lonely - Turco Inglés Diccionario

lonely

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lonely — Definition

Significado:
yalnız, kimsesiz
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈloʊnli/ – BrE /ˈləʊnli/)
Categoría gramatical:
Sıfat
Sinónimo:
isolated, forlorn
Antónimos:
connected, sociable

Significados de "lonely" en diccionario turco inglés : 19 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
lonely adj. yalnız
My biggest fear is having a lonely retirement.
En büyük korkum yalnız bir emeklilik geçirmek.

More Sentences
General
lonely adj. ıssız
He lives in this lonely place by himself.
O, bu ıssız yerde tek başına taşıyor.

More Sentences
lonely adj. tenha
We have a long lonely road to home.
Evimize giden yol uzun ve tenha.

More Sentences
lonely adj. tek başına
He is planning to take a lonely journey to the east.
Doğuya doğru tek başına yolculuğa çıkmayı planlıyor.

More Sentences
lonely adj. yalnız (kimse)
lonely adj. garip
lonely adj. kimsesiz
lonely adj. kasvetli
lonely adj. eşi olmayan
lonely adj. arkadaşsız
lonely adj. tek
lonely adj. münzevi
lonely adj. terkedilmiş
lonely adj. herkesten uzak
lonely adj. sıkıntı verici
lonely adj. benzersiz
lonely adj. yanında benzeri olmayan
lonely adj. bir başına
lonely adj. yalnız başına

Significados de "lonely" con otros términos en diccionario inglés turco: 40 resultado(s)

Inglés Turco
General
lonely hearts n. yalnız kalpler
the lonely cowboy n. yalnız kovboy
a lonely island n. ıssız bir ada
become lonely v. tenhalaşmak
feel lonely v. garipsemek
be lonely for v. özlem duymak
become lonely v. yalnız kalmak
be lonely v. yalnız kalmak
be lonely v. yalnız olmak
feel lonely v. yalnız hissetmek
get lonely v. yalnızlaşmak
exceedingly lonely adj. son derece yalnız
lonely-hearts adj. partner arayan kimse ile ilgili
lonely-hearts adj. yalnız kimse ile ilgili
lonely-hearts adj. evlenmek isteyen kimse ile ilgili
very lonely adv. ıpıssız
Phrases
lonely and unhappy expr. yalnız ve mutsuz
Colloquial
lonely man n. yalnız adam
lonely roads n. ıssız yollar
Idioms
a lonely little petunia in an onion patch n. bataklıktaki çiçek
a lonely little petunia in an onion patch n. bir ortamda sırıtma
a lonely little petunia in an onion patch n. ait hissetmediğin yerde bulunma
a lonely little petunia in an onion patch n. bir ortama yakışmama
a lonely little petunia in an onion patch n. kel alaka olma
plough a lonely furrow v. yalnız iş görmek
plough a lonely furrow v. kimseden yardım almadan hareket etmek
plough a lonely furrow v. kendi yolunu kendi çizmek
plough a lonely furrow v. diğerlerinden ayrı/farklı bir yolda yürümek/ilerlemek
plough a lonely furrow v. kendi yolundan gitmek
plough a lonely furrow v. başkalarının yapmadığını yapmak
plough a lonely furrow v. kendi çizdiği yolda ilerlemek
plough a lonely furrow v. farklı bir ilgi alanı olmak
plough a lonely furrow v. kendine ayrı bir yol çizmek
Speaking
she's a little lonely out here by herself expr. burada kendi başına biraz yalnızlık çekiyor
I'm lonely expr. ben yalnızım
I'm lonely expr. yalnızım
Media
lonely-hearts adj. (gazetede) yalnız kalpler sütunu ile ilgili
lonely hearts adj. (gazetede) yalnız kalpler sütunu ile ilgili
lonely-hearts adj. (gazetede) partner bulma bölümü ile ilgili
lonely hearts adj. (gazetede) partner bulma bölümü ile ilgili