laughing - Turco Inglés Diccionario

laughing

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "laughing" en diccionario turco inglés : 9 resultado(s)

Inglés Turco
General
laughing n. gülme
He looked so funny that I couldn't help laughing.
O kadar komik görünüyordu ki gülmekten kendimi alamadım.

More Sentences
laughing n. gülüş
Whoever can listen to butterflies laughing can also know how clouds taste.
Kelebeklerin gülüşünü dinleyebilen, bulutların tadını da bilir.

More Sentences
laughing n. gülüşme
I hear laughing.
Gülüşmeler duyuyorum.

More Sentences
laughing adj. komik
It is no laughing matter.
Hiç komik değil.

More Sentences
laughing adj. gülünç
It saves Parliament from becoming still more of a laughing stock in the eyes of the public.
Parlamentoyu halkın gözünde daha da gülünç duruma düşmekten kurtarmaktadır.

More Sentences
laughing adj. güldürücü
laughing adj. gülen
laughing adj. güldüren
laughing adv. güle güle

Significados de "laughing" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
laughing dove n. küçük kumru
laughing gas n. güldürme gazı
laughing gas n. güldürücü gaz
laughing-stock n. maskara
laughing skull n. gülen kuru kafa
laughing fit n. gülme krizi
get out of breath from laughing v. gülmekten katılmak
piss oneself laughing v. gülmekten altına işemek
fall about laughing v. gülmekten ölmek
be a laughing stock v. komik duruma düşmek
become a laughing stock v. kendini gülünç duruma düşürmek
fall about laughing v. katılmak
die laughing v. gülmekten ölmek
die laughing v. katıla katıla gülmek
burst out laughing v. kahkahayı basmak
burst out laughing v. kahkahayı patlatmak
burst out laughing v. gülmekten kırılmak
burst out laughing v. gülmekten çatlamak
make a laughing-stock v. maskara etmek
make a laughing-stock of v. maskara etmek
lmao (laughing my ass (arse) off) v. (gülmekten) kopmak
lol (laughing out loud) interj. çok komik
csl (can’t stop laughing) abrev. gülmekten öldüm
csl (can’t stop laughing) abrev. gülmemi durduramıyorum
Colloquial
fall about the place (laughing) v. (kahkahalara) boğulmak
fall about the place (laughing) v. (gülmekten) yerlere yatmak
roll about laughing v. gülmekten yerlere yatmak
kill yourself (laughing) [uk] v. (gülmekten) yerlere yatmak
kill yourself (laughing) [uk] v. (gülmekten) ölmek
kill (oneself) laughing v. gülmekten ölmek
kill (oneself) laughing v. gülmekten kırılmak
kill (oneself) laughing v. gülmekten yerlere yatmak
be laughing v. halinden memnun olmak
be laughing v. memnun olmak
be laughing v. rahatı yerinde olmak
be laughing v. mutlu olmak
be laughing v. hiçbir endişesi/sıkıntısı olmamak
be laughing v. rahat olmak
be laughing v. keyifli olmak
be laughing v. başarılı olmak
be laughing v. şanslı olmak
be laughing v. iyi durumda olmak
be laughing v. yüzü gülmek
ijbol (i just burst out laughing) abrev. gülmekten yarıldım
ijbol (i just burst out laughing) abrev. kahkahaya boğuldum
Idioms
laughing stock n. alay konusu
laughing up one's sleeve n. kıs kıs gülme
laughing up one's sleeve n. bıyık altından gülme
laughing up one's sleeve n. için için gülme
a laughing stock n. herkesin güldüğü kimse
a laughing stock n. gülünç/komik duruma düşmüş kimse
a laughing stock n. maskara olmuş kimse
laughing soup [old-fashioned] n. şampanya
laughing matter n. gülünecek bir konu/durum
laughing water [old-fashioned] n. alkollü içki
laughing soup [old-fashioned] n. alkollü içki
laughing water [old-fashioned] n. alkol
laughing in the aisles n. deli gibi gülme/kahkaha atma
laughing matter n. gülünecek şey
laughing in the aisles n. kahkahaya boğulma
laughing matter n. şaka
laughing water [old-fashioned] n. içki
laughing in the aisles n. gülmekten kırılma/çatlama
laughing water [old-fashioned] n. şampanya
laughing soup [old-fashioned] n. içki
laughing soup [old-fashioned] n. alkol
be laughing all the way to the bank v. vurgun yapmak
be laughing all the way to the bank v. parsayı toplamak
be laughing all the way to the bank v. voliyi vurmak
be laughing all the way to the bank v. köşeyi dönmek
burst out laughing v. kahkahalara boğulmak
be laughing out of the other side of one's mouth v. burnu sürtülmek
be laughing out of the other side of one's mouth v. gününü görmek
be laughing on the other side of one's face v. gününü görmek
be laughing on the other side of one's face v. burnu sürtülmek
be no laughing matter v. şakaya gelmemek
be no laughing matter v. gülünecek bir konu/durum olmamak
be the laughing stock of somewhere v. bir yerde alay konusu olmak
be laughing up your sleeve v. kıs kıs gülmek
fall about the place (laughing) v. gülmekten kopmak
fall about the place (laughing) v. gülmekten yarılmak
fall about the place (laughing) v. gülmekten ölmek
fall about the place (laughing) v. gülmekten yerlere kapanmak
fall about the place (laughing) v. gülmekten kırılmak
fall about the place (laughing) v. gülmekten katılmak
fall about the place (laughing) v. gülmekten çatlamak
have (someone) laughing in the aisles v. deli gibi güldürmek
have (someone) laughing in the aisles v. kahkahalara boğmak
be laughing in the aisles v. deli gibi gülmek/kahkaha atmak
have (someone) laughing in the aisles v. gülmekten kırmak/çatlatmak
be laughing in the aisles v. kahkahaya boğulmak
be laughing in the aisles v. gülmekten kırılmak/çatlamak
have (someone) laughing in the aisles v. deli gibi kahkaha attırmak
die laughing v. mutlu ölmek
die laughing v. ölürken intikam almak
die laughing v. gülerek ölmek
die laughing v. gülmekten yerlere yatmak
be laughing one's head off v. gülmekten ölmek
be laughing one's head off v. gülmekten katılmak
be laughing one's head off v. gülmekten yarılmak
be laughing one's head off v. yerlere yatmak
be laughing one's head off v. gülmekten çatlamak
be laughing one's head off v. katıla katıla gülmek
be laughing one's head off v. gülmekten kırılmak
be laughing one's head off v. aşırı derecede gülmek
be laughing on the other side of (one's) face v. birden tam tersi şekilde davranmaya başlamak
be laughing your head off v. gülmekten katılmak
be laughing out of the other side of (one's) mouth v. birden yüz seksen derece dönmek
be laughing out of the other side of your mouth [us] v. burnu sürtmek
be laughing your head off v. kahkahalarla gülmek
be laughing out of the other side of (one's) mouth v. birden tam tersi şekilde davranmaya başlamak
be laughing up (one's) sleeve v. bıyık altından gülmek
be laughing out of the other side of (one's) mouth v. duyguları/hisleri aniden değişmek
be laughing your head off v. gülmekten ölmek
be laughing on the other side of your face [uk] v. gününü görmek
be laughing out of the other side of your mouth [us] v. gününü görmek
be laughing on the other side of your face [uk] v. burnu sürtmek
be laughing up (one's) sleeve v. kıs kıs gülmek
be laughing on the other side of (one's) face v. birden yüz seksen derece dönmek
be laughing out of the other side of your mouth [us] v. neye uğradığını şaşırmak/bilememek
be laughing on the other side of (one's) face v. duyguları/hisleri aniden değişmek
be laughing on the other side of your face [uk] v. neye uğradığını şaşırmak/bilememek
be laughing your head off v. katılarak gülmek
be laughing your head off v. gülmekten çatlamak
no laughing matter expr. şaka değil
no laughing matter expr. alaya alınacak şey değil
no laughing matter expr. çok ciddi iş
no laughing matter expr. şakaya gelir iş değil
no laughing matter expr. gülünecek şey değil
no laughing matter expr. şakaya gelmez
Speaking
no laughing matter expr. gülünmeyecek şey
no laughing matter expr. şakaya gelmez durum
no laughing matter expr. şakaya gelmez
no laughing matter expr. işin şakası yok
no laughing matter expr. şakası yok
it's no laughing matter expr. şakaya gelmez
it's no laughing matter expr. işin şakası yok
no laughing matter expr. bu iş şakaya gelmez
no laughing matter expr. şakaya gelecek iş değil
no laughing matter expr. şakaya gelir iş değil
who are you laughing at expr. kime gülüyorsun
why are you laughing? expr. niye gülüyorsun?
why are you laughing? expr. niçin gülüyorsun?
why are you laughing? expr. neden gülüyorsun?
no laughing expr. gülmek yok
what are you laughing at? expr. neye gülüyorsun?
I'm laughing but I don't mean it expr. gülüyorum ama komik olduğundan değil
Chat Usage
laughing out loud (lol) n. kahkahalarla gülme
lol (laughing out loud) n. kahkahalarla gülmek
rolling on the floor laughing v. gülmekten yerlere yatmak