keman - Turco Inglés Diccionario

keman

Significados de "keman" en diccionario inglés turco : 9 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
keman violin n.
The violin recital is tomorrow.
Keman resitali yarın.

More Sentences
General
keman fiddle n.
When he brings along his fiddle, his friends love him playing a tune.
Yanında kemanını getirdiğinde, arkadaşları onun şarkı çalmasına bayılıyor.

More Sentences
Colloquial
keman fiddle n.
When he brings along his fiddle, his friends love him playing a tune.
Yanında kemanını getirdiğinde, arkadaşları onun şarkı çalmasına bayılıyor.

More Sentences
Art
keman violin n.
The violin recital is tomorrow.
Keman resitali yarın.

More Sentences
Music
keman violin n.
The violin recital is tomorrow.
Keman resitali yarın.

More Sentences
General
keman gid [obsolete] n.
Music
keman violine n.
keman croud n.
Slang
keman box n.

Significados de "keman" con otros términos en diccionario inglés turco: 77 resultado(s)

Turco Inglés
General
keman yayı violin bow n.
keman yayı string n.
keman şekilli yaprak pandurate leaf n.
keman sapının ucu tailpiece n.
keman şekilli yaprak panduriform leaf n.
keman yayı fiddlestick n.
yay (keman) string n.
keman kutusu violin case n.
keman kafası head n.
keman yayının dibi heel n.
keman biçimindeki şey fiddleback n.
keman çalmak fiddle v.
keman çalmak play the violin v.
keman çalmak play on the violin v.
keman çalmak violin v.
keman şeklinde panduriform adj.
keman şeklinde pandurate adj.
Phrasals
amaçsızca keman çalmak fiddle away v.
Colloquial
keman çalmak fiddle v.
Law
yazı yazma, keman çalma, telgraf gönderme gibi işlerin aşırı yapılmasından ötürü parmak kaslarında oluşan ağrılı spazm scrivener's palsy n.
yazı yazma, keman çalma, telgraf gönderme gibi işlerin aşırı yapılmasından ötürü parmak kaslarında oluşan ağrılı spazm writer of the tallies n.
Furniture
sırt kısmı keman biçimli sandalye fiddle-back n.
History
sapları keman şeklinde olan çatal ve kaşık stili fiddle pattern n.
Religious
(katolik kilisesi'nde) önü keman şeklinde olan kolsuz papaz cübbesi fiddle-back n.
Art
ikinci keman grup şefi principal second violin n.
ikinci keman second violin n.
birinci keman first violin n.
Music
keman benzeri üç telli bir çalgı rebeck n.
keman benzeri üç telli bir çalgı rebec n.
keman dersi violin lesson n.
keman çalıcısı fiddler n.
keman bölümü violin section n.
keman yastığı shoulder rest n.
stradivari veya ailesi tarafından yapılan keman veya diğer yaylı çalgılar stradivarius n.
keman yayının alt ucundaki telleri sıkmaya yarayan hareketli parça nut n.
bacaklar arasında tutulan ve tenor sesine karşılık gelen orta büyüklükte keman tenor viol n.
(çello, keman veya piyano gibi) telli enstrümanları çalan müzisyen the string section n.
(çello, keman veya piyano gibi) telli çalgılar the string section n.
françois tourte tarafından yapılmış keman yayı tourte bow n.
nicolo amati veya bir aile üyesi tarafından yapılmış keman amati n.
üç telli ufak keman kit n.
keman yayının tahta bölümü baguet n.
keman yayının tahta bölümü baguette n.
keman cinsi müzik aletlerinin ortasındaki dikdörtgen tahta parçası bar n.
keman konçertosu violin concerto n.
keman yapan kimse violin maker n.
keman sonatı violin sonata n.
keman ustası (keman yapan) violinmaker n.
keman yapan kimse violinmaker n.
keman ailesinden olan tiz sesli yaylı bir müzik aleti viola d'amore n.
keman gibi enstrümanları çalarken parmakları yarım kaydırma half shift n.
keman sesi çıkarıp piyano işlevi gören dik piyano benzeri bir müzik enstrümanı harmonichord n.
keman yayı bow n.
keman yayı vuruşu bow n.
keman yayı kılı bowstring n.
tenor keman bratsche n.
shetland'da kullanılan bir keman türü gju n.
keman yayı veya çekiç yardımıyla müzik aleti olarak çalınan el testeresi musical saw n.
17. ve 18. yüzyıllarda italya'da yapılmış bir keman guarnieri n.
17. ve 18. yüzyıllarda italya'da yapılmış bir keman guarneri n.
17. ve 18. yüzyıllarda italya'da yapılmış bir keman guarnerius n.
hızlı ve kısa keman yayı darbeleriyle kesik sesler çıkarma saltando n.
hızlı ve kısa keman yayı darbeleriyle kesik sesler çıkarma saltato n.
keman yayı fiddle bow n.
hayvan bağırsağından yapılmış keman teli fiddlestring n.
gıy gıy ses çıkararak keman çalan kimse scraper n.
yaylı çalgılar dörtlüsünde ikinci keman second fiddle n.
keman yayı stick n.
keman çalmak play the fiddle v.
(keman yayının çıkaracağı sesi) parmak ile bastırarak ayarlamak stop v.
keman çalma ile ilgili violinistic adj.
keman ile ilgili violinistic adj.
keman yayını hızlıca sıçratarak yapılan saltato adj.
keman yayını hızlıca sıçratarak yapılan saltando adj.
keman çalarak violinistically adv.
keman yayını hızlıca sıçratarak saltato adv.
keman yayını hızlıca sıçratarak saltando adv.