knees - Turco Inglés Diccionario

knees

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "knees" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
knock knees n. parantez bacak
knock knees n. çarpık bacak
knees-up n. dizleri sırayla yukarıya çekerek yapılan gürültülü bir dans
bring someone to his knees v. birine diz çöktürmek
bring someone to his knees v. birine boyun eğdirmek
bring someone to her knees v. birini yola getirmek
sink to one's knees v. diz çökmek
go down on one's knees to v. ayaklarına kapanmak
bring somebody to his knees v. yola getirmek
go down on one's knees to v. diz çökmek
go down on one's knees to somebody v. ayaklarına kapanmak
bring someone to her knees v. birine boyun eğdirmek
bring somebody to his knees v. dize getirmek
give way at the knees v. dizlerinin bağı çözülmek
fall on one's knees v. dize gelmek
sink to one's knees v. dizlerinin üzerine çökmek
plump down on one's knees v. dizlerinin üzerine çöküvermek
bring someone to his knees v. birini yola getirmek
bring someone to her knees v. birine diz çöktürmek
bend one's knees v. dizlerini bükmek
fall down into one's knees v. dizlerinin üzerine düşmek
leave someone weak at the knees v. birini savunmasız bırakmak
leave someone weak at the knees v. birini çaresiz bırakmak
leave someone weak at the knees v. birini güçsüz bırakmak
leave someone weak at the knees v. birini heyecanlandırıp dizlerinin bağını çözmek
(one's) knees buckle v. dizleri çözülmek
(one's) knees give way v. dizleri çözülmek
get down on one's knees v. diz üstü çökmek
fall onto one's knees v. diz üstü çökmek
fall onto one's knees v. dizlerinin üstüne çökmek
get down on one's knees v. dizlerinin üstüne çökmek
Phrases
on one's knees expr. yalvararak
Colloquial
bee's knees n. mükemmel
on bended knees expr. dizlerine kapanarak
on bended knees expr. önünde diz çökerek
on one's knees expr. önünde diz çökerek
on bended knees expr. diz çökerek
on bended knees expr. diz çöküp
bee's knees expr. harika
your knees are knocking expr. dizlerinin bağı çözülmüş
your/somebody’s knees are knocking expr. dizlerinin bağı çözülmüş
your/somebody’s knees are knocking expr. (korkudan) dizlerin titriyor
your knees are knocking expr. (korkudan) dizlerin titriyor
your/somebody’s knees are knocking expr. (korkudan) elin ayağın titriyor
your knees are knocking expr. (korkudan) elin ayağın titriyor
my knees are knocking expr. dizlerimin bağı çözüldü
Idioms
the bee's knees n. mükemmel insan
bring someone to his knees v. birini dize getirmek
bring someone to his knees v. pes ettirmek
bring someone to his knees v. birini yola getirmek
go weak at the knees v. dizlerinin bağı çözülmek
go down on someone's knees v. ayaklarına kapanmak
go down on one's knees v. dizleri üzerine çökmek
go down on one's knees v. diz çökmek
bring someone to his knees v. yola getirmek
beat someone to his knees v. dize getirmek
think one is the bee's knees v. burnu büyük olmak
think one is the bee's knees v. burnu kaf dağında olmak
think one is the bee's knees v. kendini çok büyük görmek
think one is the bee's knees v. kendini fasulyeden nimet saymak
think one is the bee's knees v. küçük dağları ben yarattım demek
think one is the bee's knees v. kendini en değerli insan olarak görmek
bring someone to his knees v. diz çöktürmek
bring someone to his knees v. bozguna uğratmak
bring someone to his knees v. hezimete uğratmak
one's knees knock together v. eli ayağı birbirine dolaşmak
fall to one's knees v. dizleri üzerine çökmek
fall on one's knees v. (saygıdan vb) diz çökmek
fall to one's knees v. (saygıdan vb) diz çökmek
fall on one's knees v. dizleri üzerine çökmek
knock one's knees together v. (korkudan) dizleri titremek
knock one's knees together v. (korkudan) dizlerinin bağı çözülmek
get up to one's knees v. diz seviyesine kadar batmak
be up to one's knees v. diz seviyesine kadar batmak
climb to one's knees v. dizlerinin üzerinde doğrulmak
be/get up to one's knees v. (yoğun bir iş vb) bir şeye gömülmek
have a knees up v. parti yapmak
have a knees up v. kutlama yapmak
have a knees up v. partiyle kutlamak
thinks he's the bee's knees v. kendini matah bir şey sanmak
thinks she's the bee's knees v. kendini matah bir şeyler sanmak
(one's) knees are knocking v. dizleri titremek
(one's) knees are shaking v. dizleri titremek
your knees are knocking v. dizleri titremek
your knees are knocking v. dizlerinin bağı çözülmek
(one's) knees are knocking v. dizlerinin bağı çözülmek
(one's) knees are shaking v. dizlerinin bağı çözülmek
be the bee's knees v. muhteşem olmak
be the bee's knees v. harika olmak
be the bee's knees v. mükemmel olmak
turn to jelly (of legs or knees) v. pelteye dönmek
turn to jelly (of legs or knees) v. dizlerinin bağı çözülmek
go weak at the knees v. dizlerinin bağı çözülmek
be weak at the knees v. dizleri tutmamak
go weak at the knees v. pelteye dönmek
go weak at the knees v. dizleri tutmamak
be weak at the knees v. dizlerinin bağı çözülmek
be weak at the knees v. pelteye dönmek
bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v. (birine/bir şeye) boyun eğdirmek
bring (something) to (something's) knees v. (bir şeyi) duraklatmak
bring to (one's) knees v. (birine) boyun eğdirmek
bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v. (birini/bir şeyi) hezimete uğratmak
bring somebody to their knees v. birine boyun eğdirmek
bring somebody to their knees v. birini dize getirmek
bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v. (birine/bir şeye) diz çöktürmek
bring (something) to (something's) knees v. (bir süreci) durdurmak
bring somebody to their knees v. birini hezimete uğratmak
bring somebody to their knees v. birine diz çöktürmek
bring (something) to (something's) knees v. (bir şeyi) aksatmak
bring somebody to their knees v. birini yola getirmek
bring to (one's) knees v. (birini) dize getirmek
bring to (one's) knees v. (birini) yola getirmek
bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v. (birini/bir şeyi) dize getirmek
bring to (one's) knees v. (birine) diz çöktürmek
bring (someone or something) to (someone's or something's) knees v. (birini/bir şeyi) yola getirmek
bring someone or something to their knees v. birini/bir şeyi yola getirmek
bring someone or something to their knees v. birini/bir şeyi dize getirmek
bring to knees v. dize getirmek
bring someone to their knees v. birine boyun eğdirmek
bring to one's knees v. birini yola getirmek
bring to knees v. boyun eğdirmek
bring something to its knees v. (bir şeyi) yıkmak
bring to one's knees v. birine diz çöktürmek
bring to one's knees v. birini dize getirmek
bring someone to their knees v. birine diz çöktürmek
bring something to its knees v. (bir şeyi) bozguna uğratmak
bring someone to their knees v. birini dize getirmek
bring something to its knees v. (bir şeyi) çökertmek
bring someone or something to their knees v. birine/bir şeye diz çöktürmek
bring someone to their knees v. birini yola getirmek
bring to knees v. yola getirmek
bring someone or something to their knees v. birine/bir şeye boyun eğdirmek
bring to knees v. diz çöktürmek
bring something to its knees v. (bir ülkeyi, kurumu) düşürmek
bring to one's knees v. birine boyun eğdirmek
fall on knees v. dizleri üzerine çökmek
fall on knees v. (saygıdan vb) diz çökmek
fall on knees v. dize gelmek
go down on knees v. dizleri üzerine çökmek
go down on knees v. diz çökmek
go weak in the knees v. dizlerinin bağı çözülmek
go weak in the knees v. eli ayağı boşalmak
go weak in the knees v. pelteye dönmek
go weak in the knees v. dizleri tutmamak
have a knees-up v. parti yapmak
have a knees-up v. partiyle kutlamak
have a knees-up v. kutlama yapmak
knock knees together v. (korkudan) dizlerinin bağı çözülmek
knock knees together v. eli ayağı birbirine dolaşmak
knock knees together v. (korkudan) dizleri titremek