laugh - Turco Inglés Diccionario

laugh

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

laugh — Definition

Significado:
gülmek, kahkaha atmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /læf/ – BrE /lɑːf/)
Categoría gramatical:
Fiil: laugh (laughs – laughed – laughing); İsim: laugh (laughs)
Sinónimo:
chuckle, giggle
Antónimos:
cry, weep

Significados de "laugh" en diccionario turco inglés : 14 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
laugh n. gülüş
What does your laugh say about you?
Gülüşün senin hakkında ne söylüyor?

More Sentences
laugh n. gülme
Tom got huge laughs.
Tom çok güldü.

More Sentences
laugh v. gülmek
We started to laugh at the scene.
Bu manzara karşısında gülmeye başladık.

More Sentences
General
laugh n. kahkaha
We have a great laugh at the play.
Oyun sırasında kahkahalara boğulduk.

More Sentences
laugh v. gülmek
We started to laugh at the scene.
Bu manzara karşısında gülmeye başladık.

More Sentences
laugh v. kahkahayla gülmek
Sometimes it's hard to resist the impulse to burst out laughing.
Bazen kahkahayla gülme dürtüsüne karşı koymak zordur.

More Sentences
laugh v. kahkaha atmak
I haven't laughed like that in years.
Yıllardır öyle kahkaha atmadım.

More Sentences
laugh v. gülerek demek
"What is that?' John laughed at me.
“O da ne?" dedi John gülerek.

More Sentences
laugh n. saçma
laugh n. hande
laugh n. gülüşme
laugh n. şaka
laugh v. sevinmek
laugh v. eğlenmek

Significados de "laugh" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
laugh line n. göz kenarı kırışıklığı
laugh line n. göz kenarı kırışıklıkları
laugh line n. göz kırışıklıkları
laugh line n. göz kenarındaki kırışıklık
belly laugh n. içten (bir) kahkaha
the horse laugh n. mantıksal safsata
the horse laugh n. savunulan görüşün mantıksız bir temele dayandırılması
a good laugh n. eğlenceli ve vakit geçirilmesi zevkli kimse
laugh oneself silly n. gülmekten kırılmak
belly laugh n. gülmekten bayıltan espri
horse laugh n. rahatsız edici kahkaha
horse laugh n. kişnercesine kahkaha
horse laugh n. gürültülü kahkaha
horse laugh n. at gülüşü
fake laugh n. sahte gülüş
contagious laugh n. bulaşıcı kahkaha
contagious laugh n. bulaşıcı gülüş
have the last laugh v. sonunda başarmak
laugh off v. gülüp geçmek
laugh softly v. tebessüm etmek
laugh on the other side of the mouth v. burnu sürtülmek
laugh at v. gülüp geçmek
laugh inwardly v. için için gülmek
laugh at v. alay etmek
laugh off v. gülerek geçiştirmek
laugh at v. alaya almak
laugh over v. katıla katıla gülmek
laugh up one's sleeve v. için için gülmek
laugh one's ass off v. kıçıyla gülmek
laugh someone down v. gülerek birini susturmak
laugh something off v. şakaya vurmak
laugh loudly v. kahkaha ile gülmek
laugh away v. gülerek geçiştirmek
laugh loudly v. kahkaha atmak
raise a laugh v. kahkaha atmak
make somebody laugh v. güldürmek
laugh at each other v. gülüşmek
laugh together v. gülüşmek
laugh on the wrong side of one's mouth v. gülerken ağlamak
laugh in crisp tones v. gevrek gevrek gülmek
laugh up one's sleeve v. içinden gülmek
laugh at v. gülmek
laugh away v. gülerek konuyu kapatmak
laugh away v. gülüp geçmek
laugh down v. gülerek susturmak
laugh off v. acıya gülmek
laugh at v. birisine gülmek
laugh away v. eğlenmek
make (children/kids) laugh v. çocukları güldürmek
laugh away v. aldırmamak
laugh like a drain v. kahkahalarla gülmek
laugh raucously v. kahkahalarla gülmek
have the laugh on v. aptal yerine koymak
laugh in someone's face v. birinin burnuna gülmek
laugh away v. küçümsemek
laugh in someone's face v. suratına gülüp geçmek
laugh off v. küçümsemek
have the laugh on v. gülünç duruma düşürmek
laugh off v. aldırmamak
laugh in someone's face v. birinin suratına gülmek
laugh a lot v. çok gülmek
make someone laugh v. birisini güldürmek
make a girl laugh v. bir kızı güldürmek
laugh boisterously v. sesli gülmek
laugh loudly v. sesli gülmek
laugh loudly v. yüksek sesle gülmek
laugh boisterously v. yüksek sesle gülmek
raise a laugh v. (dinleyicileri) güldürmek
force a laugh v. zoraki gülmek
force a laugh v. zorla gülmek
horse laugh v. gürültülü şekilde kahkaha atmak
horse laugh v. kişner gibi kahkaha atmak
horse laugh v. at gibi gülmek
laugh-filled adj. kahkaha dolu
for a laugh adv. şaka olsun diye
for a laugh adv. eğlenmek için
Phrasals
laugh away at v. (birisine) gülmek
laugh about someone v. birine gülmek
laugh at someone v. birine gülmek
laugh with something v. (neşe/sevinç vb) ile gülmek
laugh someone down v. biriyle dalga geçmek
laugh someone down v. birine gülüp onunla dalga geçmek
laugh at (someone or something) v. (birine/bir şeye) gülmek
laugh out of v. güldüğü/dalga geçtiği için (bir şey) hakkını kaybetmek
laugh out of v. biriyle dalga geçerek (bir yerden) göndermek
laugh at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) küçümsemek
laugh about v. -e gülmek
laugh about (something) v. (bir şeyi) komik bulmak
laugh at (someone or something) v. (biriyle/bir şeyle) gülerek alay etmek/dalga geçmek
laugh with (one) v. (birinin) esprisine/mizah anlayışına (eğlenceli bulduğu için) gülmek
laugh with v. ile gülmek
laugh about someone or something v. birine/bir şeye gülmek
laugh out of v. güldüğü/dalga geçtiği/ciddi olmadığı için (bir fırsatı) kaybetmek
laugh at (someone or something) v. (birine/bir şeye) gülüp geçmek
laugh out of v. birine gülerek (bir yerden) göndermek
laugh with v. '-e (arkadaşça/dostça) gülmek
laugh with (one) v. (birine arkadaşça/dostça) gülmek
laugh with (one) v. birinin şakasına gülmek
laugh with v. '-den gülmek
laugh about (something) v. (bir şeye) gülmek
Phrases
laugh and the world laughs with you, cry and you cry alone expr. gülersen bütün dünya seninle birlikte güler, ağlarsan yalnız ağlarsın
Proverb
laugh and the world laughs with you, weep and you weep alone iyi günde herkes yanında olur, ama kötü günde yanında kimse kalmaz
laugh and the world laughs with you, cry and you cry alone gül ki, bütün dünya seninle birlikte gülsün, ağlarsan, yalnız ağlarsın
get the last laugh son gülen olmak
have the last laugh son gülen olmak
laugh and the world laughs with you, cry and you cry alone gülersen herkes seninle güler, ağlarsan yalnız ağlarsın
laugh and the (whole) world laughs with you(; weep and you weep alone) iyi günde herkes yanında olur(, ama kötü günde yanında kimse kalmaz)
laugh and the (whole) world laughs with you(; weep and you weep alone) gülersen herkes seninle güler(, ağlarsan yalnız ağlarsın)
laugh and the world laughs with you gülersen herkes seninle güler
laugh and the (whole) world laughs with you(; weep and you weep alone) gülersen bütün dünya seninle birlikte güler(, ağlarsan yalnız ağlarsın)
laugh and the world laughs with you iyi günde herkes yanında olur
laugh and the world laughs with you gül ki, bütün dünya seninle birlikte gülsün
laugh and the (whole) world laughs with you(; weep and you weep alone) gül ki, bütün dünya seninle birlikte gülsün(, ağlarsan, yalnız ağlarsın)
laugh and the world laughs with you gülersen bütün dünya seninle birlikte güler
Colloquial
a laugh n. keyifli bir deneyim
a laugh n. yetersiz şey
a laugh n. aptalca şey
a laugh n. gülme
a laugh n. kahkaha
a laugh n. eğlenme
a laugh n. şaka gibi şey
a laugh n. eğlenceli bir deneyim
a laugh n. eğlence
laugh yourself silly v. deli gibi gülmek
laugh yourself silly v. gülmekten kırılmak
laugh yourself silly v. gülmekten kendinden geçmek
laugh yourself silly v. çılgın gibi gülmek
that's a laugh expr. çok komik
are you having a laugh? expr. ciddi misin?
are you having a laugh? expr. şaka mı yapıyorsun?
are you having a laugh? expr. dalga mı geçiyorsun?
you have to laugh expr. bence komik
you have (got) to laugh expr. gülüp geçmelisin
you have (got) to laugh expr. aslında komik
you have (got) to laugh expr. buna gülmelisin
you have (got) to laugh expr. bu talihsiz duruma eğlenceli/komik yanından bakmalısın
you have to laugh expr. aslında komik değil mi?
you have to laugh expr. gülmen lazım
you have to laugh expr. komik
you have to laugh expr. bence gülünecek bir şey
it's to laugh expr. çok saçma
it's to laugh expr. absürt
it's to laugh expr. gülünç
it's to laugh expr. komik
Idioms
last laugh n. büyük başarı
a belly laugh n. kahkaha
belly laugh n. yüksek sesle atılan kahkaha
belly laugh n. derinden/içten gelen bir kahkaha
the last laugh n. zafer
the last laugh n. son gülen olma