liderlik - Turco Inglés Diccionario

liderlik

Significados de "liderlik" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
liderlik leadership n.
Mr. Everly had the right qualities for party leadership.
Bay Everly, parti liderliği için gerekli niteliklere sahipti.

More Sentences
General
liderlik leader n.
Major Hector Quintanilla took over as Blue Book's leader in August 1963.
Binbaşı Hector Quintanilla, Ağustos 1963'te Mavi Kitap'ın liderliğini devraldı.

More Sentences
liderlik leadership n.
Mr. Everly had the right qualities for party leadership.
Bay Everly, parti liderliği için gerekli niteliklere sahipti.

More Sentences
liderlik lead n.
Time is running out, and the United States is increasing its lead.
Zaman daralıyor ve Amerika Birleşik Devletleri liderliğini arttırıyor.

More Sentences
liderlik lead n.
Time is running out, and the United States is increasing its lead.
Zaman daralıyor ve Amerika Birleşik Devletleri liderliğini arttırıyor.

More Sentences
liderlik leading n.
I now understand what Tony Blair means by Labour leading in Europe.
Tony Blair'in İşçi Partisi'nin Avrupa'da liderlik yapmasından ne kastettiğini şimdi anlıyorum.

More Sentences
Trade/Economic
liderlik leadership n.
Mr. Everly had the right qualities for party leadership.
Bay Everly, parti liderliği için gerekli niteliklere sahipti.

More Sentences
Politics
liderlik leadership n.
Mr. Everly had the right qualities for party leadership.
Bay Everly, parti liderliği için gerekli niteliklere sahipti.

More Sentences
General
liderlik generalship n.
liderlik headmanship n.
liderlik captaincy n.
liderlik captainry [obsolete] n.
liderlik firing line n.
Technical
liderlik captainship n.

Significados de "liderlik" con otros términos en diccionario inglés turco: 103 resultado(s)

Turco Inglés
General
siyasal liderlik political leadership n.
askeri liderlik military leadership n.
islami liderlik islamic leadership n.
liderlik anlayışı sense of leadership n.
liderlik ruhu leadership spirit n.
liderlik becerileri leadership skills n.
teşvik edici liderlik leadership that motivates n.
liderlik pusulası leadership compass n.
dönüşümsel liderlik transformational leadership n.
değişimsel liderlik transitional leadership n.
şeffaf liderlik transparent leadership n.
görünürlük liderlik visible leadership n.
şeffaf liderlik visible leadership n.
dini bir ayine liderlik eden kişi celebrant n.
etkili liderlik effective leadership n.
liderlik vasfı leadership qualification n.
bir kurumun üyesi olmayıp üyelerine manevi liderlik ve danışmanlık için atanmış kimse chaplain n.
yapısal liderlik structural leadership n.
karizmatik liderlik charismatic leadership n.
etik liderlik ethical leadership n.
sürüye liderlik eden boynunda çan asılı olan koç master n.
saldırgan liderlik özellikleriyle gruba hakim olan kimse cock n.
minstrel gösterilerine liderlik eden adam interlocutor n.
liderlik eden kimse foregoer n.
liderlik etmek lead v.
liderlik göstermek show leadership v.
liderlik etmek lead forth v.
liderlik yapmak take the lead v.
liderlik etmek take the lead v.
liderlik etmek nosel [obsolete] v.
yürüyüşe liderlik etmek hike v.
(törene, merasime) liderlik etmek officiate v.
liderlik etmek run v.
liderlik etmek pace v.
liderlik etmek convey [obsolete] v.
liderlik yapmak pastor v.
liderlik etmek spearpoint v.
liderlik etmek fugle v.
liderlik etmek head v.
bir yarışma boyunca liderlik eden wire-to-wire adj.
liderlik eden cutting edge adj.
Phrasals
-e karşı birilerine liderlik etmek lead someone against someone v.
liderlik etmek head up v.
bir şeye liderlik etmek head something up v.
(birine/bir şeye) karşı (birine/bir şeye) liderlik etmek lead (someone or something) against (someone or something else) v.
-e karşı birilerine liderlik etmek lead against v.
(bir şey yolunda) liderlik etmek steer into (something) v.
Idioms
liderlik vasıfları olan, seçkin, yetenekli erkek/adam alpha male n.
alanında öncü olmak veya liderlik/önderlik yapmak lead the field v.
liderlik bayrağı elinde olmak lead the pack v.
liderlik bayrağı elinde olmak lead the field v.
aktif liderlik yapmak lead from the front v.
her yerinden liderlik akıyor/fışkırıyor every inch the leader expr.
her yerinden liderlik akıyor/fışkırıyor every inch a leader expr.
Trade/Economic
liderlik becerileri leadership skills n.
liderlik yetenekleri leadership abilities n.
liderlik geliştirme programı leadership development program n.
yönetici liderlik executive leadership n.
aksiyon/eylem merkezli liderlik action centred leadership n.
güçlendirici liderlik empowering leadership n.
liderlik seviyeleri levels of leadership n.
etkileşimsel liderlik transactional leadership n.
dönüşümsel liderlik transformational leadership n.
dağıtılmış liderlik distributed leadership n.
dağıtımcı liderlik distributed leadership n.
çok faktörlü liderlik full range of leadership n.
tam kapsamlı liderlik full range of leadership n.
babacan liderlik paternalistic leadership n.
Politics
siyasal liderlik political leadership n.
kolektif liderlik collective leadership n.
otoriter liderlik authoritarian leadership n.
liderlik sultası leader's authoritarianism n.
liderlik sultası authoritian leadership n.
liderlik sultası leader's domination n.
laissez-faire liderlik tipi laissez-faire leadership style n.
serbest bırakıcı liderlik tarzı laissez-faire leadership style n.
bırakınız yapsınlar bırakınız geçsinlerci liderlik anlayışı laissez-faire leadership style n.
ataerkil müslüman liderlik patriarchal muslim leadership n.
işçi sınıfı mücadelesine liderlik eden kimse labor leader n.
işçi sınıfı mücadelesine liderlik eden kimse labour leader n.
Automotive
liderlik etmek lead v.
Breeding
çan takıp yük katırlarına liderlik eden yaşlı kısrak madrina n.
Social Sciences
otoriter liderlik tarzı authoritarian leadership style n.
işlevsel liderlik functional leadership n.
liderlik yeteneği leadership ability n.
hizmetkar liderlik servant leadership n.
Education
eğitimsel liderlik instructional leadership n.
History
dört kişilik liderlik tetrarchy n.
(eski roma'da) halk gösterilerine ve törenlere liderlik eden görevli designator n.
Religious
şeytan tarafından liderlik edilen düşmüş melekler hell n.
(erken hristiyanlık dönemi kiliselerinde) yerel bir cemaate liderlik etmekle görevli kimse presbyter n.
(erken hristiyanlık dönemi kiliselerinde) yerel cemaate liderlik eden papazların oluşturduğu zümre presbyterium n.
(erken hristiyanlık dönemi kiliselerinde) yerel bir cemaate liderlik eden papazların oluşturduğu zümre presbytery n.
Military
yetki verici liderlik delegative leadership n.
uygulama sağlayan liderlik leadership that implements n.
yöneltme sağlayan liderlik leadership that provides direction n.
müşterek liderlik participative leadership n.
paylaşıcı liderlik participative leadership n.
Sport
squash liderlik listesi squash ladder n.
Music
mardi gras festivaline kral kılığında katılan ve geçide liderlik eden kimse rex n.
Mythology
truva savaşı’nda truvalılara karşı yunanlara liderlik eden yunan kral agamemnon n.
Modern Slang
özellikle afrika liderlik kalitesini artırmada bir neo-afrika rönesansı geliştirme paradigmasını ele alan bir felsefe afrisecal n.
Star Wars
liderlik, düzen, güç leadership, order, power n.