kendinin - Turco Inglés Diccionario

kendinin

Significados de "kendinin" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
kendinin own pron.
kendinin yourself pron.
Formal
kendinin one's adj.

Significados de "kendinin" con otros términos en diccionario inglés turco: 47 resultado(s)

Turco Inglés
General
kendinin gözetimi self supervision n.
kendinin farkında olma self-consciousness n.
kendi kendinin reklamını yapma self-advertisement n.
kendinin farkında olma self-awareness n.
evrenin büyüklüğü içinde kendinin ne kadar küçük ve önemsiz bir varlık olduğunu hissetme duygusu occhiolism n.
kendinin tam olarak nerede bulunduğunu saptamak orient oneself v.
kendinin şanslı olduğunu düşünmek consider oneself lucky v.
kendi kendinin efendisi olmak be master of one's self v.
kendinin yapmak possess v.
kendi kendinin promosyonunu yapan self-promoting adj.
kendinin farkında olan self-aware adj.
kendinin olan sel [scotland] adj.
kişinin kendinin sebep olduğu self-paced adj.
kişinin kendinin sebep olduğu self-originating adj.
kendinin farkında self-conscious adj.
Proverb
kendinin farkında olmayan biri özgür değildir no person is free who is not master of himself
Colloquial
kendi kendinin efendisi master of oneself n.
kendi kendinin başarısızlığına/mahvolmasına vb neden olmak sign one's own death warrant v.
kendinin (bir şey) olduğunu söylemek call (oneself) a (something) v.
Idioms
kendi kendinin efendisi (one's) own man n.
kendi kendinin en büyük düşmanı (one's) own worst enemy n.
kendi kendinin efendisi (one's) own person n.
kendi kendinin efendisi (one's) own woman n.
kendi kendinin efendisi (one's) own person n.
kendinin efendisi own woman/man n.
kendinin efendisi own man n.
kendi kendinin en büyük/kötü düşmanı your own worst enemy n.
kendinin üstünlüğünü kanıtlamak come out on top v.
kendinin en büyük/kötü düşmanı olmak become one's own worst enemy v.
kendinin en büyük/kötü düşmanı olmak be one's own worst enemy v.
kendi kendinin patronu/efendisi olmak be your own master/mistress v.
kendi kendinin patronu/efendisi olmak be (one's) own mistress v.
kendi kendinin canını sıkmak agonize (oneself) over v.
(kendi) kendinin ayak bağı olmak stand in (one's) own light v.
kendinin olmayan bir şeyle hava atmak adorn (oneself) with borrowed plumes v.
kendi kendinin en büyük/kötü düşmanı olmak be your own worst enemy v.
kendinin cebini doldurmak line one's own pocket v.
kendinin ceplerini doldurmak line one's own pockets v.
(kendinin veya birinin) masraflarını ödemek/karşılamak pay (one's) way v.
kendi kendinin başarısızlığına/mahvolmasına vb neden olmak sign your own death warrant v.
Trade/Economic
kendi geleceğini kendinin belirlemesi self-determination n.
Law
kendinin olduğu ispat olunamayan eşyayı taşımak having a property whose ownership cannot be proved in one's possession v.
Social Sciences
çocuğunun her şeyine müdahale etmeyip kendinin yapmasına izin veren ebeveynlik free-range parenting n.
Religious
kendinin tanrı olduğuna inanma autotheism n.
Philosophy
bireyin davranışlarını kendinin belirlediğini öne süren bir öğreti self-determinism n.
Slang
sade, kendinin farkında ve kendinden emin olma aw–shucks n.
Modern Slang
başkalarının kendinin seks yaptığını bilmesinden/anlamasından duyulan cinsel haz agrexophilia n.