafındaki kaz ayağı tabir edilen kırışık bölge crow's foot n.
kaz sürüsü a flock of geese n.
kaz sürüsü a bunch of geese n.
kaz sürüsü a gaggle of geese n.
gri yabani kaz graylag n.
koyu renkli kaz brent n.
(ördek, kaz gibi) su kuşu avcısı fowler n.
kaz kız goose girl n.
kaz ayağı laughline n.
kaz ayakları laughter lines n.
kaz sesine benzer ses honk n.
(kaz, ördek) alçak vakvaklama sesi gabble n.
kaz palazı gesling [dialect] [uk] n.
kaz sürüsü gozzard n.
kaz teleği goose quill n.
kaz derisi gooseskin n.
büyük kaz tüyü goose quill n.
kaz kafalılık goosery n.
kaz çobanı gooseherd n.
kaz kümesi goosery n.
büyük kaz tüyünden yapılmış kalem goose quill n.
kaz çobanı gosherd n.
ebeveyn eşliğindeki bir dizi kaz yavrusu parade n.
kaz sesi çıkarmak honk v.
kaz sesi çıkarmak gaggle v.
kaz gibi yürümek goosestep v.
(kaz) ötmek honk v.
kaz gibi bağırmak honk v.
(kaz, ördek) hızlı ve alçak sesle vakvaklamak gabble v.
kaz kafalı thickheaded adj.
kaz gibi stupid adj.
kaz kafalı stupid adj.
kaz kafalı anserine adj.
kaz ile ilgili anserine adj.
kaz gibi anserine adj.
kaz kafalı anserous adj.
kaz kafalı goosish [obsolete] adj.
gözlerinin etrafında kaz ayağı kırışıklıkları bulunan crow-trodden adj.
kaz anlamı veren ön ek chen- pref.
kaz anlamı veren ön ek cheno- pref.
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass looks greener on the other side expr.
Proverb
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the apples on the other side of the wall are the sweetest
komşunun tavuğu komşuya kaz, karısı da kız görünür the apples on the other side of the wall are the sweetest
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür apples on the other side of the wall are the sweetest
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass is always greener on the other side of the fence
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez you must lose a fly to catch a trout
kaz gelen yerden tavuk esirgenmez you must lose a fly to catch a trout
boyunca kaz hate begets hate
az kaz hate begets hate
uz kaz hate begets hate
kaz ise kazla never give a sucker an even chance
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass is always greener (on the other side)
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass is greener on the other side
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass is always greener
Colloquial
kaz kafalı goose n.
kaz kafalı bubblehead n.
kaz kafalı thick head n.
yolunacak kaz easy game n.
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek roll the bones v.
kaz tüyü içeren kurşun geçirmez yelek giymiş goosed adj.
aptal kaz kafalı loggerheaded adj.
Idioms
yolunacak kaz soft touch n.
yolunacak kaz easy touch n.
yolunacak kaz easy pickings n.
kaz gelecek yerden tavuğu esirgememe a sprat to catch a mackerel [old-fashioned] [uk] n.
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek (be) a sprat to catch a mackerel n.
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek throw a sprat to catch a mackerel v.
kaz gelecek yerden tavuk esirgememek set a sprat to catch a mackerel v.
kaz gelecek yeri bilmek know which side one's bread is buttered on v.
kaz kafalı olmak be/go soft in the head v.
kaz kafalı olmak be soft in the head v.
kaz gelecek yeri bilmek know which side your bread is buttered v.
kaz gelecek yeri bilmek know which side of (one's) bread is buttered v.
kaz gelecek yeri bilmek know which side of one's bread is buttered v.
kaz gelecek yeri bilmek know on which side your bread is buttered v.
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez throw out a sprat to catch a mackerel expr.
kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez throw out a herring to catch a whale expr.
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür a neighbor's hen is as big as a goose expr.
kaz kafalı soft in the head expr.
komşunun tavuğu komşuya kaz görünür the grass is greener on the other side of the hill expr.
tırmıkla kaz avlayacak kadar uzun tall enough to hunt geese with a rake expr.
Speaking
bazan böyle kaz kafalılığın tutuyor you can be so dumb sometimes expr.
Technical
kaz boyunlu vantilatör goose-neck ventilator n.
kaz boynu römork goose neck n.
kaz boynu gibi kıvrımlı olan şey goose neck n.
Textile
kaz ayağı houndstooth n.
kaz ayağı deseni dogtooth n.
kaz ayağı desenli kumaş hound's-tooth check n.
kaz ayağı kumaş dogs-tooth check n.
kaz ayağı desenli kumaş dogs-tooth check n.
kaz ayağı desenli kumaş dog-tooth check n.
kaz ayağı kumaş dog-tooth check n.
kaz ayağı desenli kumaş dog's-tooth check n.
kaz ayağı kumaş dogstooth check n.
kaz ayağı desenli kumaş dogstooth check n.
kaz ayağı kumaş dog's-tooth check n.
kaz ayağı deseni dogtooth check n.
kaz ayağı kumaş hound's-tooth check n.
Automotive
kaz boynu römork gooseneck trailer n.
kaz boynu çeki demiri gooseneck hitch n.
kaz boynu römork gooseneck n.
Mining
kaz yeşili goose green n.
kaz ve ört yöntemi cut-and-cover n.
Medical
kaz ayağı chenopodium antelmintiiicum n.
kaz ayağı goose foot n.
Anatomy
(kas) kaz tüyü biçimli penniform adj.
yarım veya kısmen kaz tüyü biçimli (kas) semipenniform adj.
Pharmaceutics
tıbbi kullanıma yönelik kaz veya domuz yağı axunge n.
Dermatology
kaz ayağı kırışıklığı crows-foot n.
kaz ayağı kırışıklıkları crow's-foot n.
kaz ayağı kırışıklığı crow's-feet n.
Veterinary
bir kaz hastalığı gargil n.
Gastronomy
kaz ciğeri ezmesi pate de foie gras n.
kaz kızartması roasted yoose n.
kaz tüyü goose feather n.
yabani kaz wild duck n.
füme kaz göğsü smoked goose-breast n.
kaz ciğeri foie gras n.
tavuk veya kaz yağı shmalz n.
tavuk veya kaz yağı schmalz n.
tavuk veya kaz yağı schmaltz n.
kaz eti goose n.
domuz, hindi, ördek veya kaz derisinin kızartılarak yağının lifli dokudan ayrılmasıyla kalan gevrek artık crackle n.
Biology
kaz gibi kuşların gerdanı gullet n.
(kas) kaz tüyü biçimli pennate adj.
Zoology
ak yanaklı kaz barnacle goose n.