| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | meal n. | öğün | ||
|
Breakfast is an important meal for everyone. Kahvaltı herkes için önemli bir öğündür. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | meal n. | yemek | ||
|
When it is cleared away from the table, does the meal on the plate suddenly become special category waste? Masadan kaldırıldığında, tabaktaki yemek birdenbire özel kategori atığı haline mi geliyor? More Sentences |
||||
| General | meal n. | öğün | ||
|
Breakfast is an important meal for everyone. Kahvaltı herkes için önemli bir öğündür. More Sentences |
||||
| General | meal v. | yemek | ||
|
When it is cleared away from the table, does the meal on the plate suddenly become special category waste? Masadan kaldırıldığında, tabaktaki yemek birdenbire özel kategori atığı haline mi geliyor? More Sentences |
||||
| Gastronomy | ||||
| Gastronomy | meal n. | öğün | ||
|
Breakfast is an important meal for everyone. Kahvaltı herkes için önemli bir öğündür. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | meal n. | una benzer şey | ||
| General | meal n. | sofra | ||
| General | meal n. | elenmemiş kaba un | ||
| General | meal n. | öğün yemeği | ||
| General | meal n. | yemek yeme | ||
| General | meal n. | yemeğin yenilme zamanı | ||
| General | meal n. | tane boyutu, doku gibi özellikleri sebebiyle tohum küspesine benzeyen ürün | ||
| General | meal n. | çeşitli kuru yemişlerin ve diğer yağlı tohumların yağını çıkardıktan sonra geriye kalanların öğütülmesi ile elde edilen ürün | ||
| General | meal n. | et veya balık gibi kurutulmuş çeşitli besinlerin öğütülmesi ile elde edilen ürün | ||
| General | meal n. | aniden kristallendirme ile elde edilen ürün | ||
| General | meal n. | özellikle orkney adaları'nda kullanılmış, değeri bölgeden bölgeye değişen eski bir ağırlık birimi | ||
| General | meal n. | parça | ||
| General | meal n. | kısım | ||
| General | meal n. | bölüm | ||
| General | meal n. | pay | ||
| General | meal n. | una benzeyen bakliyat | ||
| General | meal v. | beslenmek | ||
| General | meal v. | unla veya unumsu bir madde ile kaplamak | ||
| General | meal v. | toz haline getirmek | ||
| General | meal v. | ufalamak | ||
| General | meal v. | un haline gelmek | ||
| Turco | Inglés | |
|---|---|---|
| Common Usage | ||
| Common Usage | meal | meaning n. |
| General | ||
| General | meal | sense n. |
| General | meal | purview n. |
| General | meal | signification n. |
| General | meal | effect n. |
| General | meal | purport n. |