renklendirmek - Turco Inglés Diccionario

renklendirmek

Significados de "renklendirmek" en diccionario inglés turco : 40 resultado(s)

Turco Inglés
General
renklendirmek tint v.
The back window of the car was tinted with a protective film.
Aracın arka camı koruyucu bir filmle renklendirilmiş.

More Sentences
renklendirmek relieve v.
The grey couch was relieved by tiny pink polka dots.
Gri kanepe, küçük pembe puantiyelerle renklendirilmişti.

More Sentences
Phrasals
renklendirmek colour in v.
Wouldn't it be fun to color in the universe?
Evreni renklendirmek eğlenceli olmaz mıydı?

More Sentences
General
renklendirmek stain v.
renklendirmek encolour v.
renklendirmek liven up v.
renklendirmek enliven v.
renklendirmek colour v.
renklendirmek variegate v.
renklendirmek colourize v.
renklendirmek clothe v.
renklendirmek color v.
renklendirmek colourise v.
renklendirmek chameleonize [rare] v.
renklendirmek encolor v.
renklendirmek varify v.
renklendirmek meal [obsolete] v.
renklendirmek depaint [obsolete] v.
renklendirmek impaint [obsolete] v.
renklendirmek impregnate v.
renklendirmek dye v.
renklendirmek colorize v.
renklendirmek colorise v.
renklendirmek shoot v.
renklendirmek freshen v.
renklendirmek paint v.
Phrasals
renklendirmek pick out v.
renklendirmek color up v.
Colloquial
renklendirmek lend colour to v.
Idioms
renklendirmek brighten up v.
renklendirmek colour up v.
renklendirmek give colour to v.
renklendirmek bring back to life v.
renklendirmek lend color to v.
Technical
renklendirmek colour v.
renklendirmek color v.
Computer
renklendirmek highlight v.
Textile
renklendirmek checker v.
Architecture
renklendirmek oversail v.
Archaic
renklendirmek bepaint v.

Significados de "renklendirmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 36 resultado(s)

Turco Inglés
General
saça rengini canlandırmak veya geçici olarak renklendirmek için kozmetik çözelti uygulanması rinse n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatin n.
sahne ışıklarını renklendirmek için üzerine konan renkli ve şeffaf kağıt gelatine n.
renklendirmek (az) tinge v.
hafifçe renklendirmek tinge with v.
hafifçe renklendirmek tincture v.
boya renklendirmek colour v.
boya renklendirmek color v.
yeniden renklendirmek recolor v.
yeniden renklendirmek recolour v.
beneklerle renklendirmek harlequin v.
(boyaya) daldırarak renklendirmek dip v.
fazlasıyla renklendirmek overcolour v.
fazlasıyla renklendirmek overcolor v.
yüzünü renklendirmek rouge v.
(belirli bir tonda) renklendirmek complexion v.
birden fazla boya ile renklendirmek polychromise [uk] v.
birden fazla boya ile renklendirmek polychromize [us] v.
solmaz boyayla renklendirmek fast dye v.
(yazıyı) süsleyip renklendirmek flourish v.
kırmızı ile renklendirmek scarlet v.
(turunçgil) ısıyla renklendirmek sweat v.
Phrasals
ortamı renklendirmek jazz up v.
ortamı renklendirmek ginger up v.
ortamı renklendirmek juice up v.
ortamı renklendirmek pep up v.
bir şeyi bir şeyle renklendirmek refresh something with something v.
birini/bir şeyi renklendirmek jazz someone/something up v.
Idioms
(bir şeyi) renklendirmek give color to (something) v.
Textile
kinolinin karmaşık bir türevi olan, ipek ve yünü renklendirmek için kullanılan yapay bir anilin boyarmadde mandarin yellow n.
Lighting
sahne ışığını renklendirmek için üzerine konan şeffaf ve renkli kağıt gel n.
Dyeing
kızılla renklendirmek envermeil [obsolete] v.
(asıl rengi gölgeleyerek) renklendirmek overtone v.
Gastronomy
çeşitli içecekleri renklendirmek için kullanılan karamel veya yanık şeker black-jack n.
Cinema
siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek colourize v.
siyah-beyaz bir film ya da fotoğrafı renklendirmek colourise v.