mercy - Turco Inglés Diccionario

mercy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

mercy — Definition

Significado:
merhamet, acıma
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈmɜːrsi/ – BrE /ˈmɜːsi/)
Categoría gramatical:
İsim: mercy (mercies)
Sinónimo:
compassion, clemency
Antónimos:
cruelty

Significados de "mercy" en diccionario turco inglés : 20 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
mercy n. merhamet
The little girl was begging for mercy from her father.
Küçük kız babasından merhamet dileniyordu.

More Sentences
mercy n. af
General
mercy n. insaf
The capital markets are still at the mercy of their excesses.
Sermaye piyasaları hala aşırılıklarının insafına kalmış durumdadır.

More Sentences
mercy n. rahmet
It will be the year of Mercy.
Rahmet yılı olacak.

More Sentences
mercy n. merhamet
The little girl was begging for mercy from her father.
Küçük kız babasından merhamet dileniyordu.

More Sentences
mercy n. mağfiret
mercy n. aman
mercy n. merhametlilik
mercy n. bereket
mercy n. lütuf
mercy n. acıma
mercy n. inayet
mercy n. hayırlı olay
mercy n. talihli durum
mercy n. boyun eğdirme
mercy n. güç
mercy interj. aman tanrım
mercy interj. yarabbi
Law
mercy n. yargıcın suçla ilgili sahip olduğu takdir hakkı
Religious
mercy n. tanrı'nın insana gösterdiği merhamet

Significados de "mercy" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
have mercy v. acımak
General
god's mercy and grace n. rahmet
appeal for mercy n. af için yalvarma
mercy seat n. kefaret örtüsü
bullet of mercy n. merhamet kurşunu
mercy killing n. çaresiz durumdaki hastayı öldürme
mercy killing n. ötanazi
implore mercy v. ayağına kapanmak
be at the mercy of v. ocağına düşmek
ask for mercy v. aman dilemek
show mercy v. insafa gelmek
have mercy v. bağışlamak
appeal for mercy v. af dilemek
show mercy v. merhamet etmek
have (someone) at one's mercy v. gagasından yakalamak
not show mercy v. acımamak
be at the mercy of v. -in insafına kalmış olmak
be at someone’s mercy v. insafına kalmak
be at the mercy of v. insafına kalmak
leave to someone's mercy v. insafına bırakmak
leave to the mercy of someone v. insafına bırakmak
beg for mercy v. merhamet dilemek
plead for mercy v. merhamet dilemek
show no mercy v. gözünün yaşına bakmamak
show no mercy v. merhamet etmemek
at the mercy of adv. elinde
at the mercy of adv. kudreti dahilinde
for mercy's sake adv. yüzü suyu hürmetine
without mercy adv. acımadan
with no mercy adv. acımadan
at the mercy of prep. -nin vicdanına kalmış
grand mercy [obsolete] interj. çok teşekkürler
Phrases
for mercy's sake expr. allah rızası için
no mercy will be shown expr. merhamet gösterilmeyecek
have mercy on me expr. merhamet et bana
with mercy and gratitude expr. rahmet ve şükranla
no mercy expr. merhamet yok
wish allah’s mercy upon those who lost their lives expr. ölenlere allah'tan rahmet dilemek
Colloquial
be at the mercy of v. insafında olmak
for mercy's sake! expr. allah aşkına!
have some mercy! expr. biraz acı!
have some mercy! expr. biraz merhamet et!
have some mercy! expr. az merhamet et!
have some mercy! expr. biraz merhamet göster!
at the mercy of expr. merhametinde
at (someone's or something's) mercy expr. (birinin/bir şeyin) merhametinde
at (someone's or something's) mercy expr. (birinin/bir şeyin) insafında
at (someone's or something's) mercy expr. (birinin/bir şeyin) elinde
at (someone's or something's) mercy expr. (birinin/bir şeyin) insafına/merhametine (kalmış)
at (someone's or something's) mercy expr. (birinin/bir şeyin) kontrolünde
for mercy's sake! exclam. aman!
Idioms
be at the mercy of (somebody) v. elde kalmak
be at the mercy of (somebody) v. elinde kalmak
throw oneself upon someone's mercy v. yargıya sığınmak
throw oneself on the mercy of some authority v. (yargının merhametine vb.) sığınmak
throw oneself upon someone's mercy v. (yargının merhametine vb.) sığınmak
throw oneself on the mercy of some authority v. yargıya sığınmak
throw oneself at the mercy of some authority v. yargıya sığınmak
throw oneself at the mercy of some authority v. (yargının merhametine vb.) sığınmak
throw oneself at the mercy of the court v. yargının merhametine sığınmak
throw oneself at the mercy of the court v. yargıya sığınmak
show no mercy v. acımamak
show no mercy v. merhamet göstermemek
throw oneself on the mercy of someone v. merhamet için yalvarmak
cry you mercy v. af dilemek
lie at the mercy of v. insafına kalmak
lie at the mercy of v. ocağına düşmek
place (oneself) at (someone's) mercy v. (birinin) merhametine sığınmak
place (oneself) at (someone's) mercy v. (birinin) affına sığınmak
place (oneself) at (someone's) mercy v. kaderini (birinin) ellerine bırakmak
place (oneself) at (someone's) mercy v. kendini (birinin) insafına bırakmak
be at the mercy of (something) v. (bir şeyin) elinde/ellerinde olmak
be at the mercy of (something) v. (bir şeyin) vicdanına/insafına kalmış olmak
be at the mercy of (something) v. (bir şeyin) merhametinde/merhametine kalmış olmak
have somebody at your mercy v. birini eline düşürmek
have somebody at your mercy v. birini tamamen kontrolü altına almak
have somebody at your mercy v. birini avucunun içine almak
have somebody at your mercy v. birinin ipi ellerinde olmak
have somebody at your mercy v. biri birinin merhametine/insafına kalmak
have somebody at your mercy v. birini köşeye sıkıştırmak
have somebody at your mercy v. biri üzerinde güç sağlamak
leave (one) to the mercy of (someone or something) v. (birini birinin/bir şeyin) insafına/merhametine bırakmak
leave somebody/something to the mercy of somebody/something v. birini/bir şeyi birinin/bir şeyin insafına/merhametine bırakmak
throw (oneself) at (someone's) mercy v. merhamet için yalvarmak
throw (oneself) on the mercy of (someone) v. (merhametine) sığınmak
throw yourself on somebody's mercy v. (yargının merhametine) sığınmak
throw (oneself) at (someone's) mercy v. (merhametine) sığınmak
throw (oneself) at the mercy of (someone) v. merhamet için yalvarmak
throw (oneself) on the mercy of (someone) v. (kendini birinin) merhametine bırakmak
throw (oneself) on (someone's) mercy v. (merhametine) sığınmak
throw yourself on somebody's mercy v. merhamet için yalvarmak
throw (oneself) on (someone's) mercy v. (kendini birinin) merhametine bırakmak
throw (oneself) at the mercy of (someone) v. (kendini birinin) merhametine bırakmak
throw (oneself) on (someone's) mercy v. merhamet için yalvarmak
throw (oneself) upon the mercy of (someone) v. (yargının merhametine) sığınmak
throw (oneself) at (someone's) mercy v. (kendini birinin) merhametine bırakmak
throw (oneself) at the mercy of (someone) v. (merhametine) sığınmak
throw yourself on somebody's mercy v. kendini birinin merhametine bırakmak
throw oneself on the mercy of v. kendini (birinin) merhametine bırakmak
throw (oneself) upon the mercy of (someone) v. merhamet için yalvarmak
throw oneself on the mercy of v. merhamet için yalvarmak
throw oneself on the mercy of v. (yargının merhametine) sığınmak
throw (oneself) on the mercy of (someone) v. merhamet için yalvarmak
throw (oneself) upon the mercy of (someone) v. (kendini birinin) merhametine bırakmak
be at (one's) mercy v. elinde kalmak
at (someone's) mercy expr. (birinin) merhametinde
at (someone's) mercy expr. (birinin) insafına/merhametine (kalmış)
at (someone's) mercy expr. (birinin) insafında
at (someone's) mercy expr. (birinin) elinde
at (someone's) mercy expr. (birinin) kontrolünde
at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin merhametinde
at someone's mercy expr. birinin kontrolünde/kontrolüne
at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin insafına/merhametine (kalmış)
at the mercy of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) merhametinde
at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin kontrolünde
at the mercy of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) kontrolünde
(be) at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin elinde (olmak)
at the mercy of someone expr. birinin kontrolünde/kontrolüne
at the mercy of someone expr. birinin insafında/insafına
at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin elinde
(be) at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin insafına/merhametine (kalmak)
at someone's mercy expr. birinin insafında/insafına
at the mercy of someone expr. birinin merhametinde/merhametine
(be) at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin kontrolünde (olmak)
at the mercy of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) insafında
at someone's mercy expr. birinin elinde/eline
at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin insafında
(be) at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin insafında (olmak)
(be) at the mercy of somebody/something expr. birinin/bir şeyin merhametinde (olmak)
at the mercy of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) elinde
at the mercy of someone expr. birinin elinde/eline
at someone's mercy expr. birinin merhametinde/merhametine
at the mercy of (someone or something) expr. (birinin/bir şeyin) insafına/merhametine (kalmış)
Speaking
may god have mercy on your soul expr. tanrı ruhuna merhamet etsin
mercy me expr. acı bana
lord have mercy expr. aman tanrım
I throw myself at your mercy expr. affınıza sığınıyorum
have mercy on me expr. acı bana
we're at your mercy here expr. ocağına düştük
I'm at your mercy here expr. ocağına düştüm
Law
prerogative of pardon of mercy n. affetme yetkisi
act of mercy n. kaçma ve kurtarma operasyonlarında yerel halkın yardımı
be at one's mercy v. birisinin insafında olmak
be at one's mercy v. birisinin insafına kalmak
be at one's mercy v. birisinin keyfine tabi olmak
Medical
mercy flight n. tecrit edilmiş bir topluluktaki ölümcül hasta veya yaralıları hastaneye ulaştırmak için hava aracı ile yapılan sefer
Religious
mercy seat n. tanrı'nın tahtı
mercy seat n. ahit sandığı'nın tanrı'nın istirahatgahı olduğu düşünülen altın kaplaması
sisters of mercy n. dublin'de kurulan dini bir tarikat
Military
act of mercy n. kaçma ve kurtarma operasyonlarında yerel halkın yardımı