legs - Turco Inglés Diccionario

legs

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "legs" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
legs n. bacaklar
This pain can also spread to the legs.
Bu ağrı bacaklara da yayılabilir.

More Sentences

Significados de "legs" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
hind legs n. arka ayaklar
sea legs n. fırtınalı havalarda güvertede dolaşabilme becerisi
frog legs n. kurbağa bacağı
bandy legs n. çarpık bacak
standing on hind legs n. susta
hind legs n. arka bacaklar
arms and legs n. kollar ve bacaklar
arms or legs n. kollar veya bacaklar
front legs n. ön ayaklar
standing on hind legs n. arka ayakları üzerinde durma
long-legs [africa] n. etkileme gücü
long-legs [africa] n. tesir
long-legs [africa] n. güçlü nüfuz
long-legs [africa] n. ulaşma gücü
long-legs [africa] n. etki
long-legs [africa] n. kapsamlı güç
hairy legs n. kıllı bacaklar
hairy legs n. tüylü bacaklar
talk the hind legs off a donkey v. boş konuşmak
stand on one's own legs v. kimseye muhtaç olmamak
find one's legs v. toparlamak
stand on its hind legs v. tetikte beklemek
cross one's legs v. ayak ayak üstüne atmak
stand on its hind legs v. susta durmak (köpek)
cross one's legs v. bacak bacak üstüne atmak
remove the hair from one's legs v. epilasyon yapmak
happen to see naked legs v. frikik yakalamak
tuck up one's legs v. kıvrılmak
cross legs v. ayak ayak üstüne atmak
stand on one's own legs v. kendi ayakları üstünde durmak
stand on one's own legs v. ayakları üzerinde durmak
bend one's legs v. bacaklarını bükmek
bend one's legs v. bacağını bükmek
pull up one's trouser legs v. pantolonun paçalarını kıvırmak
pull up one's trouser legs v. paçalarını kıvırmak
roll up one's trouser legs v. paçalarını kıvırmak
roll up one's trouser legs v. pantolonun paçalarını kıvırmak
swing one's legs v. bacaklarını sallamak
look at someone's legs v. bacaklarına bakmak
stare at someone's legs v. bacaklarına bakmak
stretch one’s legs v. bacaklarını esnetmek
stretch one's legs v. bacaklarını germek
stare at someone’s legs v. birinin bacaklarına bakmak
have bow legs v. çarpık bacaklı olmak
stretch one's legs v. ayaklarını germek
shave one's legs v. bacaklarını tıraş etmek
cross your legs v. bacak bacak üstüne atmak
on one's last legs adv. kaynaklarının sonunda
on one's legs adv. kendi ayakları üstünde
on one's last legs adv. yere yığılmasına ramak kalmış
on one's last legs adv. başarısızlık, tükenmişlik veya mahvoluşun eşiğinde
on one's last legs adv. güçten düşmüş
Proverb
a lie has no legs yalanın dayanağı olmaz
a lie has no legs yalancının mumu yatsıya kadar yanar
Colloquial
spread your legs n. bacaklarını ayır
on its last legs expr. eski püskü
Idioms
can talk the legs off an iron pot n. geveze
fresh legs n. oyuna sonradan girip taze bir enerji getiren oyuncular
fresh legs n. yedek oyuncular
one's sea legs n. gemi yolculuğuna alışma
one's sea legs n. denize alışma
one's sea legs n. dalgalı bir denizde giden bir gemide dengeyi kaybetmeden ve deniz tutması yaşamadan yürüyebilme/durabilme
get somebody back on his legs v. birinin elinden tutmak
have hollow legs v. boğazına düşkün olmak
have one's tail between one's legs v. kuyruğunu kısmak
talk the hind legs off a donkey v. makine gibi konuşmak
be on one's last legs v. ayaklarının üzerinde zor durmak
be on one's last legs v. ölümü yakın olmak
be on one's last legs v. bir ayağı çukurda olmak
be on one's last legs v. ölmek üzere olmak
find one's sea legs v. gemi yolculuğuna alışmak
get one's sea legs v. gemi yolculuğuna alışmak
get one's sea legs v. denize alışmak
find one's sea legs v. denize alışmak
can talk the legs off an iron pot v. çenesi düşmek
can talk the hind legs off a donkey v. çenesi düşük olmak
can talk the hind legs off a donkey v. çenesi düşmek
talk the hind legs off a donkey v. çok konuşmak
have one's sea legs v. dalgalı bir denizde giden bir gemide dengeyi kaybetmeden ve deniz tutması yaşamadan yürüyebilmek
get one's sea legs v. dalgalı bir denizde giden bir gemide dengeyi kaybetmeden ve deniz tutması yaşamadan yürüyebilmek
get up on one's hind legs v. (at) huysuzlanmak
get up on one's hind legs v. sinirlenmeye başlamak
get up on one's hind legs v. sinirlenmek
one's tail between one's legs v. kuyruğunu bacaklarının arasına almak
can talk the legs off an iron pot v. çok geveze olmak
can talk the legs off an iron pot v. çenesi düşük olmak
can talk the hind legs off a donkey v. çok geveze olmak
can talk the hind legs off a donkey v. çok konuşmak
can talk the legs off an iron pot v. çok konuşmak
get one's sea legs v. bir şeye alışmak
have legs v. hızlı gitmek
have legs v. uzun sürmek
be on last legs v. bozulmak üzere olmak
be on its last legs v. bozulmak üzere olmak
stretch one's legs v. (bacaklarını açmak için) yürüyüşe çıkmak
be on one's last legs v. gidici olmak
be on one's last legs v. bir gözü toprağa bakmak
knock the legs out from under someone/something v. argümanı çürütmek
knock the legs out from under someone/something v. altını oymak
put one's legs under some one's mahogany v. biriyle akşam yemeği yemek
stretch (one's) legs according to the coverlet v. ayağını yorganına göre uzatmak
walk someone off their feet (or legs) v. uzun yürüyüşle birine enerjisini attırmak
walk someone off their feet (or legs) v. birine hızlı yürüyüş yaptırmak
walk someone off their feet (or legs) v. birini uzun mesafe yürüterek yormak
get up on its hind legs v. arka ayaklarının üstüne kalkmak (dört bacaklı bir hayvan)
get up on its hind legs v. iki bacağının üstüne kalkmak (dört bacaklı bir hayvan)
get up on its hind legs v. iki bacağının üstünde durmak (dört bacaklı bir havyan)
get up on its hind legs v. arka ayaklarının üstünde durmak (dört bacaklı bir hayvan)
have the legs of v. ileride olmak
have the legs of v. geçmek
have the legs of v. daha hızlı olmak
have the legs of (someone) v. (birini) geride bırakmak
have the legs of v. geride bırakmak
have the legs of (someone) v. (birini) geçmek
stand up on (one's) hind legs v. ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. konuşma yapmak için ayağa kalkmak
stand up on (one's) hind legs v. yerinden kalkmak
keep your legs v. ayakta durmayı/kalmayı başarmak
keep your legs v. düşmemeyi başarmak
turn to jelly (of legs or knees) v. dizlerinin bağı çözülmek
turn to jelly (of legs or knees) v. pelteye dönmek
feel your legs v. yürüyebilmek
find your legs v. ayakta durabilmek
find your legs v. bacaklarının üstünde durmak
feel your legs v. bacaklarını hissetmek
feel your legs v. bacaklarının üstünde durmak
feel (one's) legs v. ayakta durabilmek
find your legs v. yürüyebilmek
find your legs v. bacaklarını hissetmek
feel your legs v. bacaklarını hissetmek
feel (one's) legs v. yürüyebilmek
feel your legs v. kalkıp yürümek
feel your legs v. ayakta durabilmek
feel your legs v. ayakta durabilmek
feel your legs v. yürüyebilmek
feel (one's) legs v. kalkıp yürümek
feel your legs v. kalkıp yürümek
feel your legs v. bacaklarının üstünde durmak
feel (one's) legs v. bacaklarının üstünde durmak
find your legs v. kalkıp yürümek
feel (one's) legs v. bacaklarını hissetmek
get up on hind legs v. arka ayaklarının üstüne kalkmak (dört bacaklı bir hayvan)
get up on hind legs v. sinirlenmek
get up on hind legs v. sinirlenmeye başlamak
get up on hind legs v. arka ayaklarının üstünde durmak (dört bacaklı bir hayvan)
get up on hind legs v. (at) huysuzlanmak
get up on hind legs v. şaha kalkmak
hollow legs v. iyi içme
hollow legs v. iyi içici olma
hollow legs v. boğazına düşkün olma