koşan - Turco Inglés Diccionario

koşan

Significados de "koşan" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
General
koşan running adj.
koşan paced adj.
Archaic
koşan current adj.

Significados de "koşan" con otros términos en diccionario inglés turco: 131 resultado(s)

Turco Inglés
General
çırılçıplak koşan kimse streaker n.
dört nala koşan at galloper n.
hayal peşinde koşan kimse rainbow chaser n.
pop müzik topluluğu üyelerinin peşinde koşan kız groupie n.
birinin emirlerine koşan flunky n.
dört nala koşan galloper n.
kadın peşinden koşan erkek womanizer n.
kadın peşinden koşan erkek philanderer n.
kadın peşinden koşan erkek gallivanter n.
kadın peşinden koşan erkek ladies' man n.
müşteri peşinde koşan kimse touter n.
önde koşan outrunner n.
kadın peşinden koşan erkek womaniser n.
olmayacak işler peşinde koşan kimse johnadreams n.
aniden koşan kimse bolter n.
aniden koşan şey bolter n.
mil mesafesinde koşan yarışçı miler n.
dört nala koşan hayvanın üzerinde gitme gallop n.
dört nala koşan atlar için kullanılan arazi bölümü gallop n.
zevk peşinde koşan kimse butterfly n.
eğlence peşinde koşan kimse butterfly n.
mevki peşinde koşan kimse office seeker n.
imkansız işler peşinde koşan kimse impossibilist n.
parlamentoda rutin işlere koşan kimse page n.
ayak işlerine koşan genç öğrenci fag n.
hızlı koşan at speeler [australia] n.
dörtnala koşan at speeler [australia] n.
partiden partiye koşan kimse partygoer n.
şart koşan conditioning adj.
hızlı koşan swift of foot adj.
hızlı koşan spanking adj.
peşinde koşan bent on adj.
para peşinde koşan nummamorous adj.
hiç olmayacak bir şeyin peşinde koşan starry-eyed adj.
zevk peşinde koşan high-stepping adj.
canlı şekilde koşan light-heeled adj.
hızlı koşan light-foot adj.
haz peşinde koşan (kimse) good-time adj.
başarılara koşan coming adj.
farklı ilgi alanları peşinde koşan fancy-free adj.
(hanedan armalarındaki hayvanlar) zıt yönde koşan counter-courant adj.
(hanedan armalarında) zıt yönde koşan countercourant adj.
(hanedan armalarında) koşan courant adj.
zevk peşinde koşan pleasurable [obsolete] adj.
hız belirleyicinin ayarladığı hızda koşan paced adj.
hızlı koşan fleet-footed adj.
hızlı koşan fleet-foot adj.
oyunculuk peşinde koşan stagestruck adj.
oyunculuk peşinde koşan stage-struck adj.
devlet kurum ve programlarının varlıklarını sürdürebilmeleri için periyodik olarak gözden geçirilmesini şart koşan sunset adj.
… mil koşan yarışçı -miler pref.
… mil koşan at -miler pref.
Phrasals
(beysbolda top atıcı) geriye doğru koşan oyuncuya atış yapmak pick off v.
şeytanlık peşinde koşan (kimselerle) takılmak swim with (someone) v.
Colloquial
eğlence peşinde koşan zengin delikanlı man-about-town n.
eğlence peşinde koşan zengin delikanlı playboy n.
eğlence peşinde koşan zengin delikanlı corinthian n.
ücretsiz ürün peşinde koşan freebie seeker n.
geceyarısı eşcinsel erkek peşinde koşan kimse midnight cowboy n.
olmayacak işler peşinden koşan kimse john-a-dreams n.
çok hızlı koşan, yüzen, kayan atlet speed demon n.
bir kurumda daha fazla güç peşinde koşan kimse empire-builder n.
hızlı bisiklet süren, koşan, yüzen sporcu/atlet speed merchant n.
sorumluluk almadan keyif, zenginlik gibi kazanımların peşinde koşan kimse freebooter n.
prim peşinde koşan clout chaser n.
not peşinde koşan grade-grubbing adj.
kolay/hızlı para peşinde koşan fast-buck adj.
hızlı koşan long-legged adj.
Idioms
ün peşinde koşan tip glory hound n.
büyük işler peşinde koşan kişi bto (big time operator) n.
büyük işler peşinde koşan kişi bto (big time operator) n.
büyük işler peşinde koşan kişi big-time operator n.
eğlenceden eğlenceye koşan üniversite öğrencisi joe college n.
hayaller peşinde koşan chasing rainbows adj.
hayaller peşinde koşan always chasing rainbows expr.
Trade/Economic
risk peşinde koşan kimse risk seeking n.
borç alana borç veren ülkeden bazı ürünleri almasını şart koşan kredi tied loan n.
bir şirketin satışı sonrasında şirketi satan ile alan arasında imzalanan ve satışı yapan tarafın sektörde belirli bir süre faaliyet göstermeyeceğini şart koşan anlaşma non-compete agreement n.
bir şirketin satışı sonrasında şirketi satan ile alan arasında imzalanan ve satışı yapan tarafın sektörde belirli bir süre faaliyet göstermeyeceğini şart koşan anlaşma noncompete agreement n.
Law
gayrimenkulün eski sahibine bazı müspet fiillerin yapılmasını şart koşan irtifak hakkı positive servitude n.
kullanılan gayrimenkul üzerinde bir iş yapılmasını şart koşan irtifak hakkı affirmative easement n.
abd'de 2010 senesinde yürürlüğe giren ve herkesin sağlık sigortasına sahip olmasını şart koşan hesaplı sağlık hizmetleri yasası olarak bilinen yasa obamacare n.
Insurance
sözleşme tarihinden sonra olacakları şart koşan (sigorta sözleşmesi) promissory adj.
Zoology
dünyanın en hızlı koşan kuşu chaparral cock n.
dünyanın en hızlı koşan kuşu roadrunner n.
çok hızlı koşan bir ingiliz ırkından olan at hotblood n.
(at) dört nala koşan running adj.
Breeding
kırmızı- kahverengi renkli hızlı koşan bir av köpeği redbone n.
çok hızlı koşan bir ingiliz at ırkı hot blood n.
Sport
en önde koşan frontrunner n.
yarış başında hızlı tempoda koşan yarış atı rabbit n.
yarış başında rakibi yorulsun diye hızlı tempoda koşan yarış atı rabbit n.
engelli yarışlarda koşan yarışçı timber-topper n.
amerikan futbolunda oyun kurucunun pas verecekmiş gibi yapıp topu hücum çizgisine doğru koşan bir oyuncuya vermesi draw play n.
ıslak veya çamurlu pistte iyi koşan yarış atı mudder n.
(amerikan futbolunda) savunma kenar çizgisine koşan savunma oyuncusuna atılan kısa pas flare n.
Basketball
koşan oyuncunun aniden durması stopping on a dime n.
potaya doğru boş bir atış için koşan oyuncu basket hanger n.
Football
atılan topa koşan oyuncu returner n.
(amerikan futbolunda) kenar çizgisine koşan savunma oyuncusuna ileri doğru atılan kısa pas flare pass n.
(savunmanın dağılması sonrasında) elinde topla koşan oyun kurucu scrambler n.
Baseball
beyzbolda topun geriye doğru koşan adama atılması pickoff n.
ikili oyunu tamamlarken koşan bir oyuncuyu dışarı çıkarmak double v.
Wagering
bahis yarışlarında koşan bir at plater n.
Mythology
yarı tanrıça atalanta'yı kandırıp ondan daha hızlı koşan talibi hippomenes n.
Ornithology
avustralya'ya özgü hızlı koşan küçük bir kuş scrub-bird n.
Entomology
suda koşan böceği skater n.
suda koşan böceği skimmer n.
Slang
çamurlu parkurda daha iyi koşan at mudlark n.
kadın peşinde koşan kişi skirt hunter n.
genç adamların peşinde koşan kadın cougar n.
(itfaiyeci/polis peşinde koşan) rozet manyağı kadın badge bunny n.
kadın peşinde koşan adam skirt chaser n.
aykırı veya hayaller peşinde koşan kimse nefelibata n.
aykırı veya hayaller peşinde koşan kimse cloud walker n.
latin amerikalı peşinde koşan eş cinsel erkekler için kullanılan bir söz bean queen n.
sürekli seks peşinde koşan adam cunt hound n.
sürekli seks peşinde koşan adam cunt hound n.
buz hokeyi oyuncularının peşinde koşan kadın hockey whore n.
buz hokeyi oyuncularının peşinde koşan kadın puck bunny n.
buz hokeyi oyuncularına hayran ve peşinde koşan kadın hockey whore n.
buz hokeyi oyuncularına hayran ve peşinde koşan kadın puck bunny n.
(argo) sabah antrenmanlarında iyi performans sergileyip yarışlarda kötü koşan at morning glory n.
yavaş koşan bir at daisy cutter n.
genç adamların peşinde koşan bir kadın olmak be a cougar v.
British Slang
hayaller peşinde koşan aklı bir karış havada olan tip airy-fairy n.
erkek peşinde koşan cockteaser n.
Modern Slang
her zaman yardıma koşan arkadaş all-weather friend n.
Paleontology
hızlı koşan iki ayaklı dinozorları içeren bir familya dromaeosauridae n.
hızlı koşan iki ayaklı dinozorları içeren bir familya family dromaeosauridae n.
koşan kertenkele dromaeosaurus n.