goose - Turco Inglés Diccionario

goose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

goose — Definition

Significado:
kaz, dürtmek
Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡuːs/ – BrE /ɡuːs/)
Categoría gramatical:
İsim: goose (geese); Fiil: goose (gooses – goosed – goosing)

Significados de "goose" en diccionario turco inglés : 24 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
goose n. kaz
They had a goose farm just outside the town.
Kasabanın hemen dışında bir kaz çiftliği vardı.

More Sentences
General
goose v. pandik atmak
When we were young, goosing to your friends as a joke was very popular.
Biz gençken arkadaşlara şaka amaçlı pandik atmak çok popülerdi.

More Sentences
Colloquial
goose n. kaz kafalı
I don't like hanging with gooses like him.
Onun gibi kaz kafalılarla takılmayı sevmiyorum ben.

More Sentences
Gastronomy
goose n. kaz eti
The goose will be served with rice for dinner.
Akşam yemeğinde kaz eti pilavla servis edilecek.

More Sentences
Ornithology
goose n. dişi kaz
Gooses have slightly bigger eggs than chickens.
Dişi kazların tavuklara göre biraz daha büyük yumurtaları olur.

More Sentences
General
goose n. eski bir masa oyunu
goose n. keno oynarken içinden numaralı top çıkarılan torba
goose v. parmak atmak
goose v. daha etkin kılmak
goose v. hızlandırmak
goose v. güçlendirmek
goose v. yoğunlaştırmak
goose v. kışkırtmak
goose v. teşvik etmek
goose v. dürtmek
Colloquial
goose n. aptal
goose n. ahmak
goose n. mankafa
Technical
goose v. motoru yakıtla beslemek
Slang
goose n. enerji veren şey
goose n. canlandırıcı
goose n. kışkırtma
goose n. teşvik etme
British Slang
goose v. (taksi şoförü) yoldan yolcu almak

Significados de "goose" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
greylag goose n. gri yabani kaz
wild goose n. sakarmeke
goose flesh n. diken diken olmuş deri
goose grease n. kaz yağı
bean goose n. tarla kazı
canada goose n. kanada kazı
greylang goose n. boz kaz
greylag goose n. boz kaz
canadian goose n. kanada kazı
goose skin n. kaz derisi
barnacle goose n. akyanaklı kaz
goose pimples n. diken diken olmuş deri
wild goose n. yabankazı
goose down n. kaz tüyü
goose barnacle n. kaya midyesi
goose egg n. sıfır
goose liver n. kaz ciğeri
egyptian goose n. nil kazı
brent goose n. yosun kazı
goose pimples n. tüyleri dikleşmiş deri
goose bumps n. tüylerin ürpermesi
goose pimples n. tüylerin ürpermesi
lesser white-fronted goose n. küçük sakarca
pink-footed goose n. küçük tarla kazı
goose flesh n. tüyleri diken diken olmuş
goose pimples n. tüyleri diken diken olmuş
goose bumps n. tüyleri diken diken olmuş
wild goose hunt n. yaban kazı avı
goose bump n. tüylerin ürpermesi
goose skin n. tüylerin ürpermesi
goose pimple n. tüylerin ürpermesi
duck duck goose n. yağ satarım, bal satarım oyunu
goose girl n. kaz kız
goose bumps n. tüylerin diken diken olması
tailor's goose n. terzilerin kullandığı eski tip kömürlü demir ütü
mother goose n. ilk kez 18. yüzyılda londra'da basılan ve çocuk masalları derlemesi olan the tales of mother goose adlı eserin hayali yazarı
goose quill n. büyük kaz tüyü
goose quill n. kaz teleği
goose quill n. büyük kaz tüyünden yapılmış kalem
goose cap [dialect] n. hafifmeşrep genç kız
goose feast n. st. michael yortusu
goose cap [dialect] n. dangalak kimse
goose cap [dialect] n. ahmak kimse
goose feast n. başmeleklerden mikail´in 29 eylül´de kutlanan yortusu
goose cap [dialect] n. kaprisli genç kız
keno goose n. keno oynarken içinden numaralı top çıkarılan dar boyunlu esnek bir torba
kill the goose that lays the golden eggs v. altın yumurtlayan kazı kesmek
get goose bumps v. tüyleri diken diken olmak
kill the goose that lays the golden eggs v. işini kendi eliyle bozmak
goose somebody v. parmak atmak
get goose pimples v. ürpermek
goose bumps v. tüyleri ürpermek
goose pimples v. tüyleri ürpermek
get goose-flesh v. tüyleri ürpermek
goose-step v. düşünmeden riayet etmek
goose-step v. toplumsal baskı veya misilleme korkusundan boyun eğmek
Proverb
what's good for the goose is good for the gander kadın için iyi olan eşi için de iyidir
what's sauce for the goose is sauce for the gander kadın için iyi olan eşi için de iyidir
what's good for the goose is good for the gander senin/benim için iyi/geçerli/yeterli olan benim/senin için de iyidir/geçerlidir/yeterlidir
what's sauce for the goose is sauce for the gander senin/benim için iyi/geçerli/yeterli olan benim/senin için de iyidir/geçerlidir/yeterlidir
what's sauce for the goose is sauce for the gander sen yaparsan ben de yaparım
what's good for the goose is good for the gander sen yaparsan ben de yaparım
a wild goose never laid a tame egg kırk yıllık kani olur mu yani
a wild goose never laid a tame egg böyle gelmiş böyle gider
a wild goose never laid a tame egg hiçbir şey durduk yere değişmez
Colloquial
gone goose n. miadını doldurmuş
gone goose n. külüstür
gone goose n. hurda
gone goose n. bitkin
gone goose n. bitmiş
gone goose n. bitik
ember-goose n. buz dalgıcı
ember goose n. buz dalgıcı
wayz-goose n. matbaada çalışanların düzenlediği yıllık eğlence
goose up v. güçlendirmek
goose up v. daha dikkat çekici hale getirmek
goose up v. yoğunlaştırmak
goose up v. performansını artırmak
loose as a goose adj. karlı dağlardan serin
loose as a goose adj. hepten/tümüyle rahat
loose as a goose adj. aladağlardan serin
(you) silly goose interj. şapşal
(you) silly goose interj. dümbelek
(you) silly goose interj. ahmak
(you) silly goose interj. salak
(you) silly goose interj. alık
(you) silly goose interj. budala
(you) silly goose interj. şavalak
he/she wouldn't say boo to a goose expr. karıncayı incitmez
he/she wouldn't say boo to a goose expr. ensesine vur lokmasını al
he/she wouldn't say boo to a goose expr. ağzına vur lokmasını al
he/she wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al ekmeğini
he/she wouldn't say boo to a goose expr. vur ensesine al lokmasını
Idioms
goose bumps n. tüyleri diken diken olma
goose pimples n. tüyleri diken diken olma
wild goose chase n. boşa kürek çekme
wild-goose chase n. boşuna koşuşma
wild-goose chase n. beyhude bir arayış
a wild goose chase n. olmayacak bir işin peşinden gitme
a wild goose chase n. olmayacak duaya amin deme
a wild goose chase n. olmayacak birşeyin peşinden koşma
a gone goose n. kayıplara karışmış
the golden goose n. altın yumurtlayan tavuk
a goose egg n. kafadaki şişlik
a goose egg n. sıfır çekme
a goose egg n. fiyasko
a goose egg n. hezimet
a goose egg n. boş geçme
a goose egg n. hüsran
a goose egg n. hayal kırıklığı
a goose egg n. yenilgi
goose egg n. sıfır puan
a goose egg n. kafada şişlik
goose egg n. fiyasko
goose egg n. koca bir sıfır
a goose egg n. başarısızlık
goose egg n. koca bir sıfır
goose egg n. kafayı bir yere vurmaktan kaynaklı yumurta şeklinde şişlik
goose egg n. kafada şişlik
goose egg n. hezimet
goose egg n. koca bir sıfır
a goose egg n. kafayı bir yere vurmaktan kaynaklı yumurta şeklinde şişlik
goose egg n. puan alamama
goose egg n. puan alamama
goose egg n. koca bi hiç
a goose egg n. koca bir sıfır
goose egg n. puan alamama
goose egg n. kafada şişlik
goose egg n. sıfır puan
goose egg n. koca bir hiç
goose egg n. kafada oluşan yumru
goose egg n. kafayı bir yere vurmaktan kaynaklı yumurta şeklinde şişlik
goose egg n. sıfır puan
goose egg n. koca bir sıfır
a goose egg n. kafada oluşan yumru
a goose egg n. puan alamama
goose egg n. kafada oluşan yumru
goose egg n. sıfır puan
a goose egg n. sıfır puan
goose egg n. başarısızlık
golden goose n. yüksek gelir getiren şey
cook one's goose v. işini bozmak
kill the goose that lays the golden eggs v. altın yumurtlayan tavuğu kesmek
kill the goose that laid the golden egg v. altın yumurtlayan tavuğu kesmek
cook someone's goose v. birisinin ayağını kaydırmak
cook someone's goose v. onun hakkından gelmek
cook someone's goose v. birinin yuvasını yapmak
cook someone's goose v. işine taş koymak
kill the goose that lays the golden egg v. kapıyı kırıp odun etmek
kill the goose that lays the golden egg v. bindiği dalı kesmek